Sayaç

Tüm Yayınlar

Pazar, Şubat 19, 2017

Bilge Altun yazdı:'Mektup'


Sevgili AKP'li kardeşim!

Öncelikle nasılsın, iyi misin, ülkende her şey yolunda mı, huzur içinde misin?..

İyi kazanıyor, evinin tüm ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılabiliyor musun?

Kış malum. Doğalgazını gürül gürül yakıp makul ücretler ödeyebiliyor musun?..

Allah muhafaza sağlık sorunun olduğunda bakımını, ilacını ücretsiz biçimde karşılayabiliyor mu devlet hastaneleri eskiden olduğu gibi?..

Evinde elektriğin sürekli yanıyor mu, sokakların ışıl ışıl mı mesela sıra sıra sokak lambalarından?

Pazar diyorum, pazar. Pazara gittiğinde soğanın, patatesin kilosunu Kuruş'tan alabiliyor musun yine?..

Köy okullarının tamamı kapatıldı belki biliyorsun. Çocuğunu huzur içinde vakıf yurtlarına yerleştirebiliyor musun; başına kötülük gelmeyeceğine yürekten inanarak?

El Bab, Başika ve sırada belki de Rakka diyeceğim sana. Eminim seni de üzüyordur şehitlerimiz. Peki, orada olmamızın nedenini gerçekten biliyor musun?..

Müsaadenle ben anlatayım istersen: Şubat 2015'te, TSK, IŞİD tehdidi nedeniyle Şah Fırat isimli askeri bir operasyonla 40 askeri ülkeye geri getirmek için Suriye'ye girdi aslında. “IŞİD bize zarar vermez, yollarını açın, onlar öfkeli gençler” dedikleri IŞİD, askerimizleri şehit etmeye devam etti sonrasında inanır mısın.

Veysel Karani Türbesi diyorum. Hani Süleyman Şah türbesini taşımak zorunda kalmadan önce. Patlatıldı biliyor musun mümin kardeşim IŞİD tarafından 2014 senesinde. Yani, hala öfkeli gençler dedikleri zamanlarda...

Ağır konulara geçtim kusuruma bakma, içim çok dolu...

Şimdilerde hayır diyenleri gözaltına alıyorlar görüyorsun değil mi kardeşim, ya da işlerinden kovuyorlar. Bunca zaman “FETÖ terör örgütüdür, PKK'yla masaya oturmayın, kıymayın bu vatana” diyen bizleri, hayır dediğimiz için “Bunlar, terör örgütleriyle aynı safı tutuyor.” diyorlar ya, pek bir ağrıma gidiyor kardeşim...

Sana daha hangilerini yazayım şaşırdım güzel kardeşim; 19 ayda verdiğimiz 1208 şehidimizi mi, ekonomimizin tamamen bittiğini ve elde kalan son kurumların kiralanmak/satılmak üzere (yasaya göre sorgulanamayan) varlık fonuna devredilmesini mi, güvenliğimiz kalmadığı için turistin bile gelmediğini mi, yoksa OHAL'de yapılan anayasa referandumunu mu?..

Haklısın, ağır konulara devam ediyorum, kusuruma bakma kardeşim.

Neyse...

Bu arada beni soracak olursan, haliyle hiç iyi değilim güzel kardeşim. Mutsuzum, sizden değilim diye yıllardır hakarete uğruyorum, yakınlarım terör yüzünden ölüyor ve işsizim...

Gerçekten kusuruma bakma kardeşim, rüyalarını bozdum bilmeden belki de sıkıntılarımla.

Dedim ya neyse, arada ben sana yine yazarım...

Hiç yorum yok:
Write yorum