Header Ads

Korku iklimi bireysel silahlanmayı artırıyor iddiası


CHP’li Yılmaz, AKP iktidarının son 10 yılında 10 kat artan bireysel silahlanmanın araştırılmasını istedi.

CHP Parti Meclisi Üyesi ve Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, bireysel silahlanmanın artmasıyla yaşanan can kayıpları, yaralanma ve suç oranlarının belirlenerek, artan toplumsal kutuplaşma ve iç karışıklıkların önüne geçilmesi için araştırma komisyonu kurulmasını istedi. Bunun için bir araştırma önergesi veren Yılmaz, Türkiye’de 2.5 milyonu ruhsatlı, 17 milyonu ruhsatsız en az 20 milyon civarında silah bulunduğuna dikkat çekti. Siyasi iktidara yakın olduğu öne sürülen bazı kişilerin 15 Temmuz darbe girişiminin ardından silahlanma çağrıları yaptığını anımsatan Yılmaz, AKP yöneticilerinin de referandumda bekledikleri sonuç çıkmaması halinde iç savaş çıkacağı tehdidinde bulunduğunu hatırlattı.

Yılmaz, “Bu suçtur, bu sorumsuzluktur. İktidar sorumluluğu taşıyanlar dillerine dikkat etmelidir. Silahlanma çağrıları yapan karanlık odakların tespit edilmesi, toplumun silahlanmasının önüne geçilmesi şarttır” dedi.

HER 4 KİŞİDEN 1’İNE SİLAH DÜŞÜYOR

Yılmaz ilk imza sahibi olduğu araştırma önergesinin gerekçesinde, bireysel silahlanmaya karşı faaliyet gösteren Umut Vakfı’nın verilerinin AKP iktidarının son 10 yılında silahlanmanın 10 kat arttığını gösterdiğine dikkat çekti. Herkesin silaha hemen ulaşabilecek yakınlıkta olduğunun vurgulandığına değinen Yılmaz, şöyle devam etti:

“Dünyada silaha sahip olma oranlarına bakıldığında Türkiye 27. sırada yer almaktadır. Ülkemizde her 4 kişiden 1’ine silah düştüğü görülmektedir. Türkiye Psikiyatri Derneği’nin verilerine göre, bireysel silahlanmada ilk sırada mesleği gereği risk alanlar bulunmaktadır. Daha sonra bireysel korunma, “evde bulunsun” isteğiyle silah edinenler, merak, hobi, anı gerekçesiyle silah alanlar gelmektedir. Cinayetlerin yarısının ateşli silahla işlendiği, her yıl yaklaşık 3 bin kişinin silahla hayatını kaybettiği, 12 bin kişinin yaralandığı, aile içi şiddet ve eş öldürmeyle sonuçlanan olayların da yüzde 35-40’ında silah kullanıldığı ifade edilmiştir. Ateşli silahlarla işlenen suçların yaklaşık üçte ikisi ruhsatsız silahlarla işlenmektedir.”

EVDE SİLAH BULUNMASI ÖLÜM RİSKİNİ ARTIRIYOR

Araştırmaların evde ateşli silah bulunmasının ölüm riskini yüzde 12 arttırdığına dikkat çektiğini belirten Yılmaz, “Bu durumun aile içi şiddet olaylarında yaralanma ve ölümlere yol açtığı, intiharları kolaylaştırdığı, hatta çocukların kaza ile ölüm ve yaralanmalarına neden olduğu vurgulanmakta, aile içi şiddet ve eş öldürmeyle sonuçlanan olayların yüzde 35-40’ında silah kullanıldığı ifade edilmektedir” dedi.

Yılmaz, Türkiye’de ateşli silahlarla ilgili ilk hukuki düzenlemenin 1953’te yapıldığını, daha sonra birçok kez değiştirildiğini ifade ederek, 1986 değişikliğinde suç işleyen kişilerin silah alabilmesinin önü açıldığını, emekli astsubay, uzman jandarma ve erbaşlar, polis, MİT mensupları ile hakim ve savcılara da silah ruhsatı verilmesinin bir koşula bağlanmadığını söyledi.

DEVLET SİLAHLANMAYI TEŞVİK EDİYOR İDDİASI

676 sayılı KHK ile Ateşli Silahlar Yasası’nın iki maddesinin değiştirildiğini anımsatan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Yasaya göre ruhsatlı silah taşıyanlar, ruhsatın veriliş nedenlerinin ortadan kalkması halinde durumu 6 ay içerisinde emniyete bildirmekle yükümlüyken, yasada yer alan ‘Aksine hareket edenlere bir daha silah ruhsatı verilmez’ hükmü, KHK ile kaldırılmıştır. Bunun yerine ‘Aksine hareket edenler ile süresi dolduğu halde 6 ay içerisinde ruhsatını yeniletmeyenlerin ruhsatları iptal edilir. Ancak gerekli şartları haiz olan kişilere 3 bin Türk Lirası idari para cezası ödemeleri kaydıyla tekrar ruhsat verilebilir’ hükmü getirilmiştir. Türkiye’de devletin bireysel silahlanmayı teşvik ettiği ve silahlanmanın önüne geçmediği iddiaları da bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi silah ruhsatı alabilmek için sağlık raporu ve 1 yıldan fazla hapis cezası alınmadığını gösteren adli sicil kaydının yeterli olmasıdır.”

“KORKU İKLİMİ SİLAHLANMAYI ARTIRIYOR”

CHP’li Yılmaz, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası devletin gereken güvenlik önlemlerini alamaması ve artan terör olaylarının, vatandaşlarda oluşan korku iklimini pekiştirdiğini, devletin vatandaşını koruyamadığı gerçeğinin bireysel silahlanma oranlarını artırdığını belirtti. 15 Temmuz sonrası sosyal medyada “Vatan için Bayrak için Erdoğan için silahlanın” ve “#AkSilahlanma” başlığı ile kampanyalar düzenlendiğini kaydeden Yılmaz, “Toplumsal ayrışmanın ve kutuplaşmanın artması, siyasette ayrımcı dilin egemen hale gelmesi, bireysel silahlanma ve artan silah sayısı üzerine daha dikkatli düşünmemizi gerektirmektedir. Tüm bu nedenlerin doğuracağı vahim sonuçların önüne geçilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması ve siyasal, hukuksal, bilimsel ve sosyolojik çözümler sunulması amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istiyoruz” dedi.

“İÇ SAVAŞ KIŞKIRTICILIĞI YAPILIYOR”

Yılmaz, siyasi iktidara yakın olduğu öne sürülen bazı kişilerin 15 Temmuz darbe girişiminin ardından silahlanma çağrıları yaptığını anımsatarak, AKP yöneticilerinin de referandumda bekledikleri sonuç çıkmaması halinde iç savaş çıkacağı tehdidinde bulunduğunu hatırlattı. Bu tür çağrıların kabul edilemez olduğunu belirten Yılmaz, “Bu suçtur, bu sorumsuzluktur. İktidar sorumluluğu taşıyanlar dillerine dikkat etmelidir.
Referandumdan hayır çıkarsa herkes Anayasal sınırlar içinde görevini yapmaya devam eder. Silahlanma çağrıları yapan karanlık odakların tespit edilmesi, toplumun silahlanmasının önüne geçilmesi şarttır. Bireysel silahlanmadaki artış her geçen gün dikkat çekmektedir ve bu duruma zaman geçirmeden Meclis el koymalıdır” dedi.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.