Header Ads

Yeni anayasa ve 18 yaş tartışmaları


Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile yatıp, Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile kalktığımız bir ayı geriden bıraktık. Tartışmaların başladığı günden bu yana söylediğimizi tekrar vurgulayarak başlamayı önemli görüyorum.

Bu sistem Türkiye’de, Amerikancı teröre karşı birleşmiş milletimizin birliğini bozar. Nitekim her gün bu bozulmaların haberlerini takip ediyoruz. Başta anayasa değişikliğinin mecliste tartışıldığı günlerde mecliste yaşanan yakışıksız anlar olmak üzere; ellerinde silahla “Evet” nöbeti tutanlar, camilerimizde “Evet” ve “Hayır” oyu verecek milletimizin ayrı saf tutması ve “Hayır” oyu vereceklerin “vatan haini”,”terörist” ilan edilmesi…

Toplumumuz ise iki büyük sorunun Türkiye’de çözüme ulaştırılmasını talep ediyor. Bu talebi 17 Ocak günü Meclis önünden Sayın AKP ve MHP milletvekillerine seslenişimizde söylemiştik; Milletimiz, meclisten teröre karşı ve ekonomik krize karşı çözümler bekliyor.

Tartışmalar büyüdüğü günden bu yana birçok arkadaşım 18 maddelik Anayasa değişikliği konusunda yazılar kaleme aldı. Son iki gündür ise değişiklikler arasında seçilme yaşının 25’ten 18’e indirilmesi maddesi Türkiye’nin gündeminde var.

En son Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Şu anda parlamentoda görev yapmak kadar önemli görev olabilir mi? Burada 18 yaşındaki gencimiz görev verecek askerlik ne olacak diye soracaksın. 7 milyon gencimiz var da hepsi de parlamentoya mı girecek? Bu girenler askerlikten muaf olacak.” sözlerinden sonra tartışma iyice körüklendi.

Bugün AKP tarafından önerilen 18 yaş seçilme yasasını öncelikle samimi bulmuyorum. Bu samimiyet içsel bir ses tarafından iletilen bir samimiyetsizlik değil. Öneriyi meclise sunan ve mecliste kabul eden AKP’nin MYK, MKYK, MDK ve DHK üyelerini bir bir inceledim. AKP yönetiminde söz sahibi olan tek ve en genç üye, 30 yaşındaki Gençlik Kolları Genel Başkanı, evli 1 çocuk babası, Melih Ecertaş. Bu öneri, gençliği avlama anlayışıdır; vitrin süsü çabasıdır. Bu noktada ilk çelişki ortadadır.

Bu günlerde aile ziyareti vesilesiyle tatilde olduğum için sıklıkla mahalle kıraathanemizde, berberimizde, ayakkabı tamircimizde, kasabımızda, fırınımızda kısacası mahalle sakinlerimizle ayak divanları, çay sohbetleri yapacak vakti buluyorum. 18 yaş seçilme yasası milletin vicdanından geçmiş değil. Kesinlikle geçecek gibi de durmuyor. Sohbet ettiğim “Evet”,”Hayır” oyu vermeyi düşünen yahut kararsız olduğunu söyleyen herkesin bu değişiklikten rahatsız.

Öncelikle askerlik görevini, milletvekilliği de dâhil her hangi bir görevle kıyaslamak vahimdir. Ordumuz, milli birliğin, Türk kudretinin ve yeteneklerinin, vatanseverliğin çelikleşmiş halidir. Ayrıca milletvekilliğinden, doktorluğa, temizlik işçiliğine kadar bu ülke için görev yapan her vatandaş eşittir; verdiği hizmet önemlidir. Bu ayrıcalık dillerden düşmeyen eşitlik ilkesine ters düşmektedir.

Askerlik, toplumsal statüden bağımsız olarak herkesin topluma karşı sorumluluğudur. Tarihimizden bu güne verdiğimiz tüm savaşlardan, 15 Temmuz darbe girişime de dâhil olmak üzere başarıyla çıkmamızın tek sebebi Türk ulusunun ve Türkiye Cumhuriyeti’nin asker toplum niteliğidir.

Yürüdüğü Yollarda Ayakları Aşınmayanlar

Ben henüz 24 yaşında bir genç olarak gençliği yürüdüğü yollarda henüz ayakları aşınmayanlar olarak tarif ediyorum. Şimdi ise, 18 yaşında gençlerden yürümediği yollarda koşması bekleniyor. Bu koşu hem Türkiye için, hem de genç arkadaşlar için devamlı tökezlemelerin ve sonunda büyük düşüşlerin yaşanacağı bir koşu olacağı aşikârdır.

Henüz reşit olmuş, hayatın tecrübelerini kazanmamış, feleğin ateşten çemberinden henüz geçmemiş bir kişinin bu milletin geleceği için yasa yapmak, denetim görevi yapmak konularındaki bilgisi ve siyasi tecrübesi de yetersizdir. Her işin yapılması için en uygun olan bir zaman, bir durum vardır. Demir ateşle ısınıp kızardığı zaman yumuşar, yumuşadığı ölçüde şekil alır.

Demirin Tavında Dövüldüğü Yer

19 Mayıs 2012’de yüz binlerce gencin İstiklal Caddesi’nde yaptığı “Diriliş Yürüyüşü” ile başlayan, Gezi Hareketi’yle şahlanan ve çoğu kez “90 gençliği tarih sahnesinde” diye nitelendirilen bir gençlik bugün Türkiye’de var.  Milletimiz işte o gençliğe güveniyor. Demiri tavında dövenlerin okulu Türkiye Gençlik Birliği’dir.

Geleceği kurma iradesinde olan arkadaşlarımıza çağrımızdır; gelin Türkiye Gençlik Birliği’ne üye olun. Türkiye Gençlik Birliği geleceği kurma iradesinde olan Tıbbiyeli Hikmetlerin teşkilatıdır. O irade Cumhuriyet Devrimi ile vücut bulmuştur. İstanbul’un işgali sırasında Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’de Türk Bayrağı’nı göndere çeken Hikmetler, kurtuluş meşalesini meclis sıralarında değil, yerleşkelerinin bodrum katlarında yapılan toplantılarda yakmışlardı.

Burak Kurt
TGB İzmir İl Sekreteri

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.