Header Ads

AYM: Gazetecinin haber nedeniyle hapis cezası alması ifade ve basın özgürlüğünün ihlalidir


150’yi aşkın gazetecininin hapiste bulunduğu Türkiye’de Anayasa Mahkemesi (AYM) bir gazetecinin haber nedeniyle hapis cezası almasının ifade ve basın özgürlüğünün ihlali olduğuna hükmetti.

“Gazetecilerden bir beyanın doğruluğunu kanıtlamakla yükümlü savcı gibi hareket etmelerini beklemek aşırı yüksek bir ispat külfeti getirir” diyen AYM, ceza ertelemenin de ‘stres ve endişe’ yaratacağını vurguladı.

beş yıl önce ‘borsagundem’ adlı internet sitesinde, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda (İMKB) hisseleri işlem gören bir dizi şirketin hissedarı, yönetim kurulu üyesi ve aracı kurum sahibi iki kişi hakkında bir haber yer aldı.

Haberde, bu kişilerin geçmişte ‘manipülasyon’ suçundan yargılanıp mahkum oldukları, davanın zamanaşımına uğraması nedeniyle mahkumiyet kararının kesinleşmediği belirtildi. Adı geçen iki kişinin İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nde ‘Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet, dolandırıcılık, silahlı terör örgütüne üye olma, suç işlemek amacıyla örgüte üye olma ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma’ suçlarından yargılandıkları yazıldı. Kısa bir süre önce ikilinin satın aldıkları şirketler hakkında bilgiler verilen haberde, bu kişilerin lüks bir yaşam sürdükleri ve birikimlerinin kaynağının merak edildiği de vurgulandı.

AYM’ye bireysel başvuru

Şikayet üzerine açılan davada, sitenin genel yayın yönetmeni Orhan Pala, iki kez iki ay 27 gün hapis cezasına çaptırıldı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildi. Bunun üzerine Pala, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulundu.

‘Böyle bir ceza ancak istisnai hallerde kabul edilebilir’

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına atıf yapan AYM, Pala’nın ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi.

İhlalin ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına hükmeden AYM’nin 15 Şubat tarihli kararında özetle şöyle dendi:

“Gazetecilerden bir beyanın doğruluğunu kanıtlamakla yükümlü savcı gibi hareket etmelerini beklemek aşırı yüksek bir ispat külfeti getirir ve böyle bir mükellefiyet sanık veya davalı olarak yargılandıkları davalarda hakkaniyete uygun düşmeyen sonuçlara ulaşılmasına neden olabilir. Başvurucunun gazeteci olarak yeterince sorumlu bir şekilde davrandığını kabul etmek gerekir.

Dahası bir basın suçundan dolayı hapis cezası verilmesinin, gazetecinin ifade ve basın özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır. Böyle bir ceza ancak istisnai hallerde kabul edilebilir. Bir yayın sonucu maddi ya da manevi zarara uğramış bir kimsenin, hakkında yanlış bilgiler yayımlayan gazeteci aleyhine en azından özel hukuk kapsamında bir tazminat davası açabileceği kabul edilse bile somut başvurudaki gibi klasik hakaret davalarında oldukça ağır olan hapis cezasının kaçınılmaz olarak caydırıcı bir etki yarattığı kabul edilmelidir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş ve başvurucu beş yıl denetimli serbestlik tedbiri altına alınmıştır. Bir haber sitesinin genel yayın yönetmeni olan başvurucunun, bu süre içinde cezasının infaz edilmesi riski her zaman vardır. Yaptırıma maruz kalma endişesinin kişiler üzerinde kesintiye uğratıcı bir etkisi vardır ve sonunda kişi denetim süresini yeni bir mahkûmiyet almadan geçirse bile kişinin bu etki altında ileride düşünce açıklamalarından veya basın faaliyetlerini yapmaktan imtina etme riski bulunmaktadır. Sonuç olarak başvurucunun gelecekte cezasının infaz edilebilme olasılığının kendisinde stres ve cezalandırılma endişesi yarattığı kabul edilmelidir.”

AYM’nin kararı dünkü Resmi Gazete’de yayınlandı.

150 gazeteci tutuklu

Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu’na göre Türkiye’de 150 gazeteci tutuklu.

Tutuklu gazeteciler arasında, eş zamanlı operasyonla beş gazeteciyle birlikte 25 Aralık 2016’da gözaltına alınan ve emniyette 24 gün gözaltına tutulduktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Diken’in eski editörü Tunca Öğreten de bulunuyor.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.