Sayaç

Tüm Yayınlar

Pazartesi, Nisan 10, 2017

‘100 Adım Yürüyüşü’yle tutuklu gazetecilere özgürlük istendi


Cumhuriyet muhabiri Ahmet Şık’ın tutukluluğunun 100’üncü gününde yapılan ‘100 Adım Yürüyüşü’yle tutuklu gazetecilere özgürlük istendi.

Beyoğlu Tünel’de bir araya gelen aralarında gazeteci, siyasetçi ve yazarların bulunduğu grup, ‘100 gündür tutuklu… Ahmet Şık’a özgürlük’ ve ‘Gazetecilere özgürlük’ yazılı pankartlar açtı.

Gruptakiler sıklıkla ‘Susma haykır, özgür basın haktır’, ‘Özgür Basın Susturulamaz’ ve ‘Ahmet çıkacak yine yazacak’ sloganları atarak Taksim Meydanı’na doğru 100 adım yürüdü.

Grubun önünde, 18 Ocak’ta tutuklanan BirGün gazetesi çalışanı Mahir Kanaat’in kızı Eylül, elinde ‘Mahir Kanaat’a özgürlük, gazetecilik suç değildir’ yazılı dövizle yer aldı.

‘Dışarıdaki Gazeteciler’ inisiyatifi adına basın açıklamasını okuyan gazeteci Ertuğrul Mavioğlu, ‘zamanın geçip her şeyin değiştiği, değişmeyen tek şeyin Türkiye’de gazetecilere uygulanan baskı, şiddet ve özgürlüklerinin kısıtlanması’ olduğunu ifade etti.

Buna ‘en trajik örnek’ olarak Ahmet Şık’ı gösteren Mavioğlu, “2011 yılında cemaatin kontrolündeki polis, savcı ve hakimlerin kumpaslarıyla hapsedilen Ahmet Şık, 100 gündür hapiste. Neden mi mahpus? Gazeteci olduğundan, kimilerine inat gazetecilikte ve hakikat arayışında ısrar ettiğinden” dedi.

Bunu, Şık’ın meslektaşları olan gazetecilerin değil, geçen hafta tamamlanan Cumhuriyet gazetesi iddianamesinin söylediğini aktaran Mavioğlu, iddianamedeki suçlamaların tümünün gazetecilik faaliyeti olduğunu, metinde 664 kez haber kelimesi geçtiğini kaydetti.

Mavioğlu, şöyle devam etti: “Bağımsızlığı şiar edinmiş gazetecilerin hazırladıkları haberler, bugün maalesef Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhuriyet savcıları ve mahkemeleri tarafından ‘suç delili’ kabul ediliyor. Suç delili! Bunun doğal sonucu olarak yalnız Ahmet Şık değil; Kadri Gürsel, Murat Sabuncu, Güray Öz, Tunca Öğreten, Deniz Yücel, Musa Kart, İnan Kızılkaya ve daha onlarca gazeteci bugün tutuklu.”

Tutuklu gazetecilere uygulanan tecrit ve mektup yasağıyla tüm gazetecilere “Görmeyin, duymayın, konuşmayın” mesajının verildiğini savunan Mavioğlu, “Bizden üç maymunu oynamamız isteniyor. Ama herkes bilsin ki Sabahattin Ali’lerin, Uğur Mumcu’ların, Ape Musa’ların, Metin Göktepe’lerin, Hrant Dink’lerin Yaşar Kemal’lerin geleneğinden üç maymun çıkmaz” dedi.

Tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın

Mavioğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye’nin Portekiz’deki gibi 22 bin avro kişi başı gelire sahip olacağını söylediğini hatırlatarak, ‘özgür bir basını olmayan, yetkililerin faaliyetlerini tartışmayan ve eleştirmeyen toplumların ekonomik olarak da gelişemeyeceğini’ söyledi.

Mavioğlu, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi: “Dün olduğu gibi bugün de adalet istiyoruz. Dün olduğu gibi bugün de gazetecilerin serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Vicdanları kanatmaya artık son verin. Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet.”

Yürüyüşe HDP İstanbul milletvekilleri Pervin Buldan, Filiz Kerestecioğlu, CHP’li vekiller Sezgin Tanrıkulu, Barış Yarkadaş, CHP’li eski vekil Melda Onur, dilbilimci-yazar Necmiye Alpay ve kanun hükmünde kararnamelerle kapatılan basın kuruluşlarından gazeteciler katıldı.

Ahmet Şık, 30 Aralık 2016’da ‘terör örgütü propagandası’ suçlamasıyla tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.

Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu’nun (TGDP) verilerine göre şu an 134 gazeteci cezaevinde bulunuyor.

Tutuklu gazeteciler arasında, eş zamanlı operasyonla beş gazeteciyle birlikte 25 Aralık 2016’da gözaltına alınan ve emniyette 24 gün gözaltına tutulduktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Diken’in eski editörü Tunca Öğreten de var.

Hiç yorum yok:
Write yorum