Header Ads

Bir miras: Milli kurtuluşçuluk | Utku Asar ve Volkan Taşdemir


Gazi Mustafa Kemal'in yükselttiği “İstiklali Tam Türkiye” bayrağı, bu yolu devrim yolu seçmiş olan Milli Kurtuluşçuların elinde dalgalanmaktadır.

Tarih, toplumsal yasalar için en net turnusoldur. Devrimci tarihimizin ve birikiminin bugün Türkiye'sinde uzuvlarını hala kaybetmemesinin nedeni yaslandığı tarihsel birikimi, nesnel pratik içinde tekrar canlandırması ve yüceltmesidir.

Her toplumsal dönemi incelerken yaslanacağımız temel şey, tarihin canlılığı ve pratik içinde sınanmasıdır. Hürriyet Devriminden bugüne kadar süregelen devrimci mirası, tarihin toplumsal ilerleyiş biçimine bakarak ve yenileyerek devam etmektedir.

KALPAKSIZ KUVA-YI MİLLİYECİLER

Mustafa Kemal'in fikirleri ilke ve değerleri iktidarda olmasa da güçlü olduğu, 1968'lerde ABD baskısına rağmen Türkiye'de ulusal devletin temelleri hala sağlamdı. Ulusal devlet ve toprak bütünlüğü, bugünkü kadar tehlikede değildi. Bunları tartışmaya açmak imkansız hatta büyük cesaret isteyen bir durumdu. Türkiye'de Cumhuriyeti ortadan kaldırmak gibi bir tehlike bugünkü kadar gözükmüyordu. Lakin 1968 gençliği eğer mücadele edilmezse bu tehlikelerin daha ciddi durumda önümüze geleceğinin farkındaydı. O yüzden bu değerlere sarılarak mücadele etmeyi program edinmişlerdi. Daha sonra Mahir Çayan'ın ve Deniz Gezmiş'in mahkemede yaptıkları savunmaları incelersek, Kemalizm'e olan bağlılık ve siyasi mücadelede tarihsel köklere dayanarak, oralardan örnekler alarak önlerine program koyduklarını net bir şekilde görebiliriz. Zaten 1968 gençlik mücadelesine dayanak ve mücadele etme noktasında fikirsel olarak ve eylemsel pratik açısından da imkanlar sağlayan bir hareket gerçekleşmişti. Adnan Menderes ve Celal Bayar hükümetinin “Küçük Amerika” hayalleri, Cumhuriyet'in temel ilkelerine saldırılar, feodalizmin gelişmesine ve gericiğin toplumsal katmanda çalışma yürütmesine göz yummak hatta destek vermekle yürüyen iktidarına karşı gençlik ve ordu birlikteliği ile 1960'da 27 Mayıs Devrimi gerçekleşmişti. 27 Mayıs'ın yarattığı rüzgar hem toplumsal anlamada hem de devlet katında bir hava yaratmıştı. Daha sonra oluşan ortamda 1968 gençliği kendisini yarattı.

1968'in siyasi hayatında Türkiye'nin Amerikancılaşma hayalleri, üniversitelerde gerici programları yayma siyasetleri, özerk ve bilimsel üniversite alanına saldırılar, ekonomik olarak işçi sınıfının ve köylülüğün belinin bükülmesi halk ve gençlik arasında olağan üstü bir siyasi politikleşmeyi de teşvik etti.

1945'le başlayan gericileşme ve Amerikancılaşma sürecine bir balyoz gibi inen 27 Mayıs Devrimini miras olarak kabul edip ve bunu bilimsel sosyalizmin teorik mirasıyla birleştirerek 68 kuşağının ana siyasal hattını oluşturdular.

68 Gençliği'nin bilimi ve devrimci pratiği rehber alması, gençliği toplumsal her olaya karşı duyarlı yaptı. Gençlik, 1961 Anayasasına saldırılar karşısında etten bir barikat oldu, Anadolu'da gerçekleşen toprak ağalığına karşı hareketin yanında oldular, işçi sınıfının büyük grevlerinde emekçi halkla bir arada oldular. 27 Mayıs'ın yarattığı bilimsel ve özgür ortamda gençlik sadece üniversite sınırları içerisinde kalmayarak, vatanın ve halkın vicdanı ve aklı oldu.

68'İN MİRASI

68 Gençliği Anadolu halkını ve Türkiye'yi çok iyi biliyordu ve araştırıyordu. Dönemin gençliği Anadolu'yu karış karış gezerek gözlem yapmak için yola çıkıyordu. Kendi teorik birikimlerini gözlemleyerek doğruluyor ve siyasi program ortaya koyuyordu. Anadolu halkının ihtiyaçlarına, Türkiye'nin sınıfsal yapısına ve Türk Devrimi'nin ihtiyaçlarına göre hareket ediyorlardı. Tarihsellikten ve sınıfsallıktan kopuk analizler yapmıyorlar, yanlış eylem pratiği sergilemekten kaçınıyorlardı.

20. yüzyılın temel çelişkisi olan emperyalizm ve ezilen milletler çelişmesi dünya üzerinde nesnel bir gerçekliğe oturmakla birlikte, dünya devrimlerinin ana programatik hattını ve pratiğini ortaya koyuyordu. Ezilen milletlerin ana damarını belirleyen Türkiye'deki devrimci program temelde bu çelişmeye bağlı olarak hareket ediyor ve gençlik kendi devrimci eylem çizgisini buna göre belirliyordu.

İşçi sınıfı mücadelesi, emperyalizm ve demokratik devrimleri bir pota içerisinde yoğurup kendi yaslandığı birikimden bir program ortaya koyuyordu. Salt kitaplara hapsolmuş bir sınıfsal mücadele değil Anadolu halkının yapısını iyi inceledikleri için buna göre hareket ediyorlardı.

Türkiye ezilen millet kampı içerisinde, ortaçağ kalıntılarını barındıran, kapitalizmin henüz gelişmekte olan ve köylülüğün sınıfsal karakterini koruduğu dönemde, devrimci gençlik siyasi programını belirlemişti. Milli Demokratik Devrim!

68 Gençlik hareketinin eylemsel ve program açısından haklılığına 71 hareketinden bakarak anlayamayız. 68 hareketinin doğruluğu toplumsal olarak ve tarihsel olarak gerçeğe dayanan bir devrim stratejisini savunmaktır. 68'in haklı çıkması buradadır. Bu haklılık MİLLİ DEMOKRATİK DEVRİM (MDD) stratejisidir.
İşte 68'in haklılığı Türk Devrim tarihinin içinden süzülerek doğruluğu kanıtlanan devrim programının ortak temel oluşturmasıdır.Bu program bugünden de bakarak doğruluğunu sınıfsal ve ekonomik olarak da kanıtlıyor.

İnsanlık tarihinin boyunca fikren program ve strateji olarak doğru olduğu halde pratik olarak ciddi hatalar yapan devrimci bir çok hareket var. Doğruları bulmak için hatalar kaçınılmazdır. Önemli olan bu hatalardan dersler çıkartarak ve en aza indirerek stratejik hedefe doğru ilerlemektir.

Hiç kuşkusuz eylemleri yüreklice ve cesaretle yapılan eylemlerdi; halkın mutluluğunu ve özgürlüğünü hayal ederek ilerlemişlerdi ama önemli olan o hayallere giderken yol gösterici program ve stratejilerdir.

Mahir Çayan eylemelerini savunurken hep kendilerini “İkinci Milli Kurtuluşçu” olarak tanımlıyordu.

MDD'NİN GÜNCELLİĞİ

Emperyalizm çağında, tamamen feodal üretim ilişkisi hakim olmasa da temel olarak ortaçağın sınıfsal ve kültürel yapısı devam eden ülkelerde, o ülkenin gelişmekte olan işbirlikçi burjuvazisi ittifak halindedir. Emperyalizm dönemindeki ulusal sınıfsal karakterinin yapısı ezilen milletler üzerinde bu hatta ilerler. Bu tahlilin sonucu ülkemizin de yarı-feodal ve yarı-sömürge olduğunun göstergesidir. Feodalizme ve emperyalizme karşı verilecek mücadelenin program hattı milli demokratik devrimdir. Milli demokratik devrim, feodal kalıntılara ve emperyalizmin işbirlikçilerine karşı bütün milli sınıfları birleştirerek, işçi sınıfı öncülüğünde devrim yapma programıdır.

68'in sahiplendiği MDD programı bugün hala nesnelliğini korumaktadır. Feodal kalıntılar hala Anadolu'nun bütünlüğünde hakim, en gerici unsurlarıyla işbirliği halinde ve Amerikan emperyalizminin hegemonyası altındadır. Ortaçağcı kalıntının en büyük örneği bugün tarikatlar, cemaatler ve toprak ağalarıdır. Bu ortaçağcı kalıntılar ABD'nin Türkiye'deki ana taşeronunu oluşturmaktadır. Hala nesnel olarak göstermektedir ki feodal kalıntılar ve amerikancı sistem iç içe ve işbirliği halinde Türkiye'nin milli sınıflarına karşı hareket etmektedir.

68'in sahiplendiği MDD çizgisi, devrim stratejisi olarak bugün bizlerin bayrağı altında yaşamaktadır. MDD çizgisi ulusal bağımsızlığı ve demokratik ülke mücadelesidir. Türkiye'nin tam bağımsızlığı ve gerçekten demokratik Türkiye için mücadele edenler 68'in geleneğinin devamcısı olduğunu gösterir. 68'in bu gerçeklikte kendine karakter olarak belirlediği Milli Kurtuluşçuluk, bugün hala Türk gençliğinin devrimci programını oluşturmaktadır.

Mahir ve Denizlerin devamcısı olduğunu iddia eden kimi grupçuklar bugün bu nesnel gerçekliğe oturmamaktadır. Mahirler emperyalizme karşı ulusal bağımsızlığı, feodalizme karşı milletleşme ve cumhuriyeti, emekçi sınıfların iktidarı için devrim mücadelesini sahiplenir. Bugün devamcısı olduğunu söyleyen kimi grupçuklar neoliberalizme teslim olmuş, Amerikan emperyalizminin taşeronu olan PKK'ya eklemlenmiş, emperyalizme karşı vatan mücadelesini tamamen terk etmiş, gerici unsurları ezilmişlik üzerinden değerlendirip onları sahiplenmeye kalkmaktadır. Bugün 68 gençliğinin ve Mahirlerin hem teorik hem de pratik mirasçısı tek gençlik örgütü vardır: TGB !

Mahirlerin yükselttiği bağımsızlık şiarı Türk gençliği ve Türk ordusunun mücadelesinde yükselmektedir.
Bugün Suriye'de Fırat Kalkanı operasyonunda Mehmetçikle beraberdir. Mahir Çayan'ın yüreği, bugün PKK'ya karşı en öndedir. Mahir Çayan bugün FETÖ'ye karşı en önde mücadele etmektedir. Bugün Türkiye'de hatalarıyla ve doğrularıyla Mahir Çayan ve 68 gençlik hareketi devrimci mirasımızı oluşturuyor. Yanlışlarından dersler çıkartıyor, doğrularından yeni pratikler yaratıyor. 68 gençlik hareketi yüreğiyle ve geleceğe olan inancıyla Türk Gençliğinin mirasıdır ve savunmamak ahmaklıktır.

“Türkiye Emperyalist zincire bağlı yarı sömürge bir ülkedir.''
“Halkımız 52 yıl sonra tekrar 1919'ları yaşamaktadır. Ülkemiz tekrar emperyalist boyunduruk altına girmiştir. Aradaki tek fark 1919'larda emperyalizm tanklarıyla topuyla askeri ülkeye girmiştir. “

“ 1971'in Türkiye'sinde bu kümelenmenin stratejik hedefi Milli Demokratik Devrimdir.1919'da başlayan Anadolu ihtilalini tamamlamaktır”

“Bugün,Gazi Mustafa Kemal'in yükselttiği “İstiklali Tam Türkiye” bayrağı, bu yolu devrim yolu seçmiş olan sosyalist ve gerçek Kemalist Milli Kurtuluşçuların ellerinde dalgalanmaktadır.”

Utku Asar ve Volkan Taşdemir
Hacettepe Üniversitesi

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.