Sayaç

Tüm Yayınlar

Cumartesi, Nisan 29, 2017

‘Genel mutsuzluk hali’ büyük bir kitlenin gizli hastalığı: 'tükenmişlik sendromu'


Büyük kentlerde, yoğun çalışma koşullarına sahip insanları saran, bir sahil kasabasında sakin bir hayat hayalleri kurduran ‘genel mutsuzluk hali’ büyük bir kitlenin gizli hastalığı haline gelmiş durumda.

Ve bu durumun bir adı da var: Tükenmişlik sendromu.

Peki gerçekte yaşadığınız şey nedir? Depresyonda mısınız yoksa tükenmişlik sendromu mu yaşıyorsunuz?

Amerikan Psikoloji Derneği’ne (APA) göre, kişilerin uzun bir zaman boyunca bitkinlik hissetmesi, enerjisinin düşük olmasından yakınması, çevrede olup bitenlere karşı ilgisinin azalması, hiç bir işe başlayamaması ya da başladığında bitirememesi yani gözle görülür bir performans düşüklüğü tükenmişlik sendromunun başlıca belirtileri.

Literatürdeki tanımı ilk kez 1970’lerde ABD’li psikolog Herbert Freudenberger tarafından yapıldı. Freudenberger bu terimi; şiddetli stresin ‘enerjisizlik, başarısız olma, yıpranma’ gibi sonuçlarıyla tanımlamıştı.

Tükenenler nasıl hisseder?

Tükenmişlik sendromu, uzun süre boyunca hayata karşı kendisini yorgun hisseden, sürekli erteleyen ve enerjisi bitmiş gibi hissedenler, sürekli bir mutsuzluk ya da yaşama karşı tatsızlık hissedenler için ciddiye alınması gereken bir durum.

Bu rahatsızlığın nedenleriniyse uzakta aramaya gerek yok. Yoğun bir çalışma temposu, rekabet ortamı içinde baskı altında hissetme, devam eden stres yükü, aile ve yakınlarının sorumluluklarıyla yaşama, özel hayata ve kişisel ihtiyaçlara zaman ayıramamak, yalnızlık gibi nedenler, tükenmişlik sendromuna neden olabilir.

Dolayısıyla tükenmişlik, uzun süreli strese karşı gelişen bir tepki olarak tanımlanabilir.

Nasıl anlaşılır?

Tükenmişliğin semptomlarının tam olarak anlaşılması ise biraz zor. Genel bir mutabakat olmasa da en çok kabul gören görüş Christina Maslach’a ait.

Maslach’a göre yoğun tempoda çalışanlar, uzun süreli iş ilişkileri ile yaşamını belirleyenlerde, duyarsızlaşma, başarısızlık hissi ve duygusal tükenme olarak ortaya çıkar.

Tükenmişlik teşhisinde kriter olan belirtileri üç ana başlıkta toplamak mümkün:

Fiziksel belirtiler: Dermansızlık, sürekli devam eden bir halsizlik hali söz konusudur. Yorgun uyanmak, anlamsız bir bitkinlik, uyuşukluk halleri hissedilebilir. Uykusuzluk, baş ağrıları, kaslarda rahatsızlık hissi kendini gösterebilir.

Psikolojik Belirtiler: Tükenmişlik sendromu yaşayan insanlar, sürekli bir gerginlik halini yaşarlar. Somut bir sebep bulamasalar da belli belirsiz bir gerilim hissinden şikayet ederler.

Rahat değillerdir, bir huzursuzluk ya da sanki bir şeyler eksik duygusu, özgüvende azalma hissederler. Motivasyon düşüktür, tatminsizlik, kaygılar ve kendini soyutlanmış hissetme şeklinde duygular yaşayabilirler.

İşlerini giderek daha stresli ve sinir bozucu bulurlar. Aynı zamanda, giderek kendilerini duygusal olarak iş yerinden uzaklaştırabilir ve çalışmalarıyla ilgili hissizleşmeye başlarlar.

Davranışsal Belirtiler: Sürekli bir erteleme davranışı hakimdir. Normalde bir saatte bitireceği bir işi günlerce, haftalarca erteleyebilirler. İşe gitmek yerine, görevlerini yapmak yerine başka şeylerle zaman geçirirler.

Tepkisel, sinirli ya da alınganlık artmıştır. Çalışma koşulları ve meslektaşları hakkında lakayt olmaya başlayabilirler.

Tükenmiş olan insanlar işlerine ve görevlerine karşı hoşnutsuzdur, zor konsantre olurlar, dinleyemezler, şikayet etseler de zamanın boş geçmesinin farkındadırlar ve bu durumlar öz bakımlarına da olumsuz yansıyabilir.

‘Tatile çık ya da işten ayrıl’

Tükenmişlik sendromu ile depresyon aynı şey midir?

Değildir.

Tükenmişlik için tipik olarak kabul edilen belirli semptomlar depresyonda da görülür. Bunlar arasında, aşırı tükenme, keyifsizlik, hüzünlü hissetmek ve performans düşüşü gösterilebilir.

Tükenmişlik sendromunun belirtileri, depresyonda da görülmektedir. Fakat kişisel ihtiyaçlarını uzun süre ihmal ederek yoğun çalışma temposuna uzun süre devam eden bir insana uzun bir tatil yapması veya işten ayrılması önerilebilir. Yalnızca işten dolayı tükenmişlik sendromu yaşayanlar bu tavsiyeye uyarlarsa kendilerini toparlayabilirler.

Ancak depresyonu olan kişiler bunu yaparsa, durumlarını daha da kötüleştirebilirler. Çünkü ihtiyaç duydukları yardım ciddi bir psikoterapi veya psikiyatrik müdahale gibi çok farklı tedavi şekilleri olabilir.

Sorunlar iş kaynaklı

Yine de tükenmişlik sendromunun bazı özellikleri çok özgüldür. Örneğin, tükenmişlik sendromunda sorunlar iş kaynaklıdır. Depresyonda, olumsuz düşünceler ve duygular yalnızca çalışma ortamından değil, yaşamın her alanıyla ilgili olabilir, travma temelli olabilir.

Uzman Klinik Psikolog Mehmet Başkak, bu belirtileri gösterenlere şu tavsiyelerde bulundu: “Bireysel olarak yapılması gereken en önemli şey pilimizin bittiğini hissetmeye yakın kendimize yaşamın başka alanlarından deneyimler katmak olmalıdır. Bir yandan iş hayatımıza devam ederken bir yandan yaşamın güzelliklerine dahil olmalıyız, anlamlı ve eğlenceli bir akışı önemsemek gerekiyor.”

Hiç yorum yok:
Write yorum