Sayaç

Tüm Yayınlar

Pazartesi, Mayıs 01, 2017

Ardahan'da bulunan asırlık cesedin neden çürümediği ortaya çıktı


Ardahan'da inşaat alanındaki kazıda bulunan ve Rusya tarihinde "Kafkasya'nın  fatihi" olarak tanınan Rus Tümgeneral Vasiliy Geyman olabileceğini belirtilen Rus  subayın, kimlik tespit çalışmaları ile vücudu ve kıyafetlerinin büyük bölümünün  çürümeme sebebi araştırılıyor. ARÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Küçük "Cesedin bozulmamış, üzerinde saç  ve sakalın muhafaza edilmiş olması hem mezarın yapılış tarzı hem de havayla temas  etmemiş olmasıyla alakalı" dedi.

Ardahan'da inşaat alanındaki kazıda bulunan ve Rusya  tarihinde "Kafkasya'nın fatihi" olarak tanınan Rus Tümgeneral Vasiliy Geyman  olabileceğini belirtilen Rus subayın, vücudu ile kıyafetlerinin büyük bölümünün  çürümemiş olmasında hava ile temasının kesilmesinin yanı sıra mezarının ateş  tuğladan yapılmasının da etkisi olduğu belirtildi.

Karagöl Mahallesi'nde inşaat alanındaki kazıda bulunan, vücudu ile  kıyafetlerinin büyük bölümünün çürümediği anlaşılan ve 1877-1878 Rus işgali  dönemi sonrası hayatını kaybettiği düşünülen işgalci Rus subayın kimliğinin  belirlenmesi amacıyla başlatılan çalışmalar sürüyor.

Kars Müzesine götürülerek muhafaza altına alınan cesedin Rus tarihinde  "Kafkasya'nın fatihi" olarak tanınan Rus Tümgeneral Vasiliy Geyman'a ait  olabileceği ancak bunun kimlik tespit çalışmalarının sonucunda netleşeceği  belirtildi.

Ardahan Üniversitesi (ARÜ) İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Tarih  Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Levent Küçük, AA muhabirine yaptığı  açıklamada, mezarın ortaya çıkmasının ardından yurt içi ve yurt dışından  akademisyenlerle görüştüğünü belirtti.

Rusya Bilimler Akademisinden Türkolog Dmitriy Vasilyev'in kendisine  bir mail attığını ve haberlerde gördüğü kişinin Rus ordusunun Kafkas harekatında  görevli komutanı Vasiliy Gayman olduğu ve onun Rus arşivindeki hayatını anlatan  bilgileri kendileriyle paylaştığını anlatan Küçük, "Ruslar, Nisan 1877'deki  Kafkas harekatında Ardahan'a girmişler. Bir yıl sonra 13 Nisan 1878'de burada  mezarı olduğu değerlendirilen Vasiliy Gayman'ın burada öldüğü ve hatta kişinin  ölme sebebine ise Sarıkamış'ta veya Kars'ta Rus ordusunda meydana gelen tifüs  veya veba salgınının neden olduğu bilgisi de paylaşılmış." diye konuştu.

Küçük, mezar ve içinden çıkan subay cesedi üzerinde yaptıkları  incelemeler ile araştırmaları sonucu farklı bilgiler elde ettiklerini anlattı.

"RUS SUBAYIN KİMLİĞİ DNA TESTLERİYLE BELİRLENECEK"

Araştırmalar sonucu mezarın tipik Ortodoks inanca göre inşa edilmiş  ancak daha çok Rumların tercih ettiği bir mezar tipi olduğunu gördüklerini  aktaran Küçük, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Rumlar mezarları odacık şeklinde yapıyorlar. Bunu aile mezarlığı  olarak adlandırabiliyoruz. Bulunan tabutun üzerindeki haç işaretinde de haçın  Ortodoks haçı olduğu, üzerindeki haçın yatay bir çizgisinin de cehennemden  cennete geçişi simgelediği sanat tarihçileri tarafından paylaşılıyor. Kişi  dönemin Rus Ordusunda görevli Rum asıllı bir general olabilir. Ortodoks inanca  göre defnedilmiş ve Ortodoks haçı kullanılmış mezarında. Bu durum cesedi bulunan  Rus subayın Vasiliy Gayman olma ihtimalini güçlendiriyor. Bu kişi eğer general  rütbesine sahipse, üst düzey bir generalse, Kars'ta öldüğünü bildiğimiz Gayman  olma ihtimali daha yüksek ama yine de bununla ilgili bilimsel bilgiler DNA  testleriyle ortaya çıkacaktır."

ATEŞ TUĞLA ÇÜRÜMEYİ ENGELLEDİ

Küçük, cesedin büyük bir kısmı ile elbiselerinin çürümemesine de  değinerek, "Cesedin bozulmamış, üzerinde saç ve sakalın muhafaza edilmiş olması  hem mezarın yapılış tarzı hem de havayla temas etmemiş omasıyla alakalı. Bu,  130-140 yıl önceki bir savaş. Ateş tuğladan örülmüş kubbe tarzında örülmüş bir  mezar örneği." diye konuştu.

Tabutun mezardan çıkarılmasında görevli Kars Müzesi personelinden bazı  bilgiler elde ettiğini belirten Küçük, şu değerlendirmede bulundu:

"Tabutu mezardan alan arkadaşlar, sağlamlığı konusunda herhangi bir  tereddüt yaşamadıklarını ancak yarım saat sonra tahtanın havayla teması sonrası  simsiyah olup küllendiğini görmüşler. Bu, hava ile temassızlığın cesedin  korunmasını uzun süre sağladığını söyleyebileceğimiz bir unsur. Tabii ona  ilaçlama yapılma ihtimalini de söyleyebiliriz ama cesedin tabutun içindeki  durumuna bakılırsa sanki öyle bir işleme tabi tutulmamış. Ortodokslar aile  mezarlıklarını genellikle böyle inşa ediyorlarmış. Cesedin hava alması ateş  tuğlalarla engellenmiş. Bu da tabuttaki cesedin uzun süre korunmasını sağlamış."

 

Hiç yorum yok:
Write yorum