Sayaç

Tüm Yayınlar

Çarşamba, Mayıs 03, 2017

Eyalet Sistemine Giden Yolun Başlangıcı ve Halkoylaması | Lütfü Kırayoğlu


 Ülkemizde rejimi değiştiren ve geleceğimizi etkileyecek olan halkoylaması yapıldı. Oy pusulalarındaki mühür konusunda YSK’nın, yasanın açık hükmüne rağmen aldığı karar daha çok tartışılacağa benzer. Bu tartışma oylamadan hemen önce başlayan eyalet tartışmasını şimdilik geri plana iteceğe benzer.

Tarihi halkoylamasına 2 gün kala MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TV konuşması sırasında söyledikleri AKP çevrelerinde heyecan yarattı . Bazıları bu konuda her ne kadar salağa yatsa da, bu 2-3 günlük bir konu değil. Ülkemizin önüne konan yüz yıllık bir tuzak.

AKP iktidarı konuya Osmanlı hayranlığı üzerinden yaklaşıyor görünse de perde arkasında kimlere ne gibi sözler verildiği tahmin edilebiliyor. Eyalet sistemine geçilmesi için 100 yıldır hayal kuranların kimler olduğu da gizli değil. Oslo ve İmralı tutanakları ortada. Cumhurbaşkanı danışmanları ve AKP ideologlarının söyledikleri de…

Gizli planlar bir yana, eyalet sistemine giden yolda en büyük adımın daha 2005 yılında AKP tarafından atıldığının kimse farkında değil. AKP’nin ilk olarak iktidar olduğu 2002 seçimleri sonrası güvenoyu almasının üzerinden 2 yıl geçmişti ki, 13 Ocak 2005 tarihinde, o günlerde sebebi henüz anlaşılmayan bir yasa ile Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü kapatıldı.

Kırsal yüz ölçümümüzün büyüklüğü nedeniyle bu kesime hizmet YSE, Toprak-Su, Toprak İskan müdürlüklerince götürülüyordu. 1984 yılında bu kurumlar birleştirilerek Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü kuruldu ve Köyişleri ve Kooperatifler Bakanlığına bağlandı.

Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü şu işleri görüyordu:

Devlet ve il yolları ağı dışında kalan köyler ve bağlı yerleşim birimlerinin köy yolu ağını tespit etmek, bu yollarla köy içi yollarını ve bu yollar üzerindeki sanat yapılarını yapmak, mevcutlarını geliştirmek,
Kalkınma plan ve programlarında yer alan ilke ve politikalara uygun bir şekilde, toprak ve su kaynaklarının verimli kullanılması, korunması ve geliştirilmesini sağlamak,
Baraj, havaalanı, fabrika ve savunma ile ilgili tesislerin yapımı, tarih ve tabiat kıymetlerinin korunması gibi amaçlarla yapılacak kamulaştırmalar nedeniyle, geçim imkânlarını kısmen veya tamamen kaybedecek nüfus ile göçmen ve göçebeleri, bulunduğu yerde geliştirilmesi mümkün olmayan orman içi köyleri, mahalle, kom, mezra gibi dağınık yerleşme yerlerini yeni bir yerleşme yerinde toplamak, tarım içi ve tarım dışı sahalarda iskan etmek,
Köy ve bağlı yerleşim birimlerinin yol, su ve kanalizasyon tesisleri ile askeri garnizonların içme ve kullanma suyu tesislerini yapmak,
Tarım alanlarının gayesine uygun kullanımını sağlamak, devlet sulama şebekelerinde arazi tesviyesi, tarla başı kanalları, tarla grup yolları ve tarla içi drenaj tesislerini yapmak,
Kasaba ve köylerin imar planlarını hazırlamak, kendi evini yapana tip proje ve gerekli kredileri vermek,
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki arazinin tespit, tayin ve hazine adına tescil işlemlerini yapmak.
Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü kapatılınca bu hizmetleri kimim gerçekleştireceği konusunda tam bir karmaşa yaşandı. Bu hizmetler İl Özel İdarelerine bırakıldı. Makine parkı ve deneyimli personel darmadağın edildi. Kırsal kesime hizmet götürülemez oldu.

AKP bu kez 2012 yılında yeni bir adım daha atarak Bütünşehir Yasası ile 14 ili Büyükşehir yaparken toplam 30 ile ulaşan yerleşimlerde İl Özel İdarelerini de kaldırmıştır. Bu illerde belde belediyeleri de kaldırılırken kırsal kesime verilecek bazı hizmetler Büyükşehir belediyelerinin üzerine kalmıştır. Metropollere hizmet veremeyen bu belediyeler kırsal kesime hiç hizmet götüremez hale gelmiştir. Üstelik kırsal kesimin bazı hizmetleri de ilçe belediyelerine bırakılırken hangi hizmetin kim tarafından yapılacağı konusunda tam bir karmaşa yaşanmaktadır.

Son olarak, geçmişte, Kayseri Belediye Başkanlığı yapmış olan ve Cumhurbaşkanı Danışmanı olduğu söylenen Şükrü Karatepe adlı şahıs, kendilerinin yarattığı iki hatta üç başlılığı ortadan kaldırma bahanesi ile eyalet sistemini ısıtıp piyasaya sürmüştür: Bu proje ilk kez Karatepe tarafından öne sürülmeyip başta RTE olmak üzere çeşitli AKP sözcüleri tarafından sıklıkla dile getirilmiştir.

Halkoylaması öncesi bir kısım MHP oyları hatırına bu konuda tornistan yapılsa bile MHP seçmeninin halkoylamasına “evet” desteği vermediği görüldü. 100 yıldır eyalet yönetimi rüyası gören çevreler şimdiden ellerini ovuşturmaya başladı. Onları en fazla heyecanlandıran konu ise oluşacak eyalet sisteminde kurulacak eyalet parlamentoları ile asılacak eyalet bayrakları ve eyalet gelirleri olacaktır ki, bu tehlikeli konuları şimdilik kimse dile getirememektedir. Halkoylamasının tartışmaları yatıştıktan sonra bu tehlikeli konu yeniden gündeme gelecek gibi.

Dileriz devlet sorumluluğu taşıyanlar yanlışlıktan çabuk dönerler…

Lütfü Kırayoğlu

Hiç yorum yok:
Write yorum