Header Ads

Meclis’te yeni dönem, ‘seçim sistemi’ tartışmalarıyla başlayacak


İçtüzük’ün geçirilmesinden sonra tatile girmesi beklenen Meclis’te yeni dönem, ‘seçim sistemi’ tartışmalarıyla başlayacak. Erdoğan’ın aklında ‘yüzde 7 barajlı daraltılmış bölge sistemi’ olduğu belirtiliyor.

İçtüzük değişikliğinin geçirilmesinden sonra haftaya tatile girmesi beklenen Meclis’te yeni dönem, ‘seçim sistemi’ tartışmalarıyla başlayacak. Saray ve AKP’de ‘dar ve daraltılmış bölge’ üzerine çalışmalar sürse de Erdoğan’ın kafasındaki sistemin “yüzde 7 barajlı daraltılmış bölge” olduğu belirtiliyor.

Tek adam rejimini kurumsallaştırmak için şaibeli referandumla anayasayı istediği gibi değiştirdikten sonra Meclis tatilini kesintiye uğratarak İçtüzük değişikliğini de apar topar gündeme aldıran Erdoğan, şimdi de seçim sistemi değişikliği için de düğmeye bastı. Başbakanlığı döneminden beri ‘dar ve daraltılmış bölge’ seçim sistemini zaman zaman gündeme getirerek nabız yoklayan Erdoğan, bir süre önce “milletvekilleriyle seçmenleri arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi için sistem değişmeli” gerekçesiyle bu konuyu yeniden tartışmaya açtı.

Yüzde 7 barajlı daraltılmış bölge

Konuyu gündeme getirirken ‘Dar veya daraltılmış bölge tartışılmalı’ dese de kulislerde, Erdoğan’ın kafasındaki sistemin ‘Yüzde 7 barajlı daraltılmış bölge’ olduğu konuşuluyor. Her bölgeden en az 4, en fazla 6 milletvekili seçilmesini öngören bu sisteme göre ülke genelindeki seçim bölgesi sayısı 120 -200’ü buluyor. Bu sistem uygulanırsa İstanbul 22, Ankara 8, İzmir ise 6 seçim bölgesine ayrılacak. Bu sistemde ülke barajının yüzde 10’dan 7’ye çekilmesi üzerinde duruluyor.

Simülasyonlar belirleyici

Saray ve AKP’de yürütülen seçim sistemi çalışmalarında, sık sık son seçimlerdeki ve kamuoyu araştırmalarındaki oy dağılımları dikkate alınarak çıkarılabilecek milletvekili sayısına yönelik simülasyonlar da inceleniyor.

TEPAV, sakıncalarına dikkat çekti

Bu arada Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) dar bölge tartışmaları üzerine bir rapor hazırladı. Raporda, basit çoğunluk ya da salt çoğunluk esasına dayalı dar bölge seçim sistemi ayrıntılarıyla anlatılırken, şu noktalara dikkat çekildi:

Dar bölge sisteminin doğasında bulunun sakıncaların yanı sıra Türkiye’nin bugünkü siyasal coğrafyası göz önüne alındığında bu sistemin yarardan çok zarar verebileceği de söylenebilir. Bugün seçim yapıldığını ve 16 Nisan 2016 halk oylamasındaki tablonun küçük farklarla tekrarlandığını varsayalım. Dar bölge sistemi uygulandığı takdirde, literatürde ‘iktidar temerküzü’ ismi verilen bir durum ortaya çıkacak ve Cumhurbaşkanı’nın başında bulunduğu parti TBMM’de ‘ezici bir çoğunluğa’ sahip olacaktır.

Bu durumda muhalefetin oyları iktidardan fazla olsa bile TBMM’de kazandığı sandalye sayısı temsil gücünün çok altında kalacaktır.

Bu sistem seçim çevrelerinin sınırlarını değiştirerek kolaylıkla iktidar lehine bir senaryonun gerçekleşmesini temin edecek şekilde tasarlanabilir. Seçim çevrelerinin sınırları iktidar partisini destekleyenlerin ağırlıklı olarak yer aldığı bölgeler gözüne alınarak çizilecek olursa, her seçim çevresinden seçilebilecek tek milletvekilinin o partiden olması büyük ölçüde garanti altına alınmış olur.

Anayasa ile çelişir

Dar bölge seçim sistemi Anayasa’nın 80’inci maddesiyle çelişebilir. Bu maddeye göre TBMM üyeleri seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün milleti temsil ederler. Oysa dar bölge sistemi seçmen ve milletvekilleri arasında sıkı bir bağ kurulması esasına dayanır ve her bir milletvekili belli bir bölgenin ve seçmen kitlesinin tek temsilcisi olarak parlamentoya girer.
»Türkiye için yeni bir seçim sistemi önermek yerine öncelikle mevcut sistemin içerisinde temsil ve adaleti en iyi şekilde sağlayacak ve TBMM’yi yeniden yürütme organı karşısında denetleyici ve dengeleyici bir unsur aline getirebilecek değişiklikler üzerinde düşünmek daha isabetli olur.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.