Header Ads

Atatürk Millî Mücadele Öncesi Dönemi Trablusgarp Savaşı

Trablusgarp Savaşı (29 Eylül 1911 - 18 Ekim 1912)

Trablusgarp-1912

Siyasal birliğini geç tamamlamasından dolayı, XIX. yüzyılın sonlarına doğru sömürgecilik mücadelesine giren İtalya, bu konuda birçok Avrupa devletlerine göre geri kalmıştı. Mısır’ın İngiltere, Cezayir ve Tunus’un Fransa tarafından ele geçirilmesinden sonra İtalya, Kuzey Afrika’daki son Osmanlı toprağı olan Trablusgarp’a göz dikmişti.

İtalyan Hükûmeti, Afrika, özellikle Trablusgarp ve Habeşistan’ı ele geçirmek ve bu ülkeleri birleştirmek suretiyle bir Kuzeydoğu Afrika İmparatorluğu kurmayı tasarlamıştır. Bunu gerçekleştirmek için Osmanlı İmparatorluğu'nun iç karışıklıklarını fırsat bilen İtalya, güneyde, karşı kıyı durumunda bulunan, kendisi için stratejik önem taşıyan Trablusgarp ve Bingazi’yi ele geçirmeyi ve buradan Afrika’nın içlerine doğru topraklarını genişletmeyi hedeflemiştir.

Trablusgarp’a göz diken İtalyanlar çoktan hazırlıklarını yapmış ve 23 Eylül 1911'de Osmanlı Devleti'ne bir nota vererek harekete geçmişlerdir. 26 Eylül 1911’de Trablusgarp açıklarında görünen İtalyan muharebe gemileri, Trablusgarp Limanı’nı ablukaya almıştır.

22 Eylül 1911'de İstanbul’dan yola çıkan ve ikmal malzemesi taşıyan Derne Vapuru, 26 Eylül'de ablukayı yararak Trablusgarp Limanı’na varmıştır. Yükünü boşaltan ve İtalyanlarca teslimi istenen Derne Vapuru teslim edilmeyerek mürettebatı tarafından batırılmıştır.

İtalya, Osmanlı Hükûmetine 28 Eylül 1911 günü 24 saat süre tanıyan bir nota vermiş ve 24 saatin bitiminde (29 Eylül 1911) başka bir notayla harp ilan etmiştir.

İtalyan donanmasının büyük bölümü 3 Ekim-7 Ekim 1911 tarihleri arasında Trablusgarp şehrinin çevresinde faaliyette bulunup şehri bombalarken, donanmanın diğer gemilerinin de Preveze Limanı, Derne, Tobruk, Şinkin, Mısrata, Sirte, Homs, Bingazı, Zaviye, Acilat, Zuvara, Fruva ve Seydi Ali’yi bombaladıkları ve kuvvetlerini karaya çıkardıkları haberleri gelmiştir.

Trablusgarp’a yapılan bu saldırı, Osmanlı'yı o kadar etkilemişti ki memleketin her tarafından Trablusgarp’a gönüllü gitmek için müracaatlar olmuştur. Bu gönüllüler içinde Kurmay Kıdemli Yüzbaşı Mustafa Kemal (Trablusgarp'ta iken 27 Kasım 1911'de Kurmay Binbaşı rütbesine terfi etmiştir.), Kurmay Albay Neşet, Kurmay Binbaşı Enver (12 Kasım 1911'de Kurmay Yarbay), Paris Askerî Ataşesi Kurmay Binbaşı Fethi (Ali Fethi Okyar), Yüzbaşı Nuri, Yüzbaşı Ahmet Fuat ve diğer subaylar bulunmaktaydı. Bu subaylar yerli halkı süratle teşkilatlandırarak, harp sanatını öğretip harbe sevk etmişlerdir, Trablusgarp savunmasını üç ana bölgeye ayırmışlardır: Trablusgarp Komutanlığı (Kur.Alb. Neşet komutasında), Bingazi Komutanlığı (Kur.Bnb. Enver komutasında), Derne Komutanlığı (önce Ethem Paşa, sonra Kur.Bnb. Mustafa Kemal komutasında.)

Trablusgarp Savaşı (Osmanlı-İtalyan Harbi) olarak adlandırdığımız bu savaş bir yıl sürmüş, bu süre içinde İtalyanlarla Ayn Zara, Bir-Tobras, Homs, Kırkkarış, Zanzur, Fruva, Seyit Sait, Seydi Ali, Zuvara, Bingazi, Tobruk ve Derne muharebeleri yapılmıştır. Harbin başladığı günden itibaren asker ve yerli halk tarafından İtalyanlara karşı gösterilen direniş her ne kadar başarılı olsa da İtalyanları Trablusgarp’tan tamamen çıkarmak için yeterli olamamıştır.

İtalyanlara karşı direniş gösterilen bölgelerden biri de Derne’dir. Buradaki kuvvetlerin başında bulunan Mustafa Kemal, Mısır sınırını geçerek Tobruk’a varmış, daha sonra Derne’deki kuvvetlerin başına geçmiştir. 1 Ocak 1912'de Derne Doğu Kolu Komutanlığı, ardından Derne Komutanlığı (6 Mart-5 Ağustos 1912) görevlerinde bulunmuş, Balkan Harbi’ne katılmak üzere 10 Kasım 1912'de Mısır’a geçmiş ve İstanbul’da Genel Karargâha katılmıştır.

Mustafa Kemal, “Zabit ve Kumandan ile Hasb-ı Hâl” adlı eserde harbe ilişkin '…Muharebede yağan mermi yağmuru, o yağmurdan ürkmeyenleri, ürkenlerden daha az ıslatır.' diyeceğim. Gerçekten böyle olmasaydı, Trablusgarp Harbi’ne katılan bütün arkadaşlarımızın mutlaka Trablusgarp’ta, Hums’ta, Bingazi’de, Derne’de, Tobruk’taki İtalyan istihkâmlarının karşısında, bugün kemiklerinin dahi kalmaması icap ederdi. Oysa o kahraman arkadaşlar, Balkan Muharebesi’nin son safhasında bile, muharebelere katılarak imkânlar çerçevesinde kalan seviyede, haysiyet ve namus sorumluluklarını yerine getirmişlerdir.” sözlerini dile getirmiştir.

Balkan Savaşı’nın çıkması üzerine Trablusgarp’ta bir barış yapılmasına karar verilmiş ve 18 Ekim 1912 tarihinde Uşi (Ouchy) Antlaşması imzalanmıştır. Bu Antlaşma ile Osmanlı Devleti Kuzey Afrika’daki son topraklarını kaybetmiş (Trablusgarp vilayeti ile Bingazi müstakil sancağını), Rodos ve Oniki Ada resmen olmasa da fiilen Balkan Savaşı bitene kadar İtalya’ya bırakılmıştır.




Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.