Header Ads

14 Şubat'ta araştırma: Artık çok daha az çift ‘bizi ancak ölüm ayırır’ inancında


Flanders Üniversitesi sosyoloji bölümünden Prof. Dr. Dimitri Mortelmans “Sonsuza dek birlikteliklerin önündeki beş önemli tuzak” dediği etkenleri açıkladı.

Profesöre göre artık çok daha az çift ‘bizi ancak ölüm ayırır’ inancında.

BBC Türkçe’den Yusuf Özkan’ın haberine göre, insanların giderek daha bireyselleştiğini düşünen Prof. Dr. Mortelmans, bu nedenle de ilişkilere daha fazla eleştirel gözle bakıldığını ve sorgulandığını vurguluyor.

Mortelmans’a göre, bütün bunlarla birlikte boşanma mevzuatının da giderek kolaylaşması, kişilerin kendi kendine, “Bu ilişkiye daha fazla katlanmalı mıyım” sorusunu sorduruyor.

Belçikalı profesör “Sonsuza dek birlikteliklerin önündeki beş önemli tuzak” dediği etkenleri şöyle sıraladı:

1. Yaş
Çiftler ne kadar erken evlenirse, boşanma oranı o kadar artıyor. Genç yaşta farklı insanlarla çıkan ya da flört eden kişiler, bir eşte aradığı şeyin ne olduğunu daha iyi görüyor. Erken yaşta flört deneyimi olmadan evlenenlerde boşanma riski de yükseliyor. Çiftler arasındaki yaş farkı da boşanmalarda etken. Eğer mutlaka fark olacaksa, erkek kadından daha yaşlı olmalı.

2. Ebeveyn faktörü
Ebeveynleri boşanmış çocukların evliliklerinde boşanma riski daha yüksek. Bunun en önemli nedenlerinden biri stres. Gençliğinde ailesinde boşanmaya tanık olan kimse streslidir. Mümkün olduğunca çabuk evden ayrılmak için eş ararken acele ediyor. Aynı durum, mali açıdan sorun yaşayan tek ebeveynli ailelerin çocukları için de geçerli. Boşanmış tek ebeveyn tarafından yetiştirilen çocuklar, anne babanın sorunları birlikte nasıl konuştuğunu, ya da çözdüğünü göremedikleri için kendi evliliklerinde başarılı olamıyorlar.

3. Kişisel farklılık
Her ne kadar, “Zıt karakterler birbirini çeker” dense de evlilikler için bu geçerli değil. Dengeli ilişkiler, eğitim düzeyi ve kültürel geçmiş gibi benzer özellikler sayesinde ortaya çıkar.

4. Kadınların ekonomik bağımsızlığı
Kadınların ekonomik olarak özgürleşmesi, onları evlilikte bağımlı olmaktan kurtarıyor. Bu da giderek artan boşanma olaylarına yansıyordu. Bu durum çalışmayan kadın için evlilikte koruyucu bir faktördü. Ancak günümüzde özellikle Batı toplumlarında refah düzeyi çift gelirli bir aile modeline dayandığı için, çalışmayan kadın ‘mali stres’ kaynağı olarak değerlendiriliyor. Geçmişte çalışan kadın evlilik için risk oluştururken, bugün çalışmayan kadın önemli bir boşanma nedeni.

5. Birlikte yaşamak
Evlilik öncesi birlikte yaşayan çiftlerde boşanma oranı yüksek. Çünkü genç çiftlerin çoğu, birlikte yaşamayı ‘deneme evliliği’ olarak görüyor. İlişkiden emin olmayan kişilerin attığı resmi imza da birlikteliği sürdürmeye yetmiyor.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.