Header Ads

Erdoğan işareti vermişti: AKP ‘seçmeni diri tutmak’ için ‘İsrail gerginliği’ni kullanacak

AKP’nin seçim stratejisinde, ‘İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırısı ve Türkiye’nin dış kamuoyunun dikkatini bu konuya çekmekle ilgili çabası’nın seçmeni ‘diri tutmak’ için kullanılacağı kulislere yansıdı.


Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, Londra dönüşünde gazetecilere şöyle demişti: “Cuma Yenikapı’da dev bir buluşmayı gerçekleştireceğiz. Diyarbakır’da da partimiz pazar günü bir miting yapacak. Diyarbakır mitinginin benzerlerini, ramazan boyunca Türkiye genelinde sürdürebiliriz. Bunları ‘cumhur ittifakı’ olarak yapmamız da gündeme gelebilir.”

AKP, seçim çalışmalarında vatandaşın nabzını tutmak ve ona göre politika geliştirmek için ‘anlık-günlük strateji’ belirleyecek.

Tüm söylemler ve alınan kararlar, telefon anketiyle halka sorulacak. Seçim kampanyası başlamak üzereyken, çalıştığı şirketi değiştiren AKP’de, kampanya boyunca kullanılacak söylem ve başlıklar, günün gelişen koşullarına, muhalefetin kullandığı dile ve gündem oluşturacak konulara göre belirlenecek. Yapılan konuşmaların ve geliştirilen söylemin ‘sosyal kırılganlık algısı’ anlık ölçülecek. Ona göre politika değiştirilecek veya geliştirilecek.

Kampanya boyunca seçmenin hoşuna gidecek ‘yumuşak bir dil’ kullanılması planlanıyor.

‘Af’ gündeminin karşılığı yok
Özellikle, ‘Kudüs, dış politika ve ekonomi’ başlıkları öncelik oluşturacak. ‘İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırısı ve Türkiye’nin dış kamuoyunun dikkatini bu konuya çekmekle ilgili çabası’, bu süreçte seçmeni diri tutmak için kullanılacak.

Açıklanan seçim paketinin olumlu sonuçlarını seçimde göreceklerini düşünen AKP kurmayları, ‘ittifak ortağı’ Devlet Bahçeli’nin gündeme getirdiği ‘af’ başlığının ise seçmende karşılığı olmadığını saptadı.

Parti kurmayları, seçim dönemlerinde en tehlikeli durumun ‘partinin yüksek veya düşük oy alacağına ilişkin algı’ olduğunu belirtti.

Parti kurmayları, “Yüksek oy alacağı duygusunun hâkim olması, ‘Bizim oyumuza ihtiyaç yok’ algısı yaratabilir. Düşük olduğuna ilişkin yayılmak istenen hava da ‘Yapılacak bir şey yok’ duygusu yaratır ki, bu çok tehlikeli olur. Geliştirilen tüm strateji, seçmeni 24 Haziran tarihine kadar dinç tutmaya yönelik olacak” dedi.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.