Erdoğan New York Times’a yazdı: ABD’ye zaman verdik, yeni müttefikler aramaya başlayacağız

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Amerika’nın önde gelen gazetelerinden New York Times’a yazdığı makalede, “Türkiye zaman belirledi ve ABD dinlemezse bir kez daha kendi göbeğini kendi kesecek” dedi.


Erdoğan, ‘Türkiye, ABD ile krizi nasıl görüyor?’ başlıklı makalede, iki ülke arasında son dönemde yaşanan gerginliğe değindi.

Son dönemde ekonomide verilerin kötü gelmesi sonrası başlayan kur artışları, ABD ile yaşanan siyasi krizin ardından zirveye çıkmıştı.

Pastör Andrew Brunson’ın ev hapsine alınması sonrası ABD ile Türkiye arasında yaptırıma varan gerilim nedeniyle Türk Lirası, ABD Doları karşısında gün geçtikçe değer kaybediyor.

ABD’ye giden Türk heyetinin anlaşmaya varamadan dönmesinin ardından ise dolar 6.4 seviyelerinde.

Son olarak, ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’ye uygulanan alüminyum vergisinin yüzde 20’ye, çelik vergisinin ise yüzde 50’ye çıkarıldığını yönündeki ek yaptırımları duyurmuş, Türk Dışişleri Bakanlığı da ABD’nin yaptırım ve baskılarla işbirliği yönünde hiçbir sonuç elde edemeyeceğini bildirmişti.

‘Kore’de askerlerimiz birlikte çarpıştık’
Erdoğan, New York Times için kaleme aldığı makalede, Türkiye ve ABD’nin son 60 yıldır stratejik ortak ve NATO müttefiki olduğuna, iki ülkenin Soğuk Savaş döneminde ve sonrasında karşılaştıkları ortak zorluklara karşı omuz omuza durduğuna işaret ederek, “Türkiye yıllar boyunca ne zaman gerekli olsa ABD’nin yardımına koştu. Kore’de askerlerimiz birlikte çarpıştı. Küba füze krizinin en yüksek olduğu dönemde, Türkiye topraklarında Jüpiter füzelerinin konuşlanmasına izin vererek ABD’nin durumu yatıştırma çabalarına katkı sağladı. 11 Eylül terör saldırılarının ardından Washington bu kötülüğü yapanlara karşılık vermek için dostlarını ve müttefiklerini beklediğinde, askeri birliklerimizi buradaki NATO misyonunu başarıya kavuşturmak için Afganistan’a gönderdik” dedi.

‘Ortaklığımız riske girebilir’
Erdoğan, ABD’nin Türk halkının endişelerini anlayamadığını ve saygı duyamadığını vurguladı.

Son yıllarda iki ülkenin ortaklığının ABD tarafından anlaşmazlıklarla sınandığını kaydeden Erdoğan, “Ne yazık ki bu tehlikeli yönelimi tersine çevirme çabalarımız boşa çıktı. ABD Türkiye’nin egemenliğine saygı duymaya başlayıp milletimizin karşı karşıya olduğu tehlikeleri anladığını ispatlayamazsa ortaklığımız riske girebilir” diye yazdı.

Darbe girişimi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, Gülen Cemaati tarafından 15 Temmuz 2016’da saldırıya uğradığını belirtti.

ABD’nin bu darbe girişimi ve sonrasındaki gelişmelerle ilgili tutumuna da değinen Erdoğan şöyle devam etti: “FETÖ’cüler hükümetime karşı kanlı bir darbe yapmaya çalıştı. O gece milyonlarca vatandaş, şüphesiz ki ABD’lilerin Pearl Harbour ve 11 Eylül saldırılarından sonra deneyimlediği vatana bağlılık hissiyatıyla sokaklara döküldü. Uzun zamandır benim seçim kampanyalarımı yöneten sevgili arkadaşım Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok’un da aralarında olduğu 251 masum insan ülkemizin özgürlüğü için en ağır bedeli ödedi. Ailemin ve benim ardımdan gelen ölüm mangası başarılı olsaydı ben de onlardan biri olacaktım. Türk halkı, ABD’den bu saldırıyı kesin bir dille kınamasını ve Türkiye’nin seçilmiş hükümetiyle dayanışmasını dile getirmesini istedi. ABD bunu yapmadı. ABD’nin olaya tepkisi tatmin edicilikten uzaktı. Türk demokrasisinin yanında olmak yerine ABD yetkilileri ihtiyatlı bir şekilde ‘Türkiye’de istikrar, barış ve devamlılık’ çağrısında bulundu. Bu da yetmezmiş gibi Türkiye’nin iki taraflı bir anlaşma ile Fetullah Gülen’in iadesi için yaptığı talepte hiçbir ilerleme kaydedilmedi.”

Suriye, Irak ve Türkiye
Erdoğan, Türkiye-ABD ilişkilerinde başka bir hayal kırıklığının ise ABD’nin YPG’ye verdiği destek olduğunu dile getirdi.

Erdoğan yazısında bu konuyla ilgili, “Türk makamlarının tahminlerine göre, Washington son yıllarda PYD/YPG’ye silah vermek için 5 bin kamyon ve 2 bin kargo uçağı kullandı. Hükümetim, ABD’li yetkililerin PKK’nın Suriye’deki müttefiklerine eğitim ve teçhizat verme kararlarından duyduğumuz endişeyi tekrar tekrar paylaştı. Ne yazık ki sözlerimize kulak tıkandı ve ABD silahları en nihayetinde sivil halkımızı ve Suriye, Irak ve Türkiye’deki güvenlik güçlerimizi hedef almak için kullanıldı” dedi.

‘Kendi göbeğini kendi kesecek’
Son günlerde ABD’nin Amerikan vatandaşı pastör Andrew Brunson’ın Türk polisi tarafından tutuklanmasını gerekçe göstererek Türkiye ile tansiyonu artıracak birçok adım attığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: “Donald Trump’ı birçok toplantımız ve konuşmamızda uyardığım gibi hukuki sürece saygı duymak yerine, ABD dost bir millete karşı haddini aşan tehditler yayımladı ve Bakanlar Kurulumuzun birçok üyesine yaptırım uyguladı. Bu karar kabul edilemez, mantıksız ve en nihayetinde uzun süreli dostluğumuza zarar verici nitelikteydi. Türkiye’nin tehditlere cevap vermediğini göstermek için birkaç ABD’li yetkiliye yaptırım kararı aldık. Biz hep aynı prensibe bağlı kalacağız: Hükümetimi hukuki sürece müdahale etmeye zorlamaya çalışmak anayasamıza ya da ortak demokratik değerlerimize uygun değildir.

Türkiye zaman belirledi ve ABD dinlemezse bir kez daha kendi göbeğini kendi kesecek. 1970’lerde Türkiye, Washington’ın itirazlarına rağmen Kıbrıs Rumları tarafından Türk kökenlilere karşı uygulanan soykırımı engellemek için Kıbrıs’a girdi. Son zamanlarda Washington’ın Suriye’nin kuzeyinden gelen milli güvenlik tehditleriyle ilgili bizim endişelerimizin ciddiyetini anlayamaması, DEAŞ’ın NATO sınırlarına erişimini kesen ve YPG’yi Afrin kentinden çıkaran iki askeri operasyonla sonuçlandı. Bu durumlarda olduğu gibi milli çıkarlarımızı korumak için gerekli adımları atacağız.”

‘Yeni dost ve müttefikler aramaya başlayacağız’

Erdoğan yazısına şu ifadelerle son verdi: “Kötülüğün dünyanın her yerinde pusuya yattığı bir dönemde, uzun zamandır müttefikimiz olan ABD’nin Türkiye’ye karşı attığı tek taraflı adımlar sadece ABD’nin çıkarlarına ve güvenliğine zarar verir. Çok geç olmadan, Washington ilişkilerimizin asimetrik olabileceği yanlış düşüncesini bir kenara bırakmalı ve Türkiye’nin alternatiflere sahip olduğunu kabul etmelidir. Bu tek taraflılık ve saygısızlık trendini tersine çeviremezlerse yeni dost ve müttefikler aramaya başlayacağız.”

Yorum Gönder

0Yorumlar
Yorum Gönder (0)