Header Ads

Nobelli iktisatçı Türkiye’ye ‘krizden kaçış yolu’ gösterdi: Biraz alengirli

Nobel ödüllü iktisatçı Paul Krugman, Türkiye’nin Asya ülkelerinin 1997-98 döneminde yaşadığına benzer tipte, kendi kendini besleyen bir ekonomik krizin içinde olduğunu belirterek, “Bu yazgıdan kaçınmanın yolu yok mu? Var, ama biraz alengirli” dedi.


Son dönemde ekonomide verilerin kötü gelmesi sonrası başlayan kur artışları, ABD ile yaşanan siyasi krizin ardından zirveye çıkmıştı. ABD’ye giden Türk heyetinin anlaşmaya varamadan dönmesinin ardından TL dün dolar karşısında yüzde 17 değer kaybetmişti. Dolar/TL kuru şu an 6.4 seviyelerinde. Resmi verilere göre Türkiye’nin 453 milyar dolar dış borcu bulunuyor.

Amerika’nın önde gelen gazetelerinden New York Times için ‘1998’miş gibi partilemek’ başlıklı bir yazı kaleme alan Krugman, Türkiye’de son dönemde yaşanan krizi Endonezya’nın 1990’larda yaşadığına benzetti.

Krugman, o dönem Endonezya’nın dış borcunun ülkenin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’sına oranının, Türkiye’deki mevcut rakama benzer şekilde, yüzde 60’ın altında olduğunu, ancak bunun daha sonra 1998’de yüzde 170’e fırladığını belirtti.

‘Yabancı sermayenin gözdesi’ bu tip gelişmekte olan ülkelerde borç krizine neden olacak bir ani sermaye duruşuna pek çok şeyin neden olabileceğini ifade eden Krugman, “Damadınızı ekonomi politikalarının yönetimine atamak gibi iç siyasi meseleler de olabilir, Amerika’da faizlerin artması veya yatırımcıların sizinle benzeştirdiği başka bir ülkedeki kriz de olabilir” diye ekledi.

‘Bu yazgıdan kaçınmanın yolu yok mu?’
Böyle bir durumda ekonomideki şok her ne olursa olsun, esas meselenin dış borcun ülke ekonomisini bir ‘ölüm sarmalına’ karşı savunmasız kıldığını dile getiren Nobelli iktisatçı,  bu olduğunda güven kaybı yaşanan piyasada ilk olarak para biriminin değer kaybettiğini, bunun reel sektörün borçlarını patlattığını, bunun ekonomi üzerinde baskı oluşturup para biriminde daha da fazla değer kaybına yol açtığını belirtti.

“Bu yazgıdan kaçınmanın yolu yok mu?” diye soran Krugman “Var, ama biraz alengirli” diye cevap verdi.

Krugman bunun, genel kabul görmüş politikalardan kısa süreli bir sapma ile uzun vadede tekrar bu politikalara dönüş yapılacağına dair verilecek güvenilir garantilerin karması bir yaklaşımla mümkün olabileceğini belirtti.

Nobelli iktisatçı bunun nasıl işleyeceğini şöyle anlattı: “Panik halinde kaçan sermayeyi engellemek için borç oranındaki patlamayı geçici sermaye kontrolüyle durdurup belki de bazı döviz borçlarını ödemeyi kabul etmeyerek yapabilirsiniz. Bu esnada mali olarak sürdürülebilir bir rejim için işleri yoluna koymak gerek. Eğer her şey yolunda giderse, güven zamanla yeniden kazanılır ve nihayetinde sermaye üzerindeki kontrolleri kaldırabilirsiniz.”

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.