YÖK Başkanı Erol Özvar’ın imzasını taşıyan yazıda üniversitelerde cuma namazı saatleriyle çakışan ders, sınav, mesai ve uygulamaların ‘ibadeti aksatmayacak şekilde’ düzenlenmesi gerektiği bildirdi.
Düzenlemelere dayanak olarak anayasal haklar gösterildi.
YÖK’ün üniversitelere gönderdiği metnin ilgili kısmı şöyle:
* Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 24’üncü maddesi ile güvence altına alınan din ve vicdan hürriyeti, yalnızca bireyin inancını açıklama veya açıklamama serbestisini değil, bu inancın doğal ve zorunlu sonucu olan ibadetlerin fiilen ve serbestçe yerine getirilebilmesini de kapsayan temel bir anayasal haktır.
* Anayasa’nın 42’nci maddesinde güvence altına alınan eğitim ve öğretim hakkı ise, bireyin eğitim faaliyetlerine erişiminin ve bu faaliyetlerden yararlanmasının kesintisiz biçimde sağlanmasını amaçlamaktadır. Bu iki temel hakkın birlikte değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
* Bu itibarla, din ve vicdan hürriyetinin kullanımını engelleyen veya fiilen imkânsız hale getiren uygulamalar kadar, eğitim ve öğretim hakkını zedeleyen düzenlemelerden de kaçınılması; her iki hakkın özüne dokunulmaksızın, birlikte ve dengeli biçimde kullanılmasını teminen gerekli tedbirlerin alınması, Anayasa’nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesinin idare bakımından doğal bir sonucudur.
* 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında yükseköğretim kurumlarının yıllık eğitim-öğretim programı ve akademik takvimin belirlenmesi ile ders saatleri ve sınavlarına ilişkin düzenlemeler yükseköğretim kurumunun yetkili kurullarının yetkisi dahilinde olsa da söz konusu yetkinin kullanımı Anayasa ile güvence altına alınmış temel hak ve özgürlükleri sınırlayıcı veya ortadan kaldırıcı biçimde yorumlanmamalıdır.
* Yükseköğretim kurumlarında cuma namazı vakitleri ile çakışan mesai, ders, sınav ve uygulama düzenlemeleri bakımından, akademik ve idari personel ile öğrencilerin din ve vicdan hürriyetlerini fiilen kullanabilmelerini teminen gerekli kolaylıkların sağlanması, Anayasa’nın 24’üncü maddesinde güvence altına alınan din ve vicdan hürriyeti ile 42’nci maddesinde düzenlenen eğitim ve öğretim hakkının birlikte korunmasının doğal bir sonucudur.
* Bu çerçevede, yükseköğretim kurumlarında cuma namazı vakitleri ile çakışabilecek nitelikteki mesai, ders, sınav ve uygulamalara ilişkin düzenlemelerin, din ve vicdan hürriyetinin fiili kullanımını ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin sürekliliğini birlikte gözeten bir yaklaşımla yeniden değerlendirilmesi; söz konusu faaliyetlerin, cuma namazı saatlerinde yerine getirilecek ibadetleri aksatmayacak şekilde planlanması ve gerekli idari tedbirlerin alınması hususunda gereğini rica ederim.
