Ad 728x90

Pazartesi, Şubat 16, 2026

Bu paralar artık basılmayacak

Bu paralar artık basılmayacak

 


Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, üretim maliyetlerinin nominal değerin üzerine çıkması nedeniyle 1 ve 5 kuruşluk madeni paraların basımını tamamen durdurdu. 2026'dan itibaren yalnızca 5 TL, 1 TL, 50 kuruş ve 10 kuruşluk madeni paraların basımı sürdürülecek.


Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, üretim maliyetlerinin madeni paraların üzerinde seyretmesi nedeniyle köklü bir değişikliğe gitti.

İKİ MADENİ PARANIN ÜRETİMİ DURDURDU
Kurum, 2026 yılı başı itibarıyla 1 ve 5 kuruşluk madeni paraların basımını tamamen durdururken, üretim politikasını daha çok 1 TL ve 5 TL üzerine yoğunlaştırdı. Daha önce 2024 yılında 25 kuruşun tedavülden fiilen çekilmesiyle dikkat çeken Darphane, yeni kararla birlikte en küçük iki madeni parayı da üretim listesinden çıkarmış oldu. 2026'dan itibaren yalnızca 5 TL, 1 TL, 50 kuruş ve 10 kuruş basımı sürdürülecek.

OCAK AYI ÜRETİM RAKAMLARI AÇIKLANDI
T24'te yer alan verilere göre, ocak ayında 50 kuruştan 2 milyon 70 bin adet, 10 kuruştan ise yalnızca 180 bin adet üretildi. Cumhuriyetin 100. yılı anısına basılan ve halen dolaşımda olan 5 TL'lik madeni paradan ise aynı ay içinde 10 milyon adet piyasaya sürüldü.

MALİYETLER DEĞERİNİ KATLADI
Darphane verileri, madeni paraların maliyetinin nominal değerlerini katladığını ortaya koyuyor. Buna göre 1 TL'nin üretim gideri 4 TL'yi aşarken, 50 kuruşun maliyetinin de yaklaşık 3 TL seviyesine çıktığı ifade ediliyor.

Perşembe, Şubat 05, 2026

Milano Cortina 2026 Kış Olimpiyat Oyunları programı ve Türkiye Team

Milano Cortina 2026 Kış Olimpiyat Oyunları programı ve Türkiye Team

 


2026 Kış Olimpiyatları, Milano’dan Alplere uzanan çok merkezli yapısıyla şehir ve dağ sporlarını aynı organizasyonda buluşturuyor.


2026 Milano Cortina Kış Olimpiyatları, 6–22 Şubat 2026 tarihleri arasında düzenlenecek. Milano ve Cortina d’Ampezzo başta olmak üzere İtalya’nın kuzeyindeki farklı bölgelerde gerçekleşecek oyunlar, toplam 8 spor dalını ve 16 disiplini kapsıyor.


Milano Cortina 2026, tek bir ev sahibi şehir yerine birden fazla bölgeye yayılan yapısıyla dikkat çekiyor. Oyunlar, İtalya’nın kuzeyinde konumlanan şehirler ve Alp yerleşimleri arasında paylaştırılıyor. Bu yaklaşım, mevcut tesislerin kullanımına olanak tanıyor ve spor dallarını doğal ortamlarında konumlandırıyor.


RESMİ SİTE ÜZERİNDEN PROGRAMI TAKİP EDEBİLİRSİNİZ TIKLAYIN


TÜRKİYE OLİMPİYAT KOMİTESİ TIKLAYIN


Milano Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’ndaki Branşlar


026 Kış Olimpiyatları, 8 spor ve 16 disiplini kapsıyor. Kış Olimpiyatlarını ilk kez takip edecekler için her branş, açıklamasıyla beraber aşağıda yer alıyor.

Buz Üzerinde Yapılan Sporlar

Buz Hokeyi
İki takımın pakı rakip kaleye sokmaya çalıştığı, fiziksel temasın yoğun olduğu takım sporu.

Artistik Patinaj
Bireysel ya da çiftler hâlinde buz üzerinde yapılan, teknik hareketler ve koreografi üzerinden değerlendirilen yarışmalar.

Sürat Pateni
Uzun oval pistte sporcuların zamana karşı yarıştığı, hız odaklı branş.

Kısa Kulvar Sürat Pateni
Daha kısa bir pistte yapılan, virajların ve taktik hamlelerin belirleyici olduğu sürat pateni türü.

Curling
Sporcuların taşları buz üzerinde hedefe en yakın noktaya göndermeye çalıştığı, strateji ağırlıklı takım oyunu.

Kayak ve Kar Üzerinde Yapılan Sporlar


Alp Disiplini Kayak

Sporcuların eğimli parkurlarda en kısa sürede inişi tamamlamaya çalıştığı yarışlar.


Kuzey Disiplini Kayak (Langlauf)

Uzun mesafeli, dayanıklılığın ön planda olduğu kayak yarışları.


Kayakla Atlama

Sporcuların rampadan hız alarak mümkün olan en uzun ve dengeli atlayışı hedeflediği branş.


Kombine Nordik

Kayakla atlama ve kuzey disiplini kayak yarışlarının birlikte değerlendirildiği disiplin.


Biatlon

Kayakla ilerleme ve hedef atışlarının dönüşümlü yapıldığı, konsantrasyon gerektiren spor.


Serbest Stil ve Tahta Sporları


Snowboard

Tek bir tahta üzerinde yapılan, hız ve teknik hareketlere dayalı yarışmalar.


Serbest Stil Kayak

Hava akrobasisi, zıplamalar ve teknik figürlerin puanlandığı kayak branşı.


Takım ve Kızak Sporları


Bobsleigh

Aerodinamik kızaklarla buz pistte yüksek hızlara ulaşılan takım yarışı.


Luge

Sporcuların sırtüstü yattığı küçük kızaklarla yapılan bireysel hız yarışı.


Skeleton

Yüzüstü pozisyonda, baş önde ilerlenen ve refleks gerektiren kızak sporu.


2026’da İlk Kez Yer Alacak Branş


Ski Mountaineering (Dağ Kayağı)

Sporcuların hem tırmanış hem iniş yaptığı, dayanıklılık ve teknik bilginin birlikte değerlendirildiği branş. Bu spor, 2026 Kış Olimpiyatları programına ilk kez dâhil ediliyor ve Alp bölgeleriyle doğrudan bağlantı kuruyor.

Çarşamba, Şubat 04, 2026

Nijerya'da şeriat isteyen saldırganlar bir köye saldırdı en az 170 ölü

Nijerya'da şeriat isteyen saldırganlar bir köye saldırdı en az 170 ölü

 


Nijerya’nın Kwara eyaletindeki Woro köyüne düzenlenen silahlı saldırıda 170 kişi öldü.


 Orta Nijerya’da yer alan köye silahlı kişilerce saldırı düzenlendi, en az 170 kişi öldü.


Milletvekili Saidu Baba Ahmed’in anlattıklarına göre saldırganlar köy sakinleri topladı, ellerini arkadan bağladı ve infaz etti.


Saldırganlar baskın sırasında evleri ve dükkanları da ateşe verdi.


Yetkililer ve askerler, hayatta kalanları bulmak için çevredeki ormanlık alanlarda arama çalışmalarını sürdürüyor.


Habere göre bu saldırı, köylere baskınlar düzenleyen, insanları ve hayvanları kaçıran silahlı grupların giderek daha fazla hedef aldığı Niger eyaletiyle sınır komşusu olan bölgede bu yılki en kanlı saldırı oldu.


‘Saldırganlar köylülerden şeriat sistemine geçmesini istedi’


Köy sakinleri Reuters’a cihatçı oldukları düşünülen silahlı kişilerin köyde sık sık vaaz verdiğini söyledi.


Köylüler, saldırganların halktan Nijerya devletine bağlılıklarını bırakıp şeriat sistemine geçmelerini istediklerini anlattı. Köylüler buna karşı çıkınca, militanların salı günkü vaaz sırasında ateş açtığı belirtildi.


Trump, Nijerya’yı ‘‘özel endişe duyulan ülke’ ilan etmişti


Kuzeybatı ve orta Nijerya genelinde şiddet giderek artıyor. Silahlı gruplar kırsal topluluklarda ciddi saldırılar düzenleyip insanları kaçırırken güvenlik güçleriyse şiddeti kontrol etmekte zorlanıyor.


ABD Başkanı Donald Trump, Ekim 2025’te ‘Hristiyanlara katliam yapıldığı’ iddiasıyla Nijerya’yı ‘özel endişe duyulan ülke’ ilan etmişti.


Nijerya Devlet Başkanı Bola Ahmed Tinubu’ysa bu iddiayı reddetmişti.


Kasım 2025’te yine Niger eyaletindeki bir Katolik okulundan 300’den fazla çocuk silahlı kişilerce kaçırılmıştı. Bu çocuklar, yaklaşık bir ay süren esaretten sonra serbest bırakılmıştı.


ABD, 25 Aralık’ta ‘terör hedefleri’ diye tanımlanan noktalara saldırılar düzenlemişti.


4 Ocak’taysa Niger eyaletinde bir pazara düzenlenen silahlı saldırıda en az 30 kişi öldürülmüş, çok sayıda kişi kaçırılmıştı.

6 Şubatta o dört ilde okullar tatil, “Asrın Felaketi”nde 50 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti

6 Şubatta o dört ilde okullar tatil, “Asrın Felaketi”nde 50 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti

 


“Asrın Felaketi” olarak nitelendirilen ve 50 binden vatandaşımızın yaşamını yitirdiği 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde 3. yıldönümü geldi. Valilikler tarafından alınan kararla birlikte 4 ilde okullar tatil ilan edildi.


Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri, “Asrın Felaketi” olarak tarihe geçti. 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş’ta meydana gelen büyük deprem, Türkiye'nin modern tarihindeki en büyük yıkımlardan biridir.


Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde saat 04.17’de 7.7, 13.24’te ise Elbistan’ta 7.6 büyüklüğünde iki deprem ülkemizi derinden sarstı. Bu depremlerde Kahramanmaraş başta olmak üzere Hatay, Adıyaman, Malatya, Gaziantep, Osmaniye, Kilis, Şanlıurfa, Adana, Diyarbakır ve Elazığ’ı doğrudan etkiledi.


Resmi veriler doğrultusunda depremde 53.000'den fazla vatandaşımız yaşamını yitirirken, 107.000'den fazla kişi de yaralandı. Yaklaşık 38.000 bina anında yıkılırken toplamda ise 260.000'den fazla yapı ağır hasar alarak kullanılamaz bir hale geldi. Bölgede meydana gelen depremden ötürü 14 milyon kişi bu sarsıntılardan doğrudan etkilendi.


4 İLDE OKULLAR TATİL


“Asrın Felaketi” olarak bilinen ve 50 binden kişinin hayatınım kaybettiği Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıldönümü dolayısıyla Adıyaman, Gaziantep, Hatay ve Kahramanmaraş’ta valiliklerce okullar 6 Şubat Cuma günü tatil ilan edildi.


Kahramanmaraş, Adıyaman, Hatay ve Gaziantep’te e 6 Şubat 2026 Cuma günü eğitime 1 gün ara verilirken bu illerdeki kamu çalışanları (zorunlu hizmetler hariç) idari izinli sayılacak.

Türkiye'nin son dönem adı sık duyulan yardımseveri Sedat Peker, yine yardım elini uzattı

Türkiye'nin son dönem adı sık duyulan yardımseveri Sedat Peker, yine yardım elini uzattı

 


Silvan’da yüzde 85 engelli Erdoğan Ateş, 1,5 milyon TL’lik tedavi umudu için günde 10 saat hurdacılık yapıyordu. Sosyal medyada yayılan görüntülerin ardından Sedat Peker, genç adamın tüm tedavi masraflarını karşıladı.


Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde yaşayan 25 yaşındaki Erdoğan Ateş’in yaşam mücadelesi sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Doğuştan yüzde 85 bedensel engelli olan Ateş, tedavi masraflarını karşılayabilmek için her gün yaklaşık 10 saat hurdacılık yapıyordu.


Ailesinin tek çalışanı olduğu belirtilen genç, 1,5 milyon TL’lik tedavi sürecinin ardından yüzde 80–90 oranında iyileşme şansı bulunduğunu ifade ederek hayata tutunmaya çalıştığını dile getirmişti. Ateş’in çalışırken çekilen görüntülerinin sosyal medyada yayılması üzerine dikkat çeken bir gelişme yaşandı.


Sedat Peker yardım elini uzattı


Ateş'in mücadelesi sosyal medyada geniş kitlelere ulaşırken, Sedat Peker Ateş'in mücadelesine karşılıksız kalmadı. Peker, Ateş'in tüm tedavi masraflarını karşılayarak ilk uçakla İstanbul’a getirtti. Ayrıca Peker, ameliyat sonrası tüm tedavi ve yaşam giderleri için de ekstra maddi destek sağladı.


'Sesimi duyup karşılıksız bırakmadı'


Ateş hastanede yayınladığı videoda, "Reisimiz Sedat Peker, uzak yerlerden sesimi duyup karşılıksız bırakmadı. Tedavi masraflarımın hepsini karşıladı, çok teşekkür ediyorum. Diyarbakır'dan ilk uçakla beni İstanbul'a getirip hastaneye yatışımı yaptılar. Şuan çok mutluyum, iyi ki varsın reisim. Hediyeni aldım rabbim gözüne yaş değdirmesin" ifadelerini kullandı.

Menzil sofisi reklam yıldızı oldu

Menzil sofisi reklam yıldızı oldu

 


Sosyal medyada paylaştığı ilahi videolarıyla kısa sürede geniş kitlelere ulaşan Menzil sofisi Celal Karatüre, bu kez reklam dünyasının dikkatini çekti. Samsun’da yaşayan Karatüre, çeşitli markaların reklam tabelaları önünde ilahi seslendirdiği videolarla gündem oldu.


Gördüğü yoğun ilginin ardından birçok markanın radarına giren Karatüre, gıdadan tekstile, otomotivden emlağa kadar farklı sektörlerdeki firmaların reklam tabelası önünde ilahi söyledi.



Anadolu Ajansı, KRT'ye tazminat ödeyecek

Anadolu Ajansı, KRT'ye tazminat ödeyecek

 


Anayasa Mahkemesi (AYM), KRT Televizyonu ile Anadolu Ajansı (AA) arasında 2019 yerel seçimleri gecesi yaşanan veri kesintisine ilişkin başvuruda ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti.


AYM kararına göre, KRT ile AA arasında 2019 Mahallî İdareler Genel Seçimleri için “Seçim TV Ekranı Abonelik Sözleşmesi” imzalandı ve KRT, bu hizmet için 2 bin 500 lira + KDV ödedi. Ancak seçim gecesi oy sayımının kritik aşamasında AA’nın veri akışını yaklaşık 13 saat boyunca durdurduğu, bunun da KRT’nin yayıncılık faaliyetini olumsuz etkilediği belirtildi.


KRT DAVA AÇTI


KRT, hizmetin sözleşmeye aykırı şekilde eksik ifa edildiği gerekçesiyle tazminat davası açtı. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, bilirkişi raporunda AA’nın ileri sürdüğü “siber saldırı” iddiasının teknik olarak doğrulanamadığının belirtilmesine rağmen, somut zarar ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetti.


Dosyanın taşındığı AYM ise veri kesintisinin seçim sonuçlarının kamuoyu açısından en kritik anlarında yaşandığını, bunun yayıncılık faaliyetine etkisinin tartışılmadan davanın reddedilmesinin ilgili ve yeterli gerekçeye dayanmadığını vurguladı. Bu nedenle Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleri kapsamındaki ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verildi.


Yüksek Mahkeme, ihlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ve KRT’ye 2 bin 500 lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Ancak 2019'un 2 bin 500 lirasıyla 2026'nın 2 bin 500 lirası arasındaki uçurum akıllara geldi.


NE OLDU


Karar, 2019 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde Ekrem İmamoğlu’nun öne geçmesinin ardından AA’nın veri akışını kestiği iddialarının yoğun tartışma yarattığı sürece ilişkin yargısal değerlendirme açısından da önem taşıyor. O gece AA, veri alamadığını belirtmiş; dönemin Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Güven ise bu iddiayı yalanladı.

"Şüpheli ölüm": 12 yaşındaki Fikret 30.kattan düştü

"Şüpheli ölüm": 12 yaşındaki Fikret 30.kattan düştü

 


İstanbul Sarıyer’de 7’nci sınıf öğrencisi 12 yaşındaki Fikret Ömer Akıncı, yaşadığı sitede 30’uncu kattaki dairenin balkonundan düşerek yaşamını yitirdi. Olay, "şüpheli ölüm" olarak değerlendirilerek soruşturma başlatıldı.


İstanbul’un Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa Mahallesi’nde meydana gelen olayda, 12 yaşındaki Fikret Ömer Akıncı hayatını kaybetti.

Acı olay, 1 Şubat Pazar günü saat 23.00 sıralarında bir sitede yaşandı. Edinilen bilgilere göre, 7’nci sınıf öğrencisi olan Fikret Ömer Akıncı, akşam saatlerinde yaşadığı sitenin 30’uncu katındaki dairenin balkonuna çıktı. Bir süre sonra balkondan düşen Akıncı’yı gören çevredeki vatandaşlar durumu sağlık ekiplerine bildirdi.

SAVCILIK "ŞÜPHELİ ÖLÜM" OLARAK DEĞERLENDİRDİ

Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, küçük çocuğun olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi. Polis ekipleri bölgede güvenlik önlemi alarak inceleme başlattı. Olay sırasında evde bulunan anne Elif Akıncı’nın (45), polise verdiği ifadede çocuğunun evin mutfak bölümüne ait balkondan sarktığı sırada düştüğünü söylediği öğrenildi. Anne Akıncı’nın, çocuğunun bilinen herhangi bir hastalığının bulunmadığını da ifade ettiği belirtildi.

Cumhuriyet Savcısı ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından Fikret Ömer Akıncı’nın cenazesi, Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı. Savcılık, olayı "şüpheli ölüm" kapsamında değerlendirerek soruşturma başlattı.



"Kampanyalı döner" skandalı, at ve eşek eti çıktı

"Kampanyalı döner" skandalı, at ve eşek eti çıktı

 


Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yayımladığı taklit veya tağşiş yapılan ürünler listesinde dikkat çeken bir ürün yer aldı. Bakanlık denetimlerinde, zincir marketlerde kampanyalı olarak satılan dana döner ürününde at ve eşek eti tespit edildi. Gelişme gıda güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi.


Tarım ve Orman Bakanlığı, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında gerçekleştirdiği resmi denetimlerin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Bakanlık tarafından yayımlanan güncel listede, bazı zincir marketlerde de satışı yapılan bir ürüne ilişkin dikkat çeken bir tespit yer aldı.


KAMPANYALI OLARAK SATIŞ YAPMIŞLAR

Açıklanan bulgulara göre, "Bu hafta sonuna özel ekstra indirim" ifadeleriyle zincir markette kampanyaya sokulan Anket Pişmiş Dana Döner ürününde tek tırnaklı et tespit edildi. Ürünün etiketinde "dana döner" ibaresi yer almasına rağmen, yapılan analizler sonucunda mevzuata aykırı içerik bulunduğu belirtildi.



1 MİLYON TAKİPÇİLİ HESAPTAN PAYLAŞILDI

Söz konusu ürünün satıldığı zincir marketin, sosyal medya hesabında 1,1 milyon takipçiye sahip olduğu ve kampanyayı şu ifadelerle duyurduğu görüldü: "Bu hafta sonuna özel ekstra indirimler! 18-19 Mayıs tarihlerinde Anket Pişmiş Dana Döner 250 G 105,90 ₺."

BAKANLIKTAN NET MESAJ: DENETİMLER DEVAM EDECEK

Tarım ve Orman Bakanlığı, kamuoyuyla paylaştığı liste sonrası yaptığı değerlendirmede, gıda güvenliğini tehlikeye atan uygulamalara karşı taviz verilmeyeceğini vurguladı. Söz konusu ürün ve ilgili firmalar hakkında yasal sürecin başlatıldığı, işlemlerin mevzuat çerçevesinde yürütüleceği bildirildi.
Cinci Pelin tesettürden çıktı, işte son hali

Cinci Pelin tesettürden çıktı, işte son hali

 


"Donat donat donat" sözleri, kısa sürede viral olan Pelin Hürman’ın son hali görenleri şaşırttı. Pelin Hürman kimdir? Son halini merak edildi? 'Sağdan sola donat' sözleriyle tanınan Pelin Hürman kimdir?


Pelin Hürman 1982 yılında İstanbul’da doğmuştur. Aslen Selanik göçmenidir.

Pelin Hürman evli ve 2 çocuk annesidir.

9 yaşından bu zamana kadar cinleri duyabildiğini belirten Hürman, 2002-2006 yılları arasında Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Yönetim Bölümü mezunudur.

Pelin Hürman metafizik uzmanıdır. 1400 Cin kavmine hükmettiğini belirten Pelin Hürman, tüm metafizikçilere meydan okumakla beraber, “tüm metafizikçiler çıksın karşıma” açıklamasında bulunmuştur.

Beyaz Tv'nin canlı yayınında “Cin çıkarma seansı” yaparak gündem olan ve kendisini 'Metafizik Uzmanı' olarak tanıtan Pelin Hürman'ın son hali sosyal medyada gündem olmuştu.

Pelin Hürman’ın Son Hali?
Uzun süredir kamuoyunda görünmeyen Pelin Hürman, aradan geçen yılların ardından yeniden ortaya çıktı.

Son haliyle dikkat çeken Hürman, değişimiyle şaşırttı.
Arazide ölü bulundu: Sümeyye intihar mı etti?

Arazide ölü bulundu: Sümeyye intihar mı etti?

 


Nevşehir'de dün akşam saatlerinden itibaren kendisinden haber alınamayan Sümeyye Satılmış'ın cansız bedenine ulaşıldı. 19 yaşındaki genç kızın cansız bedeni Kahveci Dağı eteklerinde bulunurken, dedesinin emniyetteki ifadesi dikkat çekti. 


İhbar üzerine harekete geçen polis ekipleri, Sümeyye Satılmış'ı bulmak için gece saatlerinde başlatılan geniş çaplı arama sabah saatlerinde de devam etti. Ekipler bölgede hem yaya hem de dron destekli arama yaptı. Ayrıca çevrede bulunan güvenlik ve KGYS kameralarını inceleyen ekipler, kızın dün akşam saatlerinde Kahveci Dağı eteklerinde gezdiği görüntüye ulaştı.



Bölgede çalışmalarını sıklaştıran ekipler, genç kızın cansız bedenine ulaştı. Satılmış’ın yüksekten düşerek yaşamını yitirdiği öğrenilirken, kesin ölüm nedeni yapılacak otopsinin ardından tespit edilecek.

Öte yandan, olay yerinde geniş güvenlik önlemi alan polis ekipleri de inceleme yaptı. Satılmış’ın cansız bedeni yapılan incelemenin ardından morga kaldırıldı.

DEDESİNİN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

Ayrıca, Nevşehir'de yalnız yaşayan Sümeyye Satılmış'ın dedesinin karakolda verdiği ifade de ortaya çıktı. Dede M.Y.'nin verdiği ifadede, "İkametinde tek başına yaşamaktadır. Anne ve babası Nevşehir merkezde değildir. Torunum dün 10.20'de aradı ve rutin bir şekilde konuştuk. Bana işten geldiğini ve yatacağını söyledi. Sonrasında konuşmayı sonlandırdık.


Sümeyye'nin annesi F., beni saat 18.00'da aradı. Sümeyye'den haber alamadığını, evini dağıttığını ve kendisine ulaşamadığını söyledi. Ben de bu nedenle Sümeyye'nin ikametine gittim. İkamete gittiğimde ikamet dağınık durumdaydı. Kızım ile konuyu konuştum ve sonrasında Sümeyye'ye ulaşmaya çalıştım. Fakat ulaşamadım" dedi.


İlaçlama nedeniyle hayatlarını kaybeden Böcek ailesinin ölümüne ilişkin soruşturma tamamlandı

İlaçlama nedeniyle hayatlarını kaybeden Böcek ailesinin ölümüne ilişkin soruşturma tamamlandı

 


Böcek ailesinin ölümüne ilişkin soruşturma tamamlandı. İddianamede, Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Caferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moenn Ud Din Chıshtı hakkında, 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak' suçundan 3 yıldan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi. Şüpheli Rustemsha Batyrov hakkında ise 'Taksirle ölüme neden olmak' suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi.


Almanya'dan tatil için geldikleri İstanbul'da 'zehirlenme' şüphesiyle hastanede tedavi altına alınan, ardından hayatını kaybeden Kadir Muhammet Böcek (6), Masal Böcek (3), anne Çiğdem Böcek ile baba Servet Böcek'in ölümüne ilişkin soruşturma tamamlandı.


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, şüpheliler Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı'nın 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 2 yıl 8 aydan 22,5 yıla kadar hapisle ayrı ayrı cezalandırılmaları istendi. Rustemsha Batyrov'un ise 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edildi.


FATİH’TE BULUNAN KURAN KURSUNDA DA İLAÇLAMA YAPMIŞLAR

İddianamede yer alan İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün raporuna göre, zehirlenme vakasının meydana geldiği otelde 'DSS İlaçlama' isimli firma tarafından haşerelere karşı biyosidal ürün uygulaması yapıldığı, uygulamanın Doğan Cağferoğlu tarafından gerçekleştirildiği, uygulama sonrası iş yerine bırakılan formda irtibat numarasının Serkan Kışı’ya ait olduğunun tespit edildiği belirtildi. DSS İlaçlama isimli firma ile ilgili yapılan incelemede, firmanın Fatih’te bulunan bir Kur’an kursunda meydana gelen ve Abdulaziz Uzgenbaeva isimli çocuğun zehirlenmesine sebep olan uygulamayı da yaptığı, uygulamayı yapan Serkan Kışı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğu yazıldı. Ayrıca raporda, Fatih’te bulunan bir otelde yapılan denetimde, uygulama sonrası otele verilen form incelendiğinde biyosidal ürün uygulamasının yine aynı firma ve Serkan Kışı’nın sorumluluğunda Doğan Cağferoğlu tarafından yapıldığının tespit edildiği, DSS İlaçlama ile ilgili olarak biyosidal ürün uygulama işyerleri ile bu işyerlerinde çalışan personelin kayıtlarının tutulduğu sistemde firmaya ait herhangi bir kayıt bulunmadığı ve izinsiz olarak faaliyet gösterdiğinin belirlendiği aktarıldı. Ayrıca Doğan Cağferoğlu’na ait herhangi bir sertifika kaydına rastlanmadığı ve izinsiz olarak biyosidal ürün( zararlılarla mücadele amacıyla kullanılan ilaç) uygulaması yaptığı yazıldı.

DOĞAN CAĞFEROĞLU TARAFINDAN İLAÇLANDI

İddianamede, otelde konaklayan Servet Böcek, Çiğdem Böcek, Masal Böcek ve Kadir Muhammet Böcek’in ölümüyle ve yabancı uyruklu Mustafa Taamart, Reda Fakhri ve Ayoub Hamraoui’nin yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, mağdurların turistik gezi amacıyla İstanbul’a geldikleri, her iki grubun da olayın meydana geldiği otele yerleştirildikleri belirtildi. Otelin 101 numaralı odasında böcek olduğu yönündeki şikâyet üzerine otel yetkilisi Hakan Oğlak’ın, odada ilaçlama yapılması kararını aldığı, DSS İlaçlama şirketiyle görüşerek odanın ilaçlanması hususunda tarafların anlaştıkları, otel resepsiyonunun hemen yanında bulunan 101 numaralı odanın şirket görevlisi şüpheli Doğan Cağferoğlu tarafından ilaçlandığı aktarıldı. Bu süreçte otelde resepsiyon görevlisi şüpheli Muhammad Moeen’in bulunduğu, Muhammad’ın mesaisinin bittiği, ancak diğer resepsiyon görevlisi şüpheli Rustemsha Batyrov’un, şüpheli Muhammad’a 'Ben çok hastayım, yerime bakabilir misin?' demesi üzerine, şüpheli Muhammad’ın gece tekrar otele gelerek çalışmaya devam ettiği belirtildi.

7 DAKİKA BOYUNCA KAPININ AÇILMASINI BEKLEDİLER

İddianamede, gece resepsiyonun yanında bulunan 101 numaralı odanın ilaçlanması sebebiyle kokudan rahatsız olan şüpheli Muhammad’ın otelden çıktığı ve otelin dış kapısını kilitlediği, Böcek ailesinin ise bir gün önce mide bulantısı ve kusma şikâyetleri nedeniyle hastaneye gittikleri, tedavi görüp hastaneden ayrıldıkları; ancak olay gecesinde rahatsızlıklarının artarak devam ettiği, bu nedenle mağdurların ambulans çağırdığı yazıldı. Mağdur Servet Böcek’in, durumu ağır olan kızı Masal’ı kucağına alarak ambulansa götürmek için otelin lobisine indiği, ancak otel kapısının kilitli olması sebebiyle kapıyı açamadığı, yaklaşık 7 dakika boyunca kapının açılmasını bekledikleri ve kapıda bekleyen ambulansa ulaşamadıkları belirtildi. Bu süreç sonunda şüpheli Muhammad’ın gelen sesleri duyarak otele gelip kapıyı açtığı, mağdurların bu şekilde ambulansa alınarak hastaneye kaldırıldıkları, mağdur çocuklar Masal Böcek ve Kadir Muhammet Böcek’in aynı gece vefat ettikleri, ertesi günlerde ise mağdur Çiğdem Böcek ile mağdur Servet Böcek’in tedavi gördükleri hastanede hayatlarını kaybettikleri aktarıldı. Ayrıca yine otelde kalan ve turistik amaçla İstanbul’a gelen, şikayetleri bulunmayan müştekiler Mustafa Taamart, Reda Fakhri ve Ayoub Hamraoui’nin hastaneye gelerek tedavi oldukları ve taburcu edildikleri yazıldı.

OLAYIN ÖNLENEBİLİR OLDUĞU BELİRTİLDİ

Zehirlenerek vefat eden Servet Böcek, Çiğdem Böcek, Masal Böcek ve Kadir Muhammet Böcek’in otelin birinci katında bulunan 202 numaralı odada kaldıkları, dolayısıyla resepsiyonun bir üst katında oldukları belirtildi. Otelde hiçbir teknik ve tıbbi önlem alınmadan ilaçlama yapılması, tedbir alınmadan gerçekleştirilen ilaçlama ile birlikte otelde acil durumlarda müdahale edecek bir personelin bulundurulmaması ve bununla birlikte otelin dış kapısının kilitlenerek müteveffaların yardım almalarının geciktirilmesinin, olayın ölümle sonuçlanmasında etken olduğunun anlaşıldığı ifade edildi. Öte yandan iddianamede şüpheli Serkan Kışı’nın, zehirlenme vakasına yol açan uygulamayı izinsiz olarak gerçekleştirdiği, ayrıca biyosidal ürün uygulayıcı sertifikası bulunmayan firma çalışanı şüpheli Doğan Cağferoğlu’nun, 'Alüminyum Fosfit' aktif maddeli 'Fumigas yüzde 57 TB' isimli ürünü kullanarak bilinçsiz, usulsüz ve sertifikasız şekilde ilaçlama yaptığı belirtildi. İlaçlama firmasının teknik kusuru kadar, hizmet veren otel işletmesinin de özen yükümlülüğü kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, otel yetkililerinin otelin ilaçlanmasını sağlamakla yükümlü oldukları kadar, bu işlemin insan sağlığına zarar vermeyecek yöntemlerle icra edilmesini denetlemekle de yükümlü oldukları aktarıldı. Olayın öngörülebilir, önlenebilir ve kontrol edilebilir nitelikte olduğu, gerekli idari ve teknik tedbirlerin alınmaması nedeniyle meydana geldiği kaydedildi.

22 YIL 6 AYA KADAR HAPİS CEZASI İSTENDİ

İddianamede Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Caferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moenn Ud Din Chıshtı hakkında, ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak’ suçundan 3 yıldan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi. Şüpheli Rustemsha Batyrov hakkında ise ‘Taksirle ölüme neden olmak’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.
Türkiye'de "kayıp çocuk" sayısını veren resmi kurum var mı? Yıllara göre kaybolan çocuklar

Türkiye'de "kayıp çocuk" sayısını veren resmi kurum var mı? Yıllara göre kaybolan çocuklar

 


Türkiye'de kayıp çocuk sayısını bilen, istatistiğini ya da oranını tutan herhangi bir resmi kaynak bulunmuyor. Bu nedenle ülkemizdeki bu rahatsızlık her fırsatta dile getirilmektedir. Son olarak dünya da yaşanan ve Türkiye'ye uzandığı söylenen Epstein dosyaları, insanların bu konuda duyarlılığını yeniden arttırdı. Ama hala bu konuda resmi bir muhattap bulunmuyor. Türkiye'deki çocuk kayıplarına ilişkin tek açıklamayı 2024 yılındaki bir konuşmasında Fatih Altaylı dile getiriyor. 


Altaylı'nın ulaştığı rakam ise korkunç boyutta, videoda şöyle ifade ediyor. 

Türkiye’de yılda yaklaşık 10 bin çocuk kayboluyor.

Son 8 yılda bu sayı 90 bine yaklaşıyor ve bu çocukların çok büyük bir kısmından bir daha haber alınamıyor.





Türkiye'de kurum olarak TUİK'in şöyle bir çalışması var. Bu çalışmada kayıp-bulunan çocuk olarak değenlendirdiği raporunda olay sayılarını veri olarak ele almış. TÜİK yaptığı çalışmanın tam adı ise "Türkiye genelinde kaybolduktan sonra bulunarak emniyet birimlerine getirilen kayıp (bulunan) çocukların karıştığı olay sayısı" olarak ifade edilmektedir. 

Türkiye'de 2023 yılında toplam 15716 adet kayıp-bulunan çocuk olayı vakası yaşanmıştır.