Cezayı TRT Genel Müdürü Şahin ödemeli



"ODE BAKALIM BU CEZAYI IBRAHIM"

Yaptığı yanına kalmasın
AKP’ye yaranmak için TRT ekranlarını canlı yayında sahte haham Tuncay Güney’in iftira yağmuruna açan Genel Müdür İbrahim Şahin, kurumu CHP’ye 87 bin lira tazminat ödeme cezasıyla karşı karşıya bıraktı. Cezanın müsebbibi olan Şahin parayı bizzat ödemeli ve ’devleti zarara uğratmak’tan da yargı önüne çıkarılmalı...

Yetim hakkına el uzatma
Türkİye bir hukuk devletiyse bu para vatandaşın cebinden çıkmamalı! Bu işi kim akıl ettiyse ceremesini de o çekmeli. Ve “yetim hakkı” nı dilinden düşürmeyen Sayın Başbakan... Şahin, cezanın bir tek kuruşunu bile ödemek için devletin kasasına el uzatırsa günahı boynunuza...

Kanun maddesi açık: Yöneten kişi sorumlu
2954 sayılı TRT Kanunu’nun 28. maddesine göre; “TRT’nin yayınları yoluyla işlenen suçlarda veya haksız fiillerde, yayın tespit yoluyla yapılmışsa, metni yazan veya sesi tespit edilen, bu metni veya tespiti fiilen kontrol eden ve yayını fiilen yöneten ve kontrol eden kişiler” sorumludur.

Selcan Taşçı’nın yazısı
Aşkın da bir bedeli var
AKP’ye yaranacağım diye Tuncay Güney’in TRT ekranından CHP’ye ve Baykal’a hakaret etmesine izin vermenin 87 bin TL’lik faturasını “yetim hakkı”yla ödemeye kalkışırsanız iki yakanız bir araya gelmez
Skandalı, Cumhuriyet gazetesinin, artık “TRT’nin belalısı” şanını hak eden muhabiri Fırat Kozok’un haberinden öğrendik:
“TRT, CHP’ye 82 bin 500 TL ödedi.”
- Neden?
“Hakaretten...”
- TRT neden CHP’ye hakaret etsin?
Hakareti eden TRT değil Tuncay Güney aslında... Ama zincirleme yönetim hataları sonunda TRT de “hakaret ettiren” konumunda bu olayda. Çünkü ekranlarını sahte haham Tuncay Güney’e açıp, kesintisiz iftira yağmurunu nakleden o kamuoyuna...

Kanada’dan yayına tonla para
14 Ocak 2009 tarihini hatırlayan vardır (hem nasıl unutulur ki), Ümraniye soruşturmasının başladığı günlerde, çeşitli kişi ve kurumlara yönelik iftiraları “ihbar” sayılan Tuncay Güney adlı sahte hahamı canlı yayına çıkarmıştı TRT. Kanada’da bulunan Güney’i ağırlayabilmek için epey de zahmete girdiği, epey de masraf yaptığı konuşulmuş, bu ayrı bir parantez açılarak tartışılmıştı o günlerde...
Güney, TRT’nin Büyüteç adlı programında CHP’yi “Cesur Hırsızlar Partisi”, partinin o dönemki Genel Başkanı Deniz Baykal’ı da “MİT ajanı” olmakla suçlayınca...
Daha fenası, TRT sunucusu bütün bu hakaretleri “izlemekle” yetinince...

Hukuk savaşı verildi
CHP’li hukukçular harekete geçmiş ve TRT’ye karşı tam manasıyla bir “hukuk savaşı”na girişmişlerdi. Önce Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nın “kovuşturmaya yer olmadığı” yönündeki kararına itiraz ettiler. Böylece Sincan Ağır Ceza Mahkemesi, TRT hakkında ceza davası açılmasını talep etti. Ardından ise ceza davasına ek olarak, Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtıkları davada, CHP ve Deniz Baykal için ayrı ayrı 100’er bin TL tazminat talebinde bulundular. Bu mahkemeden çıkan “Deniz Baykal’a ve CHP’ye 10’ar bin TL tazminat” kararını “az” buldular. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin, CHP için ödenecek rakamı 10 bin TL’den 50 bin TL’ye çıkarmasını sağlayana kadar yürüttüler bu “hukuk savaşı”nı...

Rekor tazminat cezası
Nihayet, bu karar uyarınca “paranın tahsili için” Ankara 29. İcra Dairesi’ne başvurdu CHP’nin avukatları. Haliyle yasal faiziyle birlikte 82 bin 557 TL’yi, 4 bin 538 TL’lik mahkeme masrafıyla 87 bin 95 TL’yi bulan bu parayı ödemek zorunda kaldı TRT...
Dile kolay neredeyse 88 bin TL!
Hemen bütün haberlerde altı çizildiği gibi “rekor”.
Kimin kasasından çıkıyor?
Devletin...
Devleti “finanse eden” kim?
Millet!
Yani sen...
Yani ben...
Yani CHP’li Muharrem İnce’nin altını çizdiği gibi “trajik” ama yine CHP’liler... Ek olarak MHP’liler, AKP’liler, DP’liler, BDP’liler... Partililer, partisizler...
Şimdi asıl soru şu:
Tüyü bitmedik yetimin hakkını gaspa kimin ne hakkı var?
TRT’yi yönetiyor olmak, böyle bir “hak” veriyor mu mesela insana?

Yönetmelikte sorumlusu belli
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, konuyla ilgili açıklamasında, “Bu tazminat TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin ve ekibinin yanlı, yandaş kararları nedeniyle ortaya çıkmıştır. Bu nedenle bu tazminatın her kuruşu bu yayına izin verenler ve yapanların cebinden çıkması lazım. Aksi halde bu tazminat halkın parasından ödenecek, böylece halk cezalandırılmış olacak” diyor.
Hoş, demesine gerek mi var?
TRT Kanunu açık, ilgili yönetmelikler ortada...

Başına silah mı dayadılar
Artık aralarında paslaşsınlar “yakan top” kimin cebinde kalırsa...
Haber ve Spor Yayınları Dairesi Başkanı Ahmet Çavuşoğlu mu olur, yardımcısı Ahmet Böken mi olur... Skandal programın yapımcısı Cengiz Yel yahut “Sayın Güney”in saatlerce hakaretlerini dinleyen sunucu İbrahim Gürkan Sarı mı olur...
Yoksa İbrahim Şahin kurduğu bu “rüya takım”ın marifetine tek başına mı sponsor olur orasını ben bilmem...
Ama burası bir hukuk devleti ise, bu para “vatandaş”ın cebinden çıkmayacak! Çıkmamalı!
Vatandaş İbrahim Şahin’in başına silah mı dayadı;
“Kanada’lara kadar git, dolandırıcılıktan yargılanan, ruhsatsız silah, sahte nüfus cüzdanı, otoya sahte plaka, köy arazisini sahte belgelerle ele geçirip satmak, suç işlemek üzere çete oluşturmak gibi uzun bir suç listesi olan, hem imam-hem haham, binbir surat Tuncay’ı bul, sal muhalefetin üzerine, sal yandaş olmayan medyanın üzerine, sal ”bağımsız“ düşünen aydınların üzerine...” diye.
Bunu kim akıl ettiyse, ceremesini de o çekecek...
Bu “akla” kim itibar ettiyse o ödeyecek bedelini...
Vatandaş TRT Genel Müdürlüğünün önünde nümayiş mi yaptı “iktidara yalakalık olsun da, istersen çamur at izi kalsın” diye?
Yooo...

Günahı boynunuza...
Bu yayında söylenenler suçsa ki artık öyle olduğu hukuken sabit, bu suçu işleyen Tuncay Güney’se, işletenin de İbrahim Şahin olduğunu tescil etmiş olmadı mı “bağımsız/tarafsız Türk adaleti”?
Tamam bugün Türkiye’de aksi uygulamalara çok sık rastlar olduk ama “normal hukuk devletlerinde” cezayı suçlu olduğuna hükmedilen öder... Yanlış mı biliyoruz...
Kaldı ki bu da yetmez... Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yasalarına göre “devleti maddi-manevi zarara uğratmak” da ayrıca bir suç değil mi?
Bence bu suçtan da yargılanmalı; müsebbipleri!
Ve “yetim hakkı”nı dilinden düşürmeyen Sayın Başbakan, “Müslüman Cumhurbaşkanı” bu ülkenin;
Göreve gelir gelmez nasıl atayacağınızı bilemediğiniz, “ilk icraatınız” olarak tarihe geçen İbrahim Şahin ve ekibi, kendi suçlarının bedelinin bir tek kuruşunu ödemek için bile devletin kasasına, garibin, gurebanın, yetimin hakkına el uzatırsa, Allah bilir ya, günahları sizin de boynunuza...

TRT Kanunu’na göre cezanın sorumlusu o...
2954 sayılı TRT kanununun “Sorumluluk” başlığı altında düzenlenen 28. maddesine göre;
“Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun yayınları yoluyla işlenen suçlarda veya haksız fiillerde, yayın tespit yoluyla yapılmışsa, metni yazan veya sesi tespit edilen, bu metni veya tespiti fiilen kontrol eden ve yayını fiilen yöneten ve kontrol eden kişiler sorumludur.
(...)
Kişiler, kurum ve kuruluşlar yayınlar nedeniyle uğradıkları zararlardan ötürü, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu personeli aleyhine değil, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu aleyhine dava açarlar. Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkı saklıdır.”
* * *

Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Programlarının Denetimi Hakkında Yönetmelik’in 12. Maddesi ise yayınlanan programlardan doğacak cezai sorumluları şöyle belirliyor:
“Yayınlanan programlardan doğacak cezai ve hukuki sorumluluk, 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununun 28 inci maddesine göre belirlenir.
Canlı yayınlanan programlardan; programı hazırlayan, yöneten, sunan, yapımına ve yayınına izin veren ünite yetkilisi ve ilgili daire başkanı müteselsilen sorumludur.”

Yeniçağ