New York eyaletinde Müslüman zombi korkusu

AMERİKA'nın New York eyaletinde, haftalardan buyana bir "Müslüman mezarlığı" tartışması yaşanıyor.
Yazının girişinde de söyledim, aman karıştırmayın: Sözünü ettiğim "New York" Amerika'nın aynı isimli meşhur şehri değil, ülkenin kuzeydoğusunda bulunan ve başkenti Albany olan 50 eyaletinden biridir.
Müslüman mezarlığı tartışması, işte bu eyaletin Delaware şehrine bağlı 6 bin nüfuslu Sidney köyünde haftalar önce başladı ve hâlâ devam ediyor...
Hadise bazı Türk gazetelerinin sadece Amerika baskılarında kısaca yeraldığı ama Türkiye'de pek gündeme getirilmediği için, bu küçük köyde neler olup bittiğini nakletmek istedim.
"Nazım Efendi" adındaki Kıbrıslı bir Nakşibendî şeyhinden daha önce birkaç defa sözetmiştim...
Müridleri, bu şeyh efendiden bahsederlerken "Seyyidü't-Taife, Hâtimü's-Saadet, Kıbletü'l-İslâm, Sâhibü'z-Zaman, Şeyhülislâm, Hazret-i Şâh, Sultan, Mevlânâ Muhammed Nâzım âdil el-Kıbrısî el-Hakkanî el-Nakşıbendî Kuddise Sırruh" unvanlarını kullanıyorlar.

İKİ CENAZE, İKİ MEZAR
Bu unvanların mânâsını, bugünün Türkçesi'nin elverdiği ölçüde nakletmeye çalışayım:
"Yolundan gidenlerin efendisi, mutluluğun mührünü basan, İslâm'ın kıblesi, zamanın sahibi, şeyhülislâm, şâh, sultan ve efendimiz Kıbrıslı Hakkanî, Nakşıbendî ve âdil Muhammed Nâzım Hazretleri. Allah, onun sırrını kutsasın!"
İşte bu Şeyh Nâzım Efendi, başında bulunduğu yola "Osmanlı Nakşıbendî-Hakkanî Dergâhı" ismini vermiş, Abdülkerim adında yine Kıbrıslı bir zâtı da kendisine "halife" tayin etmiş. "Şeyh Abdülkerim el-Kıbrısî" unvanını alan halife Amerika'ya gitmiş, New York Eyaleti'nin Sidney köyünde geniş bir arazi satın almış, arazide bir dergâh tesis etmiş ve burada müridleriyle beraber yaşamaya başlamış.
Derken, geçen senenin sonlarında müridlerden biri bir trafik kazasında vefat etmiş ve cenazeyi dergâhın geniş arazisine defnetmişler... Birkaç ay sonra bir başka mürid daha rahmet-i rahmana kavuşmuş ve onu da aynı arazide toprağa vermişler. Her iki defin de gerekli izinlerle yapılmış ve definlerin sonrasında şehir yöneticilerinden arazinin o bölümünün ileride mezarlık olarak kullanılabileceğine dair bir de belge alınmış.

MEVZUATA UYGUN AMA...
Kıyamet, işte bundan sonra kopmuş: New York'ta cami tartışmaları devam ettiği sırada Delaware şehrinin yöneticilerinden olan Bob McCarthy "Canınızın istediği yere defin yapamazsınız, bu mezarları hemen kaldırın!" diye tutturmuş. Cemaat aldığı izin belgelerini göstermiş, definlerin mevzuata uygun olduğunu söylemiş, ama nafile! Sidney köyündeki mezar tartışması hâlâ devam ediyor. Bazı Amerikan gazeteleri Bob McCarthy'den alaycı bir üslûpla bahsediyor ve McCarthy'nin "Müslüman zombi korkusuna tutulduğunu" yazıyorlar. Cemaat ise işi mahkemeye taşımaya hazırlanıyor.
Bu çeşit cemaatleri kabul edersiniz veya etmezsiniz, varlıklarına ve faaliyetlerine karşı çıkarsınız yahut çıkmazsınız, bu işin başka tarafıdır. Ama, Mormon'undan Hasidik'ine kadar dünya kadar uç cemaatin kendi inançları doğrultusunda yaşayıp ölülerini de kendi arazilerine gömdükleri Amerika'da Müslüman bir cemaatin âdetleri sözkonusu ediliyorsa, o zaman o memleketteki "eşitlik" ve "özgürlük" kavramlarının da tartışılması gerekiyor demektir.

Murat Bardakçı
Habertürk