Bizde politikacılar istifa etmez


Almanya Aşağı Saksonya Eyaleti Valisi Christian Wulff, 2008 tarihinde bir işadamı arkadaşının karısından çok düşük faizle 500 bin euro tutarında borç aldı.
Olay ortaya çıkınca eyalet meclisine verilen bir önergede işadamı ile bir ilişkisi olup olmadığı Wulff’a soruldu.
Vali herhangi bir ilişkisi olmadığını söyledi.
Olay doğrulandı ve Wulff meclise yalan söylemekle suçlandı.
…………
Bizde böyle bir olay yaşansaydı ne olurdu?
Hiçbir şey.
Kimsenin kılı bile kıpırdamazdı.
İl Genel Meclisi’ne böyle bir önerge verilseydi vali yanıt bile verme gereği duymazdı.
İktidar kendi atadığı valiyi koruma altına alırdı.
Bir süre sonra da olay unutulur giderdi.
***
Dönelim Almanya’ya…
Wulff yine valilik döneminde Sylt Adası’nda eşiyle birlikte tatil yaptı.
Valinin kaldığı lüks otelin faturasını bir iş adamının ödediği ortaya çıktı.
İşadamının Wulff’un yazıdığı “En iyisi gerçek” adlı kitabının kampanya finansmanını da üstlendiği öğrenildi.
Geçmişteki bu olaylar Alman basınında haber oldu.
Çaresiz kalan Alman Cumhurbaşkanı Wulff valilik dönemine ait bu çıkar ilişkilerini haberleştiren Bild Gazetesi’ni tehdit etmeye kalkıştı.
Bild’in haberi basmaması için gazetenin genel yayın yönetmeni Kai Diekmann’ı aradı.
Kendisini bulamadığı için telesekreterine “Haberi basarsanız sizi bitiririm” diye mesaj bıraktı.
Bu olay Wulff’un siyasi konumunun artık tartışılması gerektiğini ortaya koydu.
Bunun üzerine zor durumda kana Alman Cumhurbaşkanı, Bild yönetmeni Kia Diekmann’dan özür dilemek zorunda kaldı.
………..
Türkiye’ye dönersek…
Cumhurbaşkanının, başbakanın veya bakanların işadamı arkadaşlarının daveti üzerine tatil yapması hiç ama hiç yadırganmaz.
Böyle bir olayı hiç kimse kötüye yormaz.
Hatta söylemesi ayıp olağan karşılar.
Genelde “Ülkenin yazgısını elinde tutan bir politikacı tatilini bir garibanın davetlisi olarak geçirecek değil ya” diye düşünülür.
Bir işadamının cumhurbaşkanı ve başabakana parasal yardım yaparsa…
Onu davet edip, lüks bir otelde ağırlaması…
Lüks teknesiyle gezdirmesi…
Cumhurbaşkanının yazdığı kitabın basım ve dağıtım giderlerini karşılaması…
Kesinlikle yadırganmaz.
Ve bunun anlayış nedeniyle Türkiye‘de politikacılar bu tip ilişkileri sürekli sürdürürler.
***
Oysa Almanya’da bu tip ilişkiler kabul edilmez.
Nitekim edilemedi de…
Ne oldu?
Medya ve kamuoyu Wulff’un sürekli üstüne gitti onun geçmişini didik didik etti.
Politik gücünü kullanarak elde ettiği çıkar lişkilerini ortaya çıkardı.
Sonunda bir yürekli savcı, Cumhurbaşkanı Wulff’un dokunulmazlığının kaldırılması için parlamentoya başvurdu.
Savcının bu girişimi üzerine Wulff siyasi yaşamının artık bittiğini kabul etti ve eşiyle birlikte Alman halkının önüne çıkıp çok kısa bir açıklama ile görevini bıraktığını söyledi.
Şimdi Wulff için daha zor bir süreç başlıyor.
Savcı onun yolsuzluklarını sorgulayacak, elde ettiği belge ve delillere göre suç duyurusunda bulunup bulunmamaya karar verecek.
…………..
Türkiye’de Wulff’un yaptıklarının kat be kat fazlasını yapan politacılar için böyle bir son sözkonusu değil.
Bakın, mecliste yüzlerce fezleke sümen altında bekletiliyor.
Türkiye’de dokunulmazlıkları olan politikacıların çocuklarının yakınlarının devlet olanaklarıyla nasıl zengin edildiğine sık sık tanık oluyoruz.
Bunlar yazılır, çizilir ama ne toplum ne de savcılar bu işlerin üzerine gidemezler.
Türkiye’de istifa müessesesi Almanya’da olduğu gibi hiçbir zaman işlemez.
Türkiye işler böyle gelir, böyle gider.

Tufan Türenç