Gül yasayı okumamış olabilir mi? Gül yasayı okumamış olabilir mi?
Hayatı keşke idealistler yönetse ama değil gerçekçiler yönetiyor.
Gerçekçi olanlar, MİT Müsteşarı ile dört arkadaşını yargının elinden kurtaran kanunu Cumhurbaşkanı Gül’ün hemen onaylayacağını iyi biliyorlardı.
Çünkü Abdullah Gül, AKP söz konusu olduğunda tarafsızlık yeminine bağlı kalamayacağını defalarca göstermiş bir Cumhurbaşkanıdır.
İdealistler -yoksa romantikler mi desek- kuvvetli bir gerekçe bulunduğu için bu yasanın Şike Yasası gibi Çankaya’dan geri döneceği konusunda ümit beslediler.
Çünkü Cumhurbaşkanı Gül iki ay önce geri gönderme gerekçelerinden birinde şu tespiti yapmıştı: “… halen yürütülmekte olan bir soruşturma kapsamında bulunan kişilere yönelik özel bir düzenleme olduğu…”
Bu veto gerekçesi bir yorum değildir, Anayasa’nın 138’inci maddesi hükmüne dayanıyor.
O madde şunu diyor:
“Görülmekte olan bir dava hakkında Yasa Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.”
Eğer Şike Yasası’nda bu Anayasa hükmünün ihlâli hukuk devletini deprem ölçeği ile 6 kuvvetinde sarsmışsa emin olun MİT Müsteşarı ve arkadaşları için çıkarılan kişiye özel yasa ile 9 kuvvetinde deprem etkisi yaratılmıştır.
Anayasa ve hukuk devleti yerle bir edilmiştir.
Şüphelilerden MİT Müsteşarı hakkındaki talimat, öteki 4 MİT mensubu için mahkemeden çıkmış yakalama kararları beklerken Meclis sabah ezanına kadar Anayasa’yı çiğneyerek “kurtarma kanunu” yapmıştır.
Haberi alır almaz İstanbul Barosu eski Başkanı Turgut Kazan’ın Cumhurbaşkanı Gül’e Şike Yasası’ndaki vetosunu hatırlatan ve aynı tavrı Fidan Yasası için de tekrarlamasını öneren bir mektubu elekronik posta ile gönderdiğini biliyorum.
Ama herhalde Abdullah Gül bu mektubu da, hemen onay verdiği yasayı da okumadı.
Allah bilir, okursa altına imza atmak istemeyeceğinden korktu!
Kuzu mu kurt mu?
Prof. Burhan Kuzu’yu öğrencisi olup sınıfta izlemek eğlenceli olabilir ama yönettiği bir ülkede yaşamak?..
Allah korusun!
Son TV mülâkatında sanki şu dersi verdi:
“Toplumu kontrol altında tutmanın en etkili yolu onu korkutmaktır.”
Dünyadaki Gladio yapılanmalarını incelemiş.
İtalya’da 7 bin 600 Rusya’da 17 bin kişinin hapse atılmış olduğunu anlattı.
Hepsinde Gladio’nun tüccar ayağı, basın ayağı, asker ayağı ve siyasi ayağı bulunduğunu belirterek şunu sordu:
“Siyasi ayak hepsinde eksiksiz var da acaba bizde niye yok?”
Hocam, geldiğinizden beri arıyorsunuz, belki gerçekten yoktur! Olamaz mı?
Hayır, bunu kabul etmedi “Bizde de mutlaka vardır“ diye ısrar etti.
Bu vehimden yola çıkarak da özel yetkili mahkemelerin gerekliliğini savundu.
Yol arkadaşlarını hukukun üstünlüğü ülküsüne inandırması ona daha çok yakışırdı.
Hukuksuzluğa hukuk kılıfı dikmek Anayasa hocasına yakışmıyor!
Güngör Mengi
Vatan
