Bahçeli: AKP vızıltının kendisi
"Başbakan kafasına göre şehitlik ehliyeti dağıtacak cüreti ve yetkiyi nereden almaktadır?"
MHP lideri Devlet Bahçeli, “sivil şehitlik” tanımına tepki göstererek, “Başbakan kafasına göre şehitlik ehliyeti dağıtacak, önüne gelene bu değeri lütuf olarak verecek cüreti ve yetkiyi nereden almaktadır? Kendisini; şehitliği tescil eden ve onay veren bir konumda nasıl görebilmektedir?Bu şirk, maneviyat tüccarlığı, inanç karaborsacılığı ve manevi değer stokçuluğu değil midir?” diye sordu.
Partisinin grup toplantısında konuşan MHP lideri Devlet Bahçeli, Türkiye’nin, risk ve tehditlerle çevrelenmiş ve tuzaklanmış bir darboğazdan geçtiğine işaret etti. AKP’yi eleştiren Bahçeli, şöyle dedi:
“Sözde ileri demokrasiciler, okyanus öteciler, Kandilciler, İmralı havarileri, BOP’çular, peşmergeciler, teröristler, sıcak paracılar Türkiye’nin huzuruna ve millet varlığına adeta diş bilemektedirler. İktidar partisi AKP’nin, sorunlu ve silik politikaları sonucunda uçurumun kenarına kadar taşınan ülkemiz; kaypak ve kaygan güç dengelerinin arasına sıkıştırılmıştır. İhanet erbabının fazla mesai yaptığı ve AKP eliyle cesaretlendirildiği bu süreçte; eğitim sistemimiz tartışmaya açılmış, milli gün ve bayramlarımız saldırıya uğramış, üniter yapımız dört bir yandan aşındırılma girişimlerine maruz kalmıştır.”
-“BAŞBAKAN ERDOĞAN’DAN ÖĞRENECEK DEĞİLİZ”-
Şehit cenazelerine de değinen Bahçeli, “Bizim aklımızdan şehitliği ve şehit cenazelerini siyasetin dar mahzenlerine sıkıştırmak ve istismar etmek asla geçmemiştir. Onların son yolculuklarında dini ve milli vecibemizi yapmak dışında da bir eğilimimiz ve tercihimiz katiyen bulunmamıştır” diye konuştu. Bahçeli, şöyle devam etti:
“Bu çerçevede Başbakan Erdoğan’ın, geçtiğimiz hafta bizi hedefine alan mesnetsiz ve temelsiz sözleri aslında kendi çarpık zihniyetinin yansımasından başka bir anlama gelmemiştir.Bizim şehitleri ve şehit cenazelerini siyasi protesto gösterisine dönüştürdüğümüz, bunun da milli, manevi değerlerimiz ve şehitlerimizin aziz hatırası adına son derece çirkin, sorumsuz, edep ve adap dışı bir davranış olduğu Başbakan’ın ağzından işitilmiştir. Şu kadarını ifade etmeliyim ki, şehitliğin anlam ve önemini, onları Hakk’a uğurlarken son görevimizi nasıl yapacağımızı Başbakan Erdoğan’dan öğrenecek ve onun çizdiği sınırlarla bilecek değiliz.Başbakan, şehitleri kelle olarak tarif ettiğini unutmuş ve düştüğü müfterilik çukurunun boyutu kendisinin aklını başından almıştır. Bize edep, adap öğretmeye kalkışan Başbakan’ın, her şeyden önce, geçmişte şehitlere ve şehitliğe karşı sergilediği pervasızlığın ve saygısızlığın hesabını vermesi ahlaki bir tutarlık olacaktır.”
-“MHP’NİN HİÇBİR MENSUBU ŞEHİT KANI ÜZERİNDEN SİYASET HESAP YAPACAK DÜŞÜKLÜĞÜN İÇİNDE YER ALMAMIŞTIR"-
“Allah’a hamd olsun ki, Milliyetçi Hareket’in hiçbir mensubu şehide kelle, katile sayın diyecek bir çürümüşlüğün tarafı ve kesimi olmamıştır" diyen MHP lideri, “Ve şehit kanı üzerinden siyasi hesap yapacak bir düşüklüğün ve vicdansızlığın içinde de yer almamıştır.İstismarcılık, milli ve manevi değerlerimizi siyasete alet eden gözü karalık aynısıyla, tıpkısıyla AKP’de karşılık bulan terbiye yoksunluğudur.Herşey bir kenara, bugün bayrağa sarılı şehit cenazelerinin müsebbibi hiç kuşkunuz olmasın ki, yıkım projesinin uygulayıcısı Başbakan Erdoğan ve hükümetidir” dedi.
-MHP’DEN 7 MADDELİK ÖNERİ-
Başbakan Erdoğan’ın, şehitlik, gazilik ve malullük kapsamının daha da genişletileceğini, şehit yakınlarıyla gazilere geniş imkanlar sunulacağını iddia ettiğini belirten Bahçeli, şu önerilerde bulundu:
“Şehit ve gazi çocuklarının, anne veya babalarının mesleklerini icra etmek istemeleri halinde, gerekli şartları taşıyanların bu mesleklere sınavsız ve doğrudan intisapları sağlanmalıdır.
Şehit ailelerine, gazilerimize, terörle mücadele ederken mağdur ve malul olanlara yapılan maddi desteğin onurlu bir hayat sürdürecek düzeyde olması gözetilmeli, sosyal konutlardan bedelsiz yararlanmaları temin edilmelidir.
Gazilerimizin, şehit ailelerinin, terörle mücadele ederken mağdur duruma düşmüşlerin öncelikli olarak işe yerleştirilmeleri gerçekleştirilmeli, kamu hizmetlerinden yararlanmada eksiksiz bir şekilde avantajlı olmaları yerine getirilmelidir.
Şehit ve gazi çocuklarının her kademedeki eğitim harcaması devlet tarafından karşılanmalı ve yüksek öğretime girişlerinde kendilerine kontenjan ayrılmalıdır.
Harp malullerinin faizsiz konut kredisinden yararlanmaları için 2008 yılı başlangıç olarak alınmamalı, belirlenecek tarih bu yıldan en az 10 yıl geriye çekilmelidir.
Şehit eşine verilecek faizsiz konut kredisinden aynı zamanda, şehit annesi veya babası da yararlandırılmalıdır.
Şehit ailelerine tanınan işe yerleştirme hakkı iki kişiyle sınırlandırılmamalı, bu konuda esnek ve kolaylaştırıcı bir tutum takınılmalıdır.”
-“SİVİL ŞEHİTLİK” TANIMINA TEPKİ GÖSTERDİ-
“Sivil şehitlik” tanımına tepki gösteren ve “Şehitliği sulandırmak, şehitlerimizi ayağa düşürmek hiç kimsenin haddi değildir” diyen Bahçeli, şöyle dedi:
“Şehitlik hukuki bir terim veya içerik değil, dini ve milli bir kıymet hükmüdür.
Kimlerin şehit sayılacağını ve kimin şehitlik makamına yükseldiğini hukuki müdahalelerle tayin etme mezuniyeti kimsede yoktur.
İnancımız, şehitliğin hangi hallerde olacağını ve kime şehit denileceğini ifade etmiş ve bu konudaki sınırları kalın olarak çizmiştir.
Yüce Allah’ın isimlerinden birisi olan şehit; ölmeyen, aksine Rabbimizin katında diri olan ve O’nun ikram ettiği nimetleri gören, kıyamet günü inkarcıların aleyhine Peygamber efendimizle birlikte şahitlik yapacak ayrıcalıklı ve mukaddes bir kimsedir.
Her hal ve şart altında vefat eden birisinin şehit olabilmesi için Müslüman olması mutlak anlamda gerekliliktir.
Bunlara aldırmadan, AKP hükümetinin savurganca ve düşüncesizce şehit tanımını genişletme çabası abesle iştigal olduğu kadar, Allah ve vatan uğruna hayatlarından olan kahramanların ruhlarına haksızlık ve saygısızlıktır.
Şehitliği sulandırmak, şehitlerimizi ayağa düşürmek hiç kimsenin haddi değildir.”
-“HRANT DİNK'İ NASIL ŞEHİTLİK MERTEBESİNE ÇIKARMAK MÜMKÜN OLACAK?"-
“Başbakan Erdoğan’ın, şehit yakınlarımızı ellerde ve gönüllerde yüceltmek yerine, şehit tanımıyla oynaması ve bu manevi kavramı dünyevileştirmesi büyük bir gaflet ve basiretsizliktir” diyen MHP lideri, şu soruları yöneltti:
“Mesela Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeniyken, uğradığı silahlı saldırıyla hayatını kaybeden Hrant Dink’i nasıl ve hangi yetkiyle şehitlik mertebesine çıkarmak mümkün olacaktır?
Ya da kaçakçılık yaptıkları sabit ve net olan kişileri, şehit olarak görmek hangi aklın ve mantığın ürünü olarak değerlendirilecektir?
Unutulmamalıdır ki, şehitlik makamı ve payesi, birilerini teskin ve taltif etmek için verilecek rüşvet değildir.
Sus payı, maddi imkânlardan yararlandırmak için peşkeş çekilecek ekonomik bir vasıta, önüne gelene dağıtılacak ulufe olarak da kesinlikle görülmemelidir.
Şehitlik; kanını, canını, fani bedenini vatan, bayrak, millet ve Allah yolunda hasredenlerin buluştukları kutlu ve mukaddes bir ilahi dergahın adıdır.”
-“KENDİSİNİ ŞEHİTLİĞİ TESCİL EDEN BİR KONUMDA NASIL GÖREBİLMEKTEDİR”-
Başbakan Erdoğan’ı da sert sözlerle eleştiren Bahçeli, “Yeri gelmişken sormak isterim ki, Başbakan kafasına göre şehitlik ehliyeti dağıtacak, önüne gelene bu değeri lütuf olarak verecek cüreti ve yetkiyi nereden almaktadır?Kendisini; şehitliği tescil eden ve onay veren bir konumda nasıl görebilmektedir?Bu şirk, maneviyat tüccarlığı, inanç karaborsacılığı ve manevi değer stokçuluğu değil midir? Açıktır ki, rahmani kılığa girmiş siyasi nifak; dinimizi, diyanetimizi ve kutsallarımızı yıpratmaktan ve çarpıtmaktan en ufak bir çekinme ve hicap duymamaktadır.Bu gelişmeler şehitliğin anlam kaynaklarına, geniş manevi ihtişamına AKP etiketli vurulan siyasi darbe ve kelepçedir. Haçın gölgesini şehitliğin üzerine düşürmeye çalışanlar titreyip kendilerine gelmeli, hilalin gök kubbemizde parladığı sürece, Malazgirt’in, Çanakkale’nin, İzmir’de denize dökülenlerin, Sakarya’nın, Sevr’in ve Lozan’ın intikamını alamayacaklarını iyi bilmelidirler” dedi.
-“VIZILTININ BİZATİHİ KENDİSİ”-
AKP’nin, "israf ve heba olmuş yılların, gölgesi boyundan büyük olan markası" olduğunu savunan Bahçeli, “Boşa kürek çekmenin, çölde nafile yere vaha aramanın, düz yolda yönünü şaşırmanın ve ses çıkarmaktan başka bir işe yaramayan vızıltının bizatihi kendisidir” dedi.
-“SENARYO YAZARI ABD”-
Bahçeli, şöyle konuştu:
“Bugün bir kez daha net olarak anlaşılmıştır ki, sözde demokratik açılım denen küflü ve paslı süreç, AKP’nin taşeronluğuyla uygulamaya koyulan, senaryo yazarı ABD olan bir düşmanlık projesi ve açılımıdır.”
-“UYDURMA GÜVENLİK KONSEPTİ”-
Terörle mücadelede bahsedilen yeni stratejiye de değinen Bahçeli, şöyle dedi:
“Dikkatinizi çekmek isterim ki, AKP zihniyetinin eline yabancı çevrelerce tutuşturulan ve yeni diye basına sızdırılan ne olduğu belirsiz olan uydurma güvenlik konseptinin muhteviyatı, öz ve içerik olarak daha öncekilerden farksızdır.Geçtiğimiz hafta, tartışmaların odaklandığı bu sözde 10 maddelik yeni planın ortaya çıkışına bize göre üç gelişme etkili olmuştur:Birinci olarak, MİT-KCK-AKP-Kandil ve İmralı irtibatlarının açığa çıkmasıyla gizlilik kaybolmuş, karanlık emeller gün yüzüne çıkmış ve hükümet zora girmiştir.Kaldı ki Başbakan Erdoğan’ın bu sözlerinde de herhangi bir yenilik olmadığı gibi, yalnızca yapılan bazı rötuşlar dikkate çekici bulunmuştur
İkinci olarak, Türk askerinin başına çuval geçiren şahsiyetin Ankara’daki temasları ve Başbakan Erdoğan’ın doğrudan muhatabı olmamasına rağmen MİT müsteşarının da olduğu bir ortamda kabul görmesidir.Üçüncü olarak ise, Suriye’deki meydana gelen vahim hadiseler zinciri bulunmaktadır."
-“AKP’NİN YAPIŞIK İKİZİ BDP”-
AKP ile BDP'nin "yapışık ikiz" olduğunu iddia eden Bahçeli, “AKP’nin yapışık ikizi BDP’yle Meclis zemininde mutabakat arayacağı dile getirilmiş olsa da, bu iki zihniyet zaten bir ve beraber olup, bölünme projesinin kökü dışarıda iki figüranı olarak siyasetin karanlık sayfalarında yerlerini almışlardır.Başbakan Erdoğan’ın BDP’ye yönelik sarfettiği hakaretimiz sözleri, BDP’nin AKP’ye yönelik küfürleri; bahçede kavga eden, ancak evde kucak kucağa oturan iki kardeşin göstermelik evcilik oyunuyla yakın benzerlik göstermektedir” diye konuştu.
-SURİYE-
Suriye’de yaşananlara da değinen MHP Genel Başkanı, “Başbakan Erdoğan’ın Güney Kore’de buluştuğu ABD Başkanıyla, Suriye konusunda hemen hemen görüşlerinin bire bir örtüştüğünü ifade etmesi de yapılan işgal hazırlıklarının ve Suriye’yi dilimleme sinsiliğinin fikri açıdan olgunlaştığını göstermektedir.Sözüm ona 'Nükleer Güvenlik Zirvesi'ne giden Başbakan, gerçekte sırtını dayadığı ve projelerine eşbaşkanlık yaptığı ülkeye hem danışmaya hem de verilecek ev ödevlerini almaya gitmiştir” dedi.
Başbakan Erdoğan’ın geçen haftaki grup konuşmasında, “Kişi, arkadaşının dinindendir; bunu unutmayın. Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu” dediğini kaydeden Bahçeli, “Şimdi biz kendisinin ne olduğunu rahatlıkla ve şüpheye yer bırakmayacak bir şekilde söyleyebilir ve hükmümüzü kolaylıkla verebiliriz.AKP, okyanus ötesinin alarm zili ve küresel operasyonların ara istasyonu ve üstelik ikmal tesisidir” dedi. Bahçeli, şöyle devam etti:
“Irak’ın kuzeyine benzer bir Kürt yönetiminin kurulması ve bir nevi peşmerge yönetiminin bu kez de Suriye’de ilan edilmesi kaçınılmaz gibi durmaktadır.
Ve titizlikle üzerinde düşünülmesi gereken konu, Irak’tan sonra Suriye’nin doğusunda ve ülkemizin güney sınırında ortaya çıkabilecek bir özerk Kürt idaresinin nelere mal olacağı hususudur.
Bundan sonra büyük Kürdistan’ın inşa edilmesi için çözülmesi gereken iki ülke sıraya girecektir: Bunlar da hepinizin bileceği üzere İran ve Türkiye’den başkası olmayacaktır.
Yıkım projesinin de, BOP’un hizmetine koşulmuş, küresel çevrelerin kabaran iştahını doyurmaya yönelik yeni bir Sevr oyunu olduğu bu açıdan net ve ortadadır.”
AKP’nin terörle mücadele politikasını eleştiren Bahçeli, “Şayet içine girilen taviz ve tahribat döngüsü bu kıvamında ilerlerse;anadilde eğitim, demokratik özerkliğin kabulü,devlet yapısının yeni esaslara bağlanması, anayasal teminat altında yeni bir ortaklık devleti kurulması, Türkiye’nin idari yapısının yeniden tanzimi, genel siyasi af ve İmralı canisine özgürlük talepleri, etnik kimliklerle bölücü siyaset yapılması, AKP eliyle gerçekleştirilecek ve karşılık bulacaktır” ifadelerini kullandı.
-“KİMSENİN KEMER SIKACAK HALİ KALMADI”-
AKP’nin izlediği ekonomi politikasını da eleştiren Bahçeli, “AKP’nin sakat ve hatalı ekonomi politikaları yoksulu ezmekte, dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızı zora sokmaktadır.Artık kimsenin kemer sıkacak hali ve gelir kaybına daha fazla tahammülü kalmamıştır” dedi.
AKP VE CHP’YE 4+4+4 ÇAĞRISI
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AKP ve CHP’ye, 4+4+4 teklifi konusunda “aklıselim” çağrısı yaparak, “Dileğim AKP’nin inadından vazgeçerek uzlaşmaya yanaşması, ana muhalefet partisi CHP’nin sakin ve soğukkanlı bir şekilde demokrasinin ruhuna uygun hareket etmesidir” dedi.
Partisinin grup toplantısında konuşan MHP lideri Devlet Bahçeli’nin gündeminde 4+4+4 teklifi vardı. Teklifin Genel Kurul’da görüşülmeye başlanacağını hatırlatan Bahçeli, AKP’ye ve CHP’ye çağrıda bulunarak, şöyle dedi:
“AKP’nin üç dördün toplamıyla formülleştirdiği milli eğitim sisteminde değişiklik yapılması hakkındaki kanun teklifi, Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanacaktır.
Bu konuda partimizin değerli milletvekilleri gerekli çalışmaları yaparak, görüş ve eleştirilerimizi demokratik adap ve seviye sınırları içerisinde aziz milletimizin bilgisine sunacaklardır.
Dileğim AKP’nin inadından vazgeçerek uzlaşmaya yanaşması, ana muhalefet partisi CHP’nin sakin ve soğukkanlı bir şekilde demokrasinin ruhuna uygun hareket etmesidir.
Milletimizin geleceğini fazlasıyla etkileme niteliğine haiz olan söz konusu kanun teklifinin, aklıselimle ele alınması, duyarlılıkla harmanlanması ve diyalog kanallarını açık tutarak görüşülmesi millet iradesinin ve Meclisimizin saygınlığı bakımından elzemdir.”
ANKA
