Bölücü siyasi vaizler iş başında
Usta gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun hazırladığı Ceviz Kabuğu’nda “Demokrasi, Diktatörlük ve Kemalizm” konusu ele alındı. BDP’li Altan Tan’ın “Katil Kemalist diktatörlük” sözüyle başlayan tartışma, farklı görüş temsilcileriyle masaya yatırıldı. Gazeteci Kazım Güleçyüz, “vatan” ın abartıldığını savunarak “Önce insan gelir, vatan sonraki iş” dedi.
Bölücü siyasi vaizler iş başında
Yeni Asya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Başyazarı Kazım Güleçyüz, Mustafa Kemal olmasaydı da Türkiye’ye cumhuriyetin geleceğini iddia etti. Güleçyüz, vatan kavramının da çok abartıldığını savunarak “Önce insan gelir, vatan sonraki iş” dedi.
Duayen Gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun hazırlayıp sunduğu Ceviz Kabuğu’nda bu hafta “Demokrasi, Diktatörlük ve Kemalizm” konusu ele alındı. BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın Türkiye Cumhuriyeti için “Katil Kemalist Diktatörlük” demesiyle başlayan tartışma, Ceviz Kabuğu’nda farklı görüşlerin temsilcileriyle masaya yatırıldı.
Karadeniz TV’de canlı yayınlanan Ceviz Kabuğu’nda stüdyo konukları, Güneş Gazetesi Yazarı Rıza Zelyut, Yeni Asya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Başyazarı Kazım Güleçyüz ve Demokrat Parti Eski Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Arif Demirer’di.
“Altan Tan, 100 yıllık bir
projenin siyasi vaizi”
Güneş Gazetesi Yazarı Rıza Zelyut, BDP’li Altan Tan’ın Türkiye’yi “Kemalist Diktatörlük” olarak değerlendirmesinin kendine yakışan bir üslup olduğunu söyledi. “Altan Tan gibileri Atatürk’e küfrederek yükseliyor” diyen Zelyut, Tan’ın Türkiye üzerinde oynanan 100 yıllık bir oyunun parçası olduğunu ifade etti. “Böyle bir açıklamadan sonra o Meclis’te bulunmayı ben olsam kendime onursuzluk olarak görürdüm” diye konuşan Zelyut şöyle devam etti
“Atatürk’ü Koruma
Kanunu kaldırılsın”
“Altan Tan kendisinden beklenen bir konuşmayı yaptı. Bulunduğu yer TBMM’nin kalbi sayılan, Kemalist Diktatörlük dediği yerin yönetim merkezi. Oraya diktatörlük diyorsan, o diktatörlükte bulunmayacaksın, oradan maaş almayacaksın. Ben olsam bunu kendime bir onursuzluk görürdüm. Hem diktatörlük diyor hem orada bulunuyor. Bu ondan beklenen bir durum. Altan Tan Türkiye üzerinde oynanan 100 yıllık bir oyunun parçası. Ben ona siyasi vaiz diyorum. Kürdistan’ın propagandasını yapıyor. 1920’lerdeki Kürt Teali Cemiyeti ile bugünkü PKK aynıdır. Hedefleri aynı. Kemalizmi kötü göstererek Kürdistan projesini yeniden devreye koyabileceklerini sanıyorlar.” Rıza Zelyut Atatürk’ü Koruma Kanunu olarak bilinen 5816 sayılı kanunun derhal kaldırılması gerektiğini kaydetti. Kanunu istismar eden politikacıların olduğunu dile getiren Zelyut, “Devrim kanunlarını da, bunu da istedikleri gibi kullanabiliyorlar. Atatürk’e sövmek ve küfretmek Türkiye’de artık fazilet haline gelmiştir. Altan Tan gibileri Atatürk’ü ne kadar kötülerse karşı taraftan o kadar büyük paye alıyor. Bu nedenle kaldırılmalı diyorum ve halkın vicdanına bırakıyorum onu korumayı. AKP’ye oy veren vatandaşlarımıza soruyorum. Atatürk bu ülkeyi kurtararak kötü bir şey mi yaptı? Türkiye’de normal insana küfredemezsiniz ama Atatürk’e edersiniz hatta ederseniz her şey daha iyi olur. Sizi ön plana çıkarırlar” diye konuştu.
“Bu çirkin kampanyanın
uluslararası ayağı da var”
Rıza Zelyut, yaşananların sadece Türkiye ile kalmadığını, Kemalizm’e karşı yürütülen bu kampanyanın uluslararası ayağının da olduğunu belirtti. Ve Kemalizm’in diktatörlük değil, Türkiye’yi birleştiren bir felsefe olduğunu ifade ederek şöyle dedi: “Batı emperyalizmi, Osmanlı İmparatorluğu içindeki etnik yapıları kışkırtarak çökertti. Onları kışkırtırken Türkleri de Asya’ya göndermeye çalışıyordu. Bu oyunu Atatürkçüsü de tarikatçısı da görmeli. Kemalizm Türkiye’yi Kuran felsefenin adı. Kemalizm birleştirici bir projedir. Üst kimliktir aynı zamanda. Milleti birleştiren bir yapı. Bunu kırmadan siz ayrılıkçı bir zemin oluşturamazsınız. Kemalizm’le mücadele Türkiye’de çağdaşlıkla mücadeledir. Bu kanunu hükümetin çoğunluğu var, buyursun kaldırsın. Madem bu kadar eleştiriyorsunuz, kaldırın görelim.”
“Heykelleri ekonomiye zarar”
Yeni Asya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kazım Güleçyüz de Atatürk’ü Koruma Kanunu’nun kaldırılmasını istedi. Güleçyüz, Altan Tan’ın sözlerinde Atatürk’ü hedef almadığını savunarak “Bu konuşmayı yaptıran sebebe bakalım. Kişiyi hedef alan bir açıklama olarak almamak lazım” dedi. Güleçyüz’ün bu sözlerine Zelyut ve izleyiciler karşı çıktı. Zelyut “Peygamberimizi dışarıda bırakarak İslamiyet’e yönelik bir eleştiri getirilebilir mi?” diye sordu. “Müflis Proje Kemalizm” adında bir kitabı da bulunan Güleçyüz, Atatürkçülüğün topluma baskı ile dikte ettirildiğini savundu. İskilipli Atıf Hoca, Şalcı Şöhret Bacı gibi isimlerin idamını buna örnek gösteren Güleçyüz, “Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı sonuna kadar iyiydi. Bir dehaydı. Ancak sonra değişti ve topluma özellikle din konusunda büyük baskılar uyguladı” dedi. Güleçyüz, Atatürk’ün heykellerinin de gereksiz ve ekonomik açıdan lüzumsuz olduğu iddiasında bulundu. ve “Türkiye’de pek çok şeye ihtiyaç var. Yola, köprüye... Baktığınız zaman heykel en sonraki iştir” diye konuştu.
“Mustafa Kemal’le ölümüne
savaşan insanlar var”
Demokrat Parti Eski Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Arif Demirer, Atatürk’ü Koruma Kanunu’nun Meclis’ten ittifakla geçen nadir kanunlardan biri olduğunu söyledi. Kanunun yanlış algılanıp yorumlandığına dikkat çeken Demirer, “Bu zaten Atatürk’ü değil Atatürk’ün eserlerini koruma kanunu” dedi. 1951’de, Menderes başta iken Meclis’te 300 sayfalık bir tartışma ile kabul edilen kanuna karşı çıkanların Atatürk’ü değil devrimlerini koruma kanunu olunca ikna olduklarının altını çizen Demirer, kanunun Atatürk büst ve heykellerine yönelik saldırılar nedeniyle gündeme geldiğini belirtti.
Atatürk heykellerinin çok olmasını eleştiren Güleçyüz’e, Zelyut, şöyle karşılık verdi:
“Türkiye’de Atatürk’ün anısıyla problemi olan insanlar var. Atatürk’le ölümüne savaşan insanlar var. Kazım Bey düşünürse, o heykellerin, içinde yaşadığı ve nimetlerini yediği biri düşünceyi teslim ettiğini görecektir. Türkiye’de en büyük demokrasi projesi Kemalizm’dir. Mustafa Kemal’den önce demokrasi mi vardı da o geldi kaldırdı.”
“Atatürkçülük adına suç işleniyorsa
Atatürk’ün suçu ne?”
Hulki Cevizoğlu da Atatürk heykellerinin tartışılabileceğini ama Atatürkçülerin yaptığı hataların da Atatürk’e mal edilemeyeceğini söyledi. Cevizoğlu “Atatürk heykellerini tartışırız, ben de sınırlı olmasından yanayım. Her tarafa heykel dikerek özünden uzaklaştırılmasına karşı çıkarım. Rozet Atatürkçülüğüne, içi boş bir Atatürkçülüğe ben de karşıyım” dedi. Cevizoğlu, kanunla Atatürk’ün korunamadığını da belirterek şunları söyledi:
“Atatürk’ü suiistimal etmeye yarayan bir kanun haline gelmiş. Burada Allah aşkına, yukarıda Allah var! Atatürk’ü seveceksin, sevmezsen hapse atarım mı diyor. Suiistimal edilmesin, kaldırılsın. Türk milletine de ne hakaret edenler var. Milletvekili kılığında, gazeteci kılında neler söylüyorlar. Kalksın buna rağmen Atatürk’e küfrediyorlar. Hiç olmazsa kanun var, seveceksin diyor diye koca koca milletvekilleri halka yalan söylemek zorunda kalmasın. Eleştiri olacak tabii ama hakaret olmasın. Benim değerlerimi eleştirme ama ben senin değerlerini eleştireyim demek doğru değil. Rıza Zelyut’un yazdıklarına değinerek bu ülkenin kurucusuna karşı ayıplarımızı fazilet gibi görmememiz lazım diyorum.”
“Güçlü bir ülke olmak gerekiyor”
Zelyut, Türkiye’de Atatürk’ü ve cumhuriyeti diktatör olarak tanımlayanlara “Bakın çok övülen Amerika’da neler oluyor” diyerek şu örnekleri verdi: “Amerika, Kızılderililerin çocuklarını anasından babasından koparıp aldı, beyazlar gibi eğitti. Sonra 20 yaşında serbest bıraktı, isterseniz dönebilirsiniz diye. Bu 85 yılına kadar sürdü. Çok övülen Amerika’da oluyor bu ama diktatör denen Kemalist Türkiye’de yapılmıyor. En çok eziliyoruz diyen Kürtler ya, ” Kürtler ve köpekleri giremez “ diye yazmak kimin aklına gelirdi? Ama ora”köpekler ve zenciler“ giremez diye yazıyor.
Hulki Cevizoğlu bu yaşananları Türkiye’nin uluslararası alanda güçsüz bir ülke olmasına bağlayarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Demek ki güçlü bir ülke olmak gerekiyor. Güçlü olduğu için dünü de bugünü de sorgulanmıyor. Irak’ta da neler yaptı\’85 Almanya’nın geçmişte Nazi örneği var\’85 Tamam, özür diledik bitti dediler, geride kaldı. Kimse bir şey demiyor. Siyasetçiler ne derse desin, Türkiye uluslararası alanda sözü geçmeyen, denileni yapan bir ülke olduğu için didikleniyor her şey. Onu anmayın, kraliçeye tekmeyi vurun diyebiliyor muyuz? Onlar bize her şeyi söyleme hakkına sahip, biz onlara hiçbir şey söyleyemiyoruz.”
Kur’an’ı neden Türkçeye çevirtti?
“Osmanlı daha ayaktayken meşrutiyeti ilan etmiştir. Meşrutiyetin zaten doğal sonucu cumhuriyet” diyen Güleçyüz, Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte halka din ve inanç özgürlüğü tanınmadığı, Kuran okuma ve öğrenmenin yasaklandığı gibi iddialarda bulundu. Güleçyüz’ün bu iddialarına stüdyodaki konuklar ve izleyicilerden büyük tepki geldi.
“Bunlar tarikatçıların yer altı dedikoduları” diyen Zelyut, Güleçyüz’e şöyle yanıt verdi:
“Kurtuluş Savaşı hilafetçi, padişahçı, gerici takımına karşı verildi. Ordu, cephede Yunan’a karşı savaşırken geride bunlarla da büyük bir mücadele verdi. İskilipli Atıf Hoca da bunlardan biridir. İskilipli Atıf Hoca, Yunanlıları desteklediği için değil, isyan hareketinin bir parçası olduğu için asıldı. Atatürk, Kuran’ı bu millet anlasın diye parasını da devletten almayıp kendi cebinden vererek Elmalılı Hamdi Hoca’ya tefsir ettirmiştir. Dönemin tarikatçıları, Kuranı Kerim’i putlaştırdılar. Kendilerinin sadece bunu anladığını, kendilerine başvurulursa anlaşılabileceğini, hâşâ Kuran’ın Allah’ı ilan ettiler kendilerini. Günümüzde de bunun akımı sürüyor. Atatürk gibi bir lider çıkınca Kuran’ın anlaşılmasını sağlayan, ona düşman oldular. Kuran ticareti yapanların işine gelmedi.”
Zelyut, Mustafa Kemal’in dine yasaklar getirdiğini kesinlikle kabul etmediğini tekrarlayarak, “Bugün Türkiye’de cami sayısı Atatürk heykelinin bin katıdır” dedi.
“Vatan artık teferruat oldu”
Programa telefonla bağlanan bir izleyicinin, Mustafa Kemal’in, “Sözkonusu Vatansa Gerisi Teferruattır” sözünü hatırlatması üzerine, Güleçyüz şunları söyledi:
“Söz konusu vatansa gerisi teferruattır sözü bence tartışılmalı. Önce insandır. Vatan daha sonra gelir.”
Zelyut bu söz üzerine, “Vatan sevgisi imandandır diyen peygamber, hangi ümmetin peygamberidir?” diye sordu.
“Darbelerin hiçbirinin Atatürkçülükle ilgisi yok”
Güleçyüz, Türkiye’de tüm darbelerin “Kemalizm, Atatürkçülük elden gidiyor” diye yapıldığını kaydetti. Kendini Atatürkçü sayanların da buna alkış tutup karşı çıkmadığını belirten Güleçyüz’e stüdyo konukları ve Hulki Cevizoğlu “Bunda Atatürk’ün suçu ne” diye bir kez daha karşı çıktı.
Zelyut “Hiçbir gerçek Atatürkçü darbeye alkış tutmaz. Bu bazılarının Atatürkçülere giydirmek için kullandığı bir olay” dedi.
Demokrasi ve diktatörlük tartışıldı
Karadeniz TV’de canlı yayınlanan Ceviz Kabuğu’nda bu haftaki stüdyo konukları, Güneş Gazetesi Yazarı Rıza Zelyut, Yeni Asya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Başyazarı Kazım Güleçyüz ve Demokrat Parti Eski Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Arif Demirer’di.
Yeniçağ
