TÜSİAD’a gül uzatan siz değil miydiniz?
Hatırlarsanız,12 Eylül referandumunda TÜSİAD’a “bitaraf olan bertaraf” olur diye çıkışan Başbakan daha sonra “barış ilan etmişti!” TÜSİAD’ın bir toplantısına da katıldı ve işadamlarının huzurunda adeta coştu ve şöyle konuştu: “Sayın Koç’a yerli otomobil üretelim dedim. Otomobil sektörü içinde olan babalar burada. Bu işi halledelim. Türkiye’ye ve Türk’e bu yakışır.”
Sermayenin babalarına “hadi yerli otomobil üretin!” diye emir veren Başbakan, “bu babaların öyle ha demeyle bir işe girmeyeceklerini, otomobil üretiminin uzun soluklu ve ileri teknoloji isteyen bir yatırım olduğunu” bilmiyordu herhalde. Hatta biz bu köşede yazdık: “Türkiye tuvalet kâğıdının hammaddesini (selülozu) bile ithal ederken otomobil nasıl yapsın?”
Başbakan aynı toplantıda TÜSİAD’ı şu veciz sözlerle övmüştü:
“Türkiye’nin en önemli işveren örgütlenmesinden biri olan TÜSİAD, iki dönemdir hanımefendiler tarafından yönetiliyor. Kadınların iş dünyasında aktif olması bile Türkiye’nin kat ettiği mesafeyi ortaya koyuyor.”
Dün, TÜSİAD’ın kadın başkanını örnek göstererek Türkiye’nin kat ettiği mesafeyi gururla anlatan başbakan, bugün 4+4+4 kesintisiz eğitim modeli ile ilgili TÜSİAD’ın eleştirisine çok sert tepki verdi.
TÜSİAD yeni düzenlemeye kız çocuklarının okuldan uzaklaşacağı endişesiyle karşı çıkıyor.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik TÜSİAD’ı bir siyasi parti gibi davranmakla suçladı ve şöyle dedi:
“Madem öyle partilerini kurup öyle çıksınlar karşımıza. Siyasi parti üslubuyla konuşursan siyasi parti üslubuyla cevap almayı da kabul edeceksin. Bunu baskı ve dayatma olarak algılamayacaksın.”
Oysa TÜSİAD sadece bir görüş ortaya koyuyor. “TÜSİAD’ın başındaki hanımefendiyi ülkenin geldiği mesafeye örnek gösteren Başbakan o kadının bir yasa konusundaki görüşlerini de anlayışla karşılayabilmeli. Bu tavır “Türkiye’nin geldiği seviyeye acı bir örnek aslında!”
Mesela ben, bu yasa tasarısına bireysel olarak sıcak bakıyorum. Ama bir başkasının eleştiride bulunmasına böylesine “keskin iktidar baskısını” hayretle karşılıyorum.
İşinize geldiğinde “helal sana TÜSİAD! Sen bizim gururumuzsun. Hadi bakalım yerli otomobil yapın!”
İşinize gelmedi mi “Bertaraf olursunuz ha! Kes sesini be kadın!” diye çıkışın.
Bir önceki yazımızda Levent Kırca’nın sözleri aktardım. Türkiye’de sanatçılar politik komedi yapamaz hale geldiler.
İşadamları görüş açıklayamaz hale geldi.
Görüşlerine karşı olduğunuz insanların bile özgürce konuştuğu bir ülke meydana getirmezseniz ülkenin gardiyanlar tarafından yönetilmeye aday hale gelmesine sebep olursunuz.
Muharrem Bayraktar
Yeni Mesaj
