Obama "dostunuz" olamaz!


Pazar akşamı ATV’de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, Obama’nın telefonla kendisiyle konuştuğu sırada elinde tuttuğu beyzbol sopası ile ilgili soruyu yanıtlarken; “Obama benim dostum arkadaşım” dedi…

Şimdi biz Türkiye Cumhuriyeti Başbakan’ının, ABD Başkanı Obama ile “dost ve arkadaş” olmasından ve bunun canlı yayında 70 milyonun ve dünya alem önünde vurgulanarak söylenmesinden onur mu duyacağız, yoksa eyvah mı diyeceğiz?

Başbakan, bu sözcükleri bilerek ve üstüne basarak özellikle söyledi.

Sanırsınız ki, Obama bilhassa bu söylemini duysun ve ona karşı olan duygu yoğunluğunu bilsin diye söylendi…

Bu söylem, ABD’ye biat etmenin ve de ona sığınmanın bir dışa vurumu ve somut verisi olarak değerlendirilirse, böyle bir değerlendirmeye ne diyeceğiz?

ABD’nin nasıl bir ülke olduğunu biliyoruz.

AKP-ABD ilişkileri konusunda toplumun büyük kısmının rahatsızlığı ve kuşkuları kitaplar yazılacak denli ortada iken, Başbakan’ın bu ülke başkanını “Dostum arkadaşım” diye bağrına basması, herhalde “Aman ne güzel ilişki diyerek alkışlanacak ve onur duyulacak bir durum değil…”

Türk askerinin başına çuval geçiren…
Irakta yüz binlerce Müslüman’ı katleden…
Ayni ülke kadınlarının on binlercesinin ABD askerleri tarafından ırzına geçilen…
Güneydoğu’da PKK denilen bölücü terör örgütünün gizli hamisi olan…
Ülkemizin Güney’inde bir Kürt devleti kurulması için, bozgunculara her türlü desteği veren…
BOP projesi gibi tamamen Amerikan çıkarlarına hizmet eden, insafsız, adaletsiz, antidemokratik bir projenin yapımcısı ve uygulayıcısı olan…

Böyle bir ülkenin başkanı “Dost ve arkadaş” olarak bağıra basılamaz…
Basılırsa bunu asil Türk halkının kabullenmesini düşünmek, safdillik olur…

Müttefik ülkeler arasında, dostluklar arkadaşlıklar bireysellik taşımaz.

Ancak ülkesel boyutlarda karşılıklı çıkarlara dayalı “manevi duyguların ötesinde” dost görünümlü ilişkilerden söz edilebilir…

Bu satırların yazarı;
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın, (bireysel anlamda) emperyalist ülke ABD’nin Başkanı ile “Dost ve arkadaş” olmasından, sevinç ve onur duymamış, aksine yüreği acıyla ezilmiştir…

Kestirebiliyoruz ki, milyonlarca yurttaşımızı yüreğinde ayni duygu oluştu…

Kısa süre öncesine kadar, Libya lideri, Suriye lideri de Başbakan Tayip Erdoğan’ın dostu arkadaşıydı(!) Hem de deyim yerindeyse yağlı ballı biçimde!

Ne oldu sonunda?

O müthiş dostluklar, arkadaşlıklar, en büyük düşmanlıklara dönüştü?

Demek ABD başkanı ile de olsa, liderlerin bireysel olarak “Dostluk ve arkadaşlıkları” onur vesilesi değil, ancak şov malzemesi olarak, anlam ifade ediyor…

Başbakan bu sözleri bilerek ve özellikle vurgulayarak söyledi.
Neden söyledi?
Birincisi, ABD ile müttefik olarak ne güçlü durumda olduğunu duyurmak ve vurgulamak istedi…

İkincisi de; egosuna olan yenilgisinden; “Bakın ben kimim, ABD Başkanı bile benim ‘Dostum arkadaşım’” diyerek ego tatmini yaptı…

Ama biliyoruz ki, bundan ötürü milyonlarca TÜRK insanını mutlu edemedi…