Evet elin Amerikalısı artık öyle tanımlıyor.
Türkiye için Erdoğan’ın ülkesi diyor.
Yok bunu söyleyen sıradan bir Amerikalı değil.
Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey.
Peki ne yaptı da Erdoğan’a bu paye veriliyor?
Mustafa Kemal Atatürk misali tarumar edilen bir imparatorluğun küllerinden yeni bir millet ve devlet mi yarattı?
Hayır tersini yaptı!
Bin yıldır et-kemik misali olan Anadolu insanını birbirine düşürdü!
Tam on yıldır nerede ise her gün etnik tasnifler yapıp zihinleri bulandırdı.
İlaveten açıktan mezhepçiliğe yorumlanacak ajitasyonlar yaptı.
Yetmedi, inanç ve kavramlar üzerinden ayrılık tohumları ekerek toplumu cepheleştirdi.
Yoksa bütün bunları yapmanın karşılığı mıdır ABD Genelkurmay Başkanı’nın Türkiye’ye Erdoğan’ın ülkesi demesi?
Hayır bunlar değil de Erdoğan Türkiye’yi bölgesinde ve dünya’da en büyük yaptığı için mi bu yakıştırma?
Tam tersine bugünün Türkiye’si askerinin başına çuval geçiren ve Lozan’ı hâlâ tanımayan ABD’den, Sevr peşinde koşuşturan Avrupa Birliği’ne, Kıbrıslı Rumdan İsrail’e, Iraklı Maliki’den Beşar Esad’a, İran’dan Rusya’ya herkeslerden nerede ise her gün tokat yiyor.
Kısacası Erdoğan’la beraber Türkiye’nin itibarı iki paralık!
Hem demokrasi ile yönetilen hangi ülke sıradan bir lider ile anılır?
Kim Fransa’ya Hollande, İspanya’ya Brey’in ülkesi diyebiliyor?
Bir ülkenin onu yöneten ile anılmasının adı diktatörlük ya da Sultanlık değil midir?
Yoksa Dempsey’in bu yakıştırması Türkiye’deki rejimin bu şekilde görülmesi ve tanımlanması mıdır?
Ülkeler ancak çok istisnai hallerde Atatürk misali yaratıcı büyük kahramanlar ile özdeşleştirilerek anılabiliyor ki, Tayyip Erdoğan’ın kahramanlık kavramı ile zerre olsun nasıl bir alakası olabilir?
Türkiye için Erdoğan’ın ülkesi diyor.
Yok bunu söyleyen sıradan bir Amerikalı değil.
Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey.
Peki ne yaptı da Erdoğan’a bu paye veriliyor?
Mustafa Kemal Atatürk misali tarumar edilen bir imparatorluğun küllerinden yeni bir millet ve devlet mi yarattı?
Hayır tersini yaptı!
Bin yıldır et-kemik misali olan Anadolu insanını birbirine düşürdü!
Tam on yıldır nerede ise her gün etnik tasnifler yapıp zihinleri bulandırdı.
İlaveten açıktan mezhepçiliğe yorumlanacak ajitasyonlar yaptı.
Yetmedi, inanç ve kavramlar üzerinden ayrılık tohumları ekerek toplumu cepheleştirdi.
Yoksa bütün bunları yapmanın karşılığı mıdır ABD Genelkurmay Başkanı’nın Türkiye’ye Erdoğan’ın ülkesi demesi?
Hayır bunlar değil de Erdoğan Türkiye’yi bölgesinde ve dünya’da en büyük yaptığı için mi bu yakıştırma?
Tam tersine bugünün Türkiye’si askerinin başına çuval geçiren ve Lozan’ı hâlâ tanımayan ABD’den, Sevr peşinde koşuşturan Avrupa Birliği’ne, Kıbrıslı Rumdan İsrail’e, Iraklı Maliki’den Beşar Esad’a, İran’dan Rusya’ya herkeslerden nerede ise her gün tokat yiyor.
Kısacası Erdoğan’la beraber Türkiye’nin itibarı iki paralık!
Hem demokrasi ile yönetilen hangi ülke sıradan bir lider ile anılır?
Kim Fransa’ya Hollande, İspanya’ya Brey’in ülkesi diyebiliyor?
Bir ülkenin onu yöneten ile anılmasının adı diktatörlük ya da Sultanlık değil midir?
Yoksa Dempsey’in bu yakıştırması Türkiye’deki rejimin bu şekilde görülmesi ve tanımlanması mıdır?
Ülkeler ancak çok istisnai hallerde Atatürk misali yaratıcı büyük kahramanlar ile özdeşleştirilerek anılabiliyor ki, Tayyip Erdoğan’ın kahramanlık kavramı ile zerre olsun nasıl bir alakası olabilir?
Yeni milli oluşum geliyor!
Kamuoyu nabzını en iyi tutanlardan biri olan Adil Gür dün açıkladı .
Buna göre yeni oluşum talebi yüzde 30’ların üstünde.
Bırakın tarafsız araştırmacıları, AKP’nin Siyasal İletişim Ofisi’ne yaptırdığı ankete göre kararsız olanlar ya da yeni bir oluşumu bekleyenlerin yüzdesi AKP’den sonra ikinci sırada!
Çıkın sokağa duyacağınız şey şudur:
- AKP’den nefret ediyorum ama Kılıçdaroğlu ile Bahçeli’ye ülke teslim edilebilir mi?
Evet bugün Türkiye’nin gerçeği budur ve muhalefetteki boşluk en büyük sorundur.
Olması gereken kişisel hırs ve hesapları aşıp belli ilke ve inançlarda buluşmaktır ki bunun adı Atatürk’ün Milli-Üniter devlet eksenidir..
Buradan hareketle sağ-sol gibi soğuk savaş kavramlarını çöpe atıp tıpkı Kurtuluş günlerimizde olduğu gibi bir araya gelmemiz artık vecibedir.
Peki bu nasıl mı olacak?
Cindoruk’un önderlik ettiği Milli Anayasa Hareketini derhal partileştirerek!
Buna göre yeni oluşum talebi yüzde 30’ların üstünde.
Bırakın tarafsız araştırmacıları, AKP’nin Siyasal İletişim Ofisi’ne yaptırdığı ankete göre kararsız olanlar ya da yeni bir oluşumu bekleyenlerin yüzdesi AKP’den sonra ikinci sırada!
Çıkın sokağa duyacağınız şey şudur:
- AKP’den nefret ediyorum ama Kılıçdaroğlu ile Bahçeli’ye ülke teslim edilebilir mi?
Evet bugün Türkiye’nin gerçeği budur ve muhalefetteki boşluk en büyük sorundur.
Olması gereken kişisel hırs ve hesapları aşıp belli ilke ve inançlarda buluşmaktır ki bunun adı Atatürk’ün Milli-Üniter devlet eksenidir..
Buradan hareketle sağ-sol gibi soğuk savaş kavramlarını çöpe atıp tıpkı Kurtuluş günlerimizde olduğu gibi bir araya gelmemiz artık vecibedir.
Peki bu nasıl mı olacak?
Cindoruk’un önderlik ettiği Milli Anayasa Hareketini derhal partileştirerek!
Fethullah Gülen’in kaç gazetesi var?
Sorsanız üstünde kayıtlı gazetesi yok.
Dahası, aldığı emekli imam maaşı ile geçiniyor derler.
Lakin nasıl oluyorsa ABD’de yüz küsür dönümlük bir alanda on küsür yıldır süper malikanede yaşar.
Keza emekli imam maaşı ile nasıl oluyorsa Zaman Gazetesine her fırsatta milyarlık ilanlar verir.
Daha fazla örneklemeye gitmeden Fethulah Gülen’in kamuoyu kanaatine göre aslında 30 milyar dolarlık bir parasal güce hükmettiğini belirtelim.
İlginçtir hiç kimse bu değirmenin suyu nereden geliyor demiyor!
Güya F Tipi ile limoni olduğu söylenen AKP de bunun hiç üstüne gitmiyor.
Neyse bugünkü konumuz Fethullah Gülen’in dolaylı serveti değil, kontrol ettiği medya organlarıdır.
Zaman, STV gibiler zaten tescilli.
Buna Bugün ve Kanaltürk’ü de ilave etmemiz gerekiyor.
Bitmedi Radikal Gazetesi’nin aslında F Tipine ait olduğu ve Doğan ambalajı ile yayın yaptığı yaygın iddiadır.
Öyle çünkü Aydın Doğan’ın F Tipinin eski mensubu olan Eyüp Can’a onca başarısızlığa yani tirajda çakılmasına rağmen teslim olması düşünülebilir mi?
F Tipinin medyası bunlarla sınırlı değil!
Sözcü’nün sahibi onca yayın ve yazıya rağmen hâlâ “Hayır ben Işık Evlerinde yetişmedim ve F Tipi ile alakam yok” demiyor, diyemiyor ilginç değil mi?
Bitmedi F Tipi başka başka yerlere de nüfuz etti ki günü geldiğinde belgeleriyle bir bir açıklayacağım.
Kısacası medyanın gerçek baronu zannedildiği gibi Aydın Doğan değil F Tipidir.
Dahası, aldığı emekli imam maaşı ile geçiniyor derler.
Lakin nasıl oluyorsa ABD’de yüz küsür dönümlük bir alanda on küsür yıldır süper malikanede yaşar.
Keza emekli imam maaşı ile nasıl oluyorsa Zaman Gazetesine her fırsatta milyarlık ilanlar verir.
Daha fazla örneklemeye gitmeden Fethulah Gülen’in kamuoyu kanaatine göre aslında 30 milyar dolarlık bir parasal güce hükmettiğini belirtelim.
İlginçtir hiç kimse bu değirmenin suyu nereden geliyor demiyor!
Güya F Tipi ile limoni olduğu söylenen AKP de bunun hiç üstüne gitmiyor.
Neyse bugünkü konumuz Fethullah Gülen’in dolaylı serveti değil, kontrol ettiği medya organlarıdır.
Zaman, STV gibiler zaten tescilli.
Buna Bugün ve Kanaltürk’ü de ilave etmemiz gerekiyor.
Bitmedi Radikal Gazetesi’nin aslında F Tipine ait olduğu ve Doğan ambalajı ile yayın yaptığı yaygın iddiadır.
Öyle çünkü Aydın Doğan’ın F Tipinin eski mensubu olan Eyüp Can’a onca başarısızlığa yani tirajda çakılmasına rağmen teslim olması düşünülebilir mi?
F Tipinin medyası bunlarla sınırlı değil!
Sözcü’nün sahibi onca yayın ve yazıya rağmen hâlâ “Hayır ben Işık Evlerinde yetişmedim ve F Tipi ile alakam yok” demiyor, diyemiyor ilginç değil mi?
Bitmedi F Tipi başka başka yerlere de nüfuz etti ki günü geldiğinde belgeleriyle bir bir açıklayacağım.
Kısacası medyanın gerçek baronu zannedildiği gibi Aydın Doğan değil F Tipidir.
İşte Erdoğan’ın Cumhuriyet Bayramı istihbaratı
Ne dedi Tayyip Erdoğan hatırlayalım:
Bir istihbarat aldık ve Ankara’daki Cumhuriyet Bayramı kutlamasını ondan ötürü yasakladık.
Emin olun doğru söylüyor, gerçekten bir istihbarat aldılar!
Peki ne tür bir istihbarat mı?
Yüz binlerin milyonların Cumhuriyetine ve Atatürk’üne sahipleneceği istihbaratı!
Evet Erdoğan’ın yasaklama nedeni budur.
Belli ki büyük bir insan selinin Cumhuriyete ve büyük önderine sahiplenmesinden ve bu böyle bir görüntünün yeni bir dip dalga yaratmasından endişeliler.
Evet Tayyip Erdoğan devletinin kitleleri sindirme adına yeni metodu korku salmaktır.
Buradan hareketle özellikle bu noktadan sonra Türk bayrağını kapıp o kitlelere dahil olmak artık milli bir ibadet özelliğindedir. Ben Pazartesi günü öyle yapacağım ve Türkiye Gençlik Birliği’nin yiğitleri ile beraber yürüyeceğim.
Emin olun zerre bir provokasyon yapamazlar çünkü böyle bir şey AKP’ye mal edilir ve Tayyip bunun altından kalkamaz!
Bir istihbarat aldık ve Ankara’daki Cumhuriyet Bayramı kutlamasını ondan ötürü yasakladık.
Emin olun doğru söylüyor, gerçekten bir istihbarat aldılar!
Peki ne tür bir istihbarat mı?
Yüz binlerin milyonların Cumhuriyetine ve Atatürk’üne sahipleneceği istihbaratı!
Evet Erdoğan’ın yasaklama nedeni budur.
Belli ki büyük bir insan selinin Cumhuriyete ve büyük önderine sahiplenmesinden ve bu böyle bir görüntünün yeni bir dip dalga yaratmasından endişeliler.
Evet Tayyip Erdoğan devletinin kitleleri sindirme adına yeni metodu korku salmaktır.
Buradan hareketle özellikle bu noktadan sonra Türk bayrağını kapıp o kitlelere dahil olmak artık milli bir ibadet özelliğindedir. Ben Pazartesi günü öyle yapacağım ve Türkiye Gençlik Birliği’nin yiğitleri ile beraber yürüyeceğim.
Emin olun zerre bir provokasyon yapamazlar çünkü böyle bir şey AKP’ye mal edilir ve Tayyip bunun altından kalkamaz!
