Eşarp, başörtü, türban, tülbent vesaire
Eşarba, tülbente, türbana ve başörtüsüne karşıyım. Ama bir sorun neden karşıyım?!
Öncelikle takana değil, taktırana karşıyım. Yani takılmasını öngören, mecbur tutan, bunu isteme hakkı ve cüretini sanki tanrı istemiş gibi göstererek kadına bunu mecbur edenlere karşıyım.
İsterseniz konuya tam bir açıklık getireyim, ben eşarp takan kadına değil “eşarplı yaşam biçiminin meşrulaşmasına” karşıyım. Neden derseniz? Eşarp, kadının yaşam alanını daraltan, hayatını kısıtlayan ve erkek karşısında ezikleştirerek, ikinci sınıfa iten antihümanist bir şekilciliktir.
Zaten Müslümanlıkta kesinlikle böyle bir farz yoktur ve olmadığını söyleyenin "ilkel"ce dili kesilmiştir. Son örneği, eski diyanet başkanımızdır. Dinen eşarp mecburiyeti olmadığını söylediği gün istifasını istediler ve ertesi gün kendi isteğiyle(!) görevi bıraktı.
Ki ben onun son programını izlemiş, bu açıklamasından dolayı sevinç çığlıkları atarken derin bir kaygı duyarak “ bunu orda tutmazlar canıım!” Diye bir öngörüde bulunmuştum.
Eşarp farz olmadığı halde bunu savunan kişi, aslında kadının tüm yaşam vebalini omzunda hissetmelidir ama bu asla olmaz. Aksine "sus bre zındık! Sen Allah'ın emirlerine karşı mı geliyorsun!" diyerek buna karşı çıkanı dinsizlik sopasıyla ezerek sustururlar. Ve gerçeği araştırmadan kulaktan dolma bilgilerle yaşayıp giderler..
Bu kimin işine gelir, emperyalist ve siyonist güçlerin işine gelir.
Çünkü kadın hangi toplumda ikinci sınıfa itilirse o toplum geri kalmaya mahkumdur. Çünkü bireyler ebeveynlerin ortak müdahaleleri ile yaşama hazırlanırlar.
Ebeveynlerin birinin ezik, eksik, yetersiz ve bilgisiz olması bireyin yarım kalması demektir. Yarım kalan bireylerin hepside kadını ezmeyi mübah sayar zira kendini üstün hissedebilmeye ihtiyacı vardır. Böylelikle kadın daha da ezilir, büzülür, falan falan!
Ve bakınız tüm islam ülkelerine; hepsinde kadın eksik bırakılmış ve örtülerin altında ezikleştirilmiştir. Ve onların erkekleride sünepe görünüşlüdür. Bunu Allah'mı ister? Kandırmayalım kendimizi!
Bu sayede tüm Hristiyan alemi Müslüman aleminin üstünde gayet baskındır ve kesinlikle onlar ne derse o olur. (Misal Arap Baharı zulmünü yaşayan kim, yaşatan kim? Biz onlara özgürlük verdik halbuki diyen Amerika'nın temsilcisi bayan Clintın müslüman mı?)
Çünkü onlar toplumun bir yarısını eksik bırakmamıştır. Bizler ise “eksik etek” diyerek aşağıladığımız kadınlarımızın güçsüzlüğü yüzünden ilkel ve geriyiz malesef!
Ayrıca çoğu erkek vatandaş, kadınlar her hangi bir konuda haksızlığa uğradığında sesini çıkartmazken (örneğin kendi hemcinsleri kadınlara, çocuklara çatır çatır tecavüz ettiğinde) eşarp konusunda hemen “özgürlük” diye ortaya çıkıyorlar. Neden bu kadar bu önemseniyor hiç anlamış değilim ama eşarba özgürlük dileyen erkeğe eşarp takma özgürlüğü verilsin, bir müddet taksınlar beğenirlerse de devam etsinler.
Ama kızlarımızı özgürlük vaadiyle bu şekilciliğe mahkum etmesinler.
İnsanca yaşam dileğiyle! Çünkü bunu yaratan böyle istiyor.
Berrin Aksu
