‘Basit bir soğuk algınlığı’ diye geçiştirilen enfeksiyonlar sinüzite zemin hazırlıyor. Tam tedavi edilmeyen sinüs enfeksiyonları ise menenjit, beyin apsesi ve görme kaybı gibi ciddi durumlarla sonuçlanabiliyor.
İSTANBUL
- Sinüslerin iltihabı olan sinüzit, yol açtığı zonklayıcı baş ağrısı,
burun akıntısı ve tıkanıklığı nedeniyle yaşam kalitesini düşürse de
hastalar zaman zaman tedavilerini aksatabiliyor veya doktora
başvurmayabiliyor. Sinüsteki enfeksiyonların çevre yapılara yayıldığında
ciddi tablolara yol açabildiğine dikkat çeken KBB Uzmanı Prof. Dr.
Fikret İleri, “Sinüs boşluklarının çevresinde, göz ve beyin yer alıyor.
Dolayısıyla sinüs enfeksiyonu çevreye yayıldığında yüz kemiklerinde
osteit denilen iltihaplanmalara, göze yayıldığında körlüğe kadar giden
durumlara ve beyne yayıldığında menenjitten beyin apsesine kadar birçok
ciddi soruna neden olabiliyor. Dolayısıyla sinüzit problemi olan
hastaların mutlaka bir doktora başvurmaları ve tedavilerini
aksatmamaları çok önemli” diyor.
Burun
tıkanıklığı, burun akıntısı ve dişlere vuran yüz ağrısı ile öne
eğilmekle artan zonklayıcı baş ağrısı özellikle akut sinüzitin tipik
belirtilerinden. Olay kronikleştikçe ağrı kayboluyor ve en önemli
şikayet geniz akıntısı ile burun tıkanıklığı oluyor.
Prof.
İleri, viral üst solunum yolu enfeksiyonlarının sinüzitin en önemli
sebeplerinden biri olduğunu vurgulayarak şunları söylüyor: “Basit bir
soğuk algınlığı sinüzitle sonuçlanabiliyor. Dolayısıyla salgınlar
sırasında dikkatli olmak ve hastalığın bulaşmaması için tedbir almak
veya bulaşmışsa tedavi olmak çok önemli. Özellikle alerjik rinit sorunu
olan kişilerin bu hastalığın tedavisine dikkat etmeleri gerekiyor.
Ayrıca burun içinde anatomik bozukluğu bulunanlar, sigara ve alkol gibi
alışkanlıkları olanlar da sinüzite daha sık yakalanıyor.
ANTİBİYOTİK TEDAVİSİ ETKİLİ OLUYOR Prof.
İleri, özellikle akut bakteriyel sinüzit tedavisinde antibiyotiklerin
en önemli ilaçlar olduğunu belirterek şu bilgileri veriyor: “Uygun
antibiyotik ve uygun tedavi süresi bu hastalıkta genellikle çözüm
sağlıyor. Antibiyotiklerin yanında destek tedavisi de faydalı oluyor.
Akut vakalarda tedavi süresi genellikle 2 haftayı buluyor. Kronik
vakalarda ise alta yatan hastalığın tedavisi yanında ilaç tedavisi
yaklaşık 1 ay sürüyor.”
Hastalığın
kronikleştiği durumlarda ise uygun ilaç tedavisine yanıt alınmazsa
cerrahi tedavinin gündeme geldiğini belirten Prof. Dr. Fikret İleri, şu
bilgileri veriyor: “Bunun yanında eğer enfeksiyon göze, beyine ve çevre
kemik yapılara yayılmışsa yani komplikasyon gelişmişse yine cerrahi
tedavi devreye giriyor. Cerrahi tedavide yaygın olarak “endoskopik sinüs
cerrahisi” kullanılıyor. Kronik bakteriyel sinüzitlerde cerrahi
tedavinin başarı şansı çok yüksek. Bu tür hastalarda yüzde 90’ın
üzerinde sonuç alınıyor.”
SİNÜZİTTEN KORUNMAK İÇİN... • Vücut direncinizi düşürebilecek yorgunluk, uykusuzluk, beslenme gibi durumlara dikkat edin.
• Islak saçlarla soğuk havaya çıkmayın.
• Klimalara dikkat edin, yaşam alanınızdaki havanın nemli olmasına özen gösterin.
SİNÜZİTTEN KORUNMAK İÇİN... • Vücut direncinizi düşürebilecek yorgunluk, uykusuzluk, beslenme gibi durumlara dikkat edin.
• Islak saçlarla soğuk havaya çıkmayın.
• Klimalara dikkat edin, yaşam alanınızdaki havanın nemli olmasına özen gösterin.
