
Ergenekon davasında tutuklu bulunan gazeteci Tuncay Özkan oldukça önemli bir iddiayı gündeme getirdi. Özkan, birçok “faili meçhul” cinayete imza atan İbrahim Şahin’in Susurluk sürecinde Nazlı Ilıcak’ın evinde saklandığını söyledi.
AKP’nin “yılmaz demokratlarından” Nazlı Ilıcak’ın, evinde kontrgerilla sakladığı ortaya çıktı. O isim birçok “faili meçhul” cinayete imza atan İbrahim Şahin…
CHP’nin cezaevi komisyonu üyesi milletvekilleri Ergenekon davası dolayısıyla tutuklu bulunan bazı isimlerle görüştü. Görüşmeler sonunda ortaya önemli açıklamalar çıkarken, en dikkat çekici sözler gazeteci Tuncay Özkan’dan geldi.
Özkan, CHP’li heyete Nazlı Ilıcak ile ilgili şu önemli bilgiyi verdi:
İbrahim Şahin ile aynı davadan yargılanıyorum. Şahin, Susurluk sürecinde Nazlı Ilıcak’ın evinde saklanırken, benden hesap soracağını söylüyor. Şahin’le, Veli Küçük’le ilgili yazılar yazan benim. Şimdi aynı davadayız. Yeşil konusunu ben ortaya çıkardım, Şimdi, Yeşil’in kimlik bilgileri Tuncay Özkan’ın arşivinden çıktı diye yazdılar. En çok Eyüp Can’a kızgınım. O haberleri ben Radikal’de yazdım. Arşive baksa, bunu görürdü. Nagehan Alçı’yı işe ben aldım. Vicdanı olmayanı yok sayıyorum ve Nagehan’ı günah olarak görmüyorum, kendisi günaha girdi.
AKP demokratı yandaş gazeteci…
AKP iktidarında “demokrat” gazeteci rolüyle her gün ekranlara çıkan, köşesinden demokrasi çağrıları yaparak AKP’nin siyasi operasyonlarını destekleyen ve “derin devlet tavsiye ediliyor” söylemini her fırsatta yineleyen Ilıcak’ın, derin devletin ve kontrgerillanın en karanlık isimlerinden birisini evinde saklamasını nasıl açıklayacağı merak konusu.
Yargılanmıyor, öldürülüyoruz
Heyetin görüştüğü Malatya Üniversitesi eski rektörü Fatih Hilmioğlu ise hayati risk taşıyan hastalıklarına karşı cezaevinde tutulmasına ilişkin şöyle konuştu:
“En temel insan hakkı olan yaşam hakkım göz ardı ediliyor. Ölümüne yargılanıyoruz. 8 yıldan beri kullandığım ilaçlar kronik böbrek hastalığına yol açtı. Şeker ve prostat büyümesi de eklendi. Eskiden beri karaciğer sirozum var. Adli Tıp Genel Kurulu, 2 ayda bir tedavisi gerekir derken, beni üniversite yerine devlet hastanesine gönderiyorlar. Burada biz yargılanmıyoruz öldürülüyoruz.”
ABD organizasyonu
Vekillerin görüştüğü bir diğer tutuklu isim Hanefi Avcı ise yaptığı açıklamada, “Kitap yazmak örgüte üyelik olarak gösterildi. Soner, Barış, Müyesser serbest, ben ise örgüte yardımdan içerideyim. Yani sözde örgüt üyeleri serbest, ben buradayım. Bu organizasyonu ABD’nin yaptığını düşünüyorum” dedi.
haber.sol