Başkan Zahide Kurun, Sekreter Hamide Sönmez, Sayman Selvi Aladağ, Eğitim Sekreteri Gülten Bakşı, Üyeler Fatma Yazgan, Nuriye Aydın ve Şerife Delice'nin hazır bulunduğu etkinliğe katılan Bucalı kadın üyeler, haklarını daha iyi öğrenmek için Aydın Özcan'ı dikkatlice dinlediler.
CHP Buca İlçe Örgütü Toplantı Salonu'nda düzenlenen etkinliğin konuşmacısı Aydın Özcan, kendisinin de Buca'da oturması ve 1. Bölge Milletvekili Adayı olması nedeniyle; seçim çalışmalarında kendisini yalnız bırakmayan kadın kolları üyelerine teşekkür ederek konuşmasına başladı.
Oy kulanmada bilinçli olmaya ihtiyaç duyulduğunu belirten Aydın, İl Seçim Kurulu'na yaptığı itirazda 26 bin 472 geçersiz oyun çoğunluğunun hem CHP hem de bağımsız adaya verilmiş olduğunu gözlemlediğini belirtti. 600 oy eksikle partisinin 1 milletvekili kaybettiği düşünülürse; geçersiz oy sayısının küçümsenemeyeceğini vurguladı.
Özcan, '' Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyetin ilk yıllarında uygulanan Mecelle, İslam hukukuna dayanıyordu. Atatürk'ün istemiyle yeni medeni kanunun oluşturulması için kurulan Ahkam-ı Şahsiye ve Vacibat Komisyonları çalışmalarında; Şeriat hükümlerini esas almaktan kendilerini engeleyemeyince, Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt komisyonları iptal etti.
Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, batının medeni kanunlarından birinin esas alınarak, Türkiye şartlarına uyarlanmasını uygun gördü. Alman, Fransız ve Avusturya Medeni Kanunları araştırıldı. Kabul tarihleri açısından en yenisi olan 1911 yılında uygulanmaya başlayan ve hakime geniş yorum ve takdir yetkisi veren İşviçre Medeni Kanunu tercih edildi. Üzerinde yapılan çalışmalar sonrası, 17 Şubat 1926 tarihibde TBMM'de kabul edilerek, 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girdi.
Medeni Kanunla; Türk kadını aile ve toplumda eşit, mesleğini seçme, mahkemelerde şahitlik yapma, resmi nikah, anne baba mirasından eşit pay ve tek eş olma haklarını elde etmiş oldu. Hukuk birliği, boşanmada hakim kararı gerekliliği sağlandı.
Daha sonra yapılan düzenlemelerle; 1930 Belediye Seçimlerine Katılma, 1934 Miletvekili Seçimlerine Katılma, 1935 yılında da; Türk kadını Seçme ve Seçilme Haklarını kazandı.Fransa, İtalya, Belçika 1944 yılında, Medeni kanununu esas aldığımız İsviçre ise; kadına seçme ve seçilme hakkını 1950 yılında vermiştir'' dedi.
Kadınların seçme seçilme hakkını elde ettikten sonra yapılan ilk genel seçimde meclisteki kadın milletvekili oranının % 4.6 olduğunu, daha sonra yapılan seçimlerde bu rakamın % 1'in altına düştüğünü belirtti.
Yasalarda var olan hakların, ekonomik bağımsızlığı olmadığı veya hakların bilinmemesi nedeniyle kadınlarca kullanılamadığını açıklayan Özcan, Kadınların %91'inin psikolojik şiddet, bağırma, hakaret, fiziki şiddet ve tecavüze maruz kaldığını belirterek konuşmasını sürdürdü.
Özcan, '' Yapılan anketlerde, % 41 oranında kadın, kocasından şiddet gördüğünü belirtmiştir. Kadının sadece kızlık soyadını kullanması AİHM tarafından karar verilmesine rağmen; Yargıtay, eşin soyadı ile kullanması kararında diretmiştir '' dedikten sonra, AKP Döneminde kadına şiddetin %1400 oranında arttığını belirtti.
Başbakanın kadınların en az 3 çocuk yapmasını dileyerek, kadını sosyal hayattan uzaklaştırmak istediğini iddia eden Özcan konuşmasını, '' M.Kemal Atatürk 20.Yüzyıl'ın en büyük devrimcisidir. Kadınlarımızın özgür olmasının yolunu açmıştır '' dedi. Atatürk'ün '' Ey kahraman Türk kadını! sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde yükselmeye layıksın '' sözü ile konuşmasına son verdi.
Söyleşi sonrası Aydın Özcan'a teşekkür eden kadın kolları üyeleri, benzeri etkinliklerle kendilerinin bilinçlendirilmesini kendisinden talep ettiler.
Haber ve Fotoğraf : Osman Gazi Oktay