Kriz Hazar Bölgesi'ne ulaşmadı
HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Başkanı Dr. Efgan Niftiyev, birçok gelişmiş ülkede ekonomik kriz yaşanırken Azerbaycan, Türkmenistan ve Kazakistan'ın bulunduğu Hazar bölgesi ülkelerinde büyüme trendinin devam ettiğini belirtti
YENİ MESAJ / İSTANBUL
Hazar bölgesinde geçtiğimiz ay yaşanan önemli gelişmelerin Hazar Strateji Enstitüsü (HASEN) uzmanlarınca analiz edildiği Hazar Strateji Enstitüsü Aylık Gündem Raporu yayınlandı. Rapor, Hocalı katliamının yıldönümünde, HASEN uzmanlarının katıldığı bir basın toplantısıyla tanıtıldı. Toplantıda HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Başkanı Dr. Efgan Niftiyev, HASEN Ekonomi ve Kalkınma Araştırmaları Merkezi Uzmanı Dr. Cemil Ertem, HASEN Savunma ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi Uzmanı Dr. Mitat Çelikpala, HASEN Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Araştırma Merkezi Uzmanı Dr. Bekir Günay birer konuşma yaptı.
HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Başkanı Dr. Efgan Niftiyev, birçok gelişmiş ülkede ekonomik kriz yaşanırken Hazar bölgesi ülkelerinde büyüme trendinin devam ettiğini belirtti. Niftiyev, şunları söyledi: Hazar bölgesindeki ülkelerde, daha çok petrol ve enerji ağırlıklı ekonomiler söz konusu olsa da diğer sektörlerin de ön plana çıktığını görüyoruz. Azerbaycan ve Kazakistan gibi ülkelerde petrol sektöründe yüzde 6ya yakın bir daralma söz konusu iken, petrol dışı sektörlerin yüzde 11 civarında büyümeye geçtiklerini gözlemliyoruz. Bu durum bölgedeki sürdürülebilir kalkınma için çok önemli bir gelişme. Aynı zamanda bilişim teknolojileri alanında da bölge ülkelerinin yatırımlarının arttığını görüyoruz. Örneğin Azerbaycan 7 Şubat tarihinde uzaya ilk uydusunu fırlattı. Öte yandan, Rusyada başkanlık seçimleri sonrası Avrasya Birliğinin kurulmasına yönelik çalışmalar yapılmakta. Bu da çok dikkatle takip etmemiz gereken gelişmelerden birisi.
Bölgedeki projelerin hayata geçirilmesinin Hazardaki güvenlik sorunlarının çözülmesine bağlı olduğunu kaydeden Niftiyev, istikrarı tehdit eden unsurlar ortadan kaldırılmazsa bölgenin gelişmesinin de duracağını ifade etti.
Bölgede refahı engelleyen unsurlar var
Niftiyev, Osetya, Abhazya, Karabağ sorunları bölge ülkelerine refahın yayılmasında çok büyük engel teşkil etmekte. Karabağ sorunu konusunda 20 yıla yakındır sürdürülen barış görüşmelerinin durma noktasına geldiğini görmekteyiz. Minsk Grubu üçlüsünde görev alan ülkelerin üzerine büyük iş düşüyor. Bazı ülkelerin Ermenistanın silahlanmasına destek vermesi ister istemez barış müzakerelerinin tıkanmasına yol açıyor. Sarkisyanın seçimi tekrar kazanmasıyla birlikte Ermenistanın Karabağ konusundaki tutumunda değişiklik olmayacağını görmekteyiz dedi.
HASEN Ekonomi ve Kalkınma Araştırma Merkezi Uzmanı Dr. Cemil Ertem de Hazar bölgesinin Türkiye açısından önemini ele aldı ve Türkiyede cari açığın en önemli nedeninin enerji ithalatı olduğuna dikkat çekti. Ertem, Türkiyenin en önemli yapısal sorunlarından biri cari açıktır. Türkiye geçen sene 77 milyar dolar cari açık vermişti. Bu sene yaklaşık 50 milyar dolarlık bir cari açık verdi. Buna karşılık 60 milyar dolar civarında bir brüt enerji ithalatımız var. Türkiye, enerjiyi Hazar bölgesi ve Ortadoğudan alıp Avrupa içlerine taşıyan bir merkez olduğu zaman bu cari açık problemini önemli ölçüde halledecek. Şimdiye kadar savaşla yoğrulan bu bölge barış toprakları olabilir. Avrupanın, Ortadoğunun ve ön Asyanın çehresi değişebilir. TANAP projesinin gerçekleşmesi hayati önemde. Bu gerçekleştiği zaman yeni bir döneme adım atmış olacağız diye konuştu.
HASEN Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Araştırma Merkezi Uzmanı Dr. Bekir Günay da Bütün dünya kendini 21inci yüzyıla hazırlıyor. Bu hazırlanışta yeni güç alanları oluşuyor. Güç alanları petrolle olduğu gibi değişik siyasi, tarihi ve kültürel dokularla da şekillenmeye başlıyor. Hazar da bunlara aday coğrafyalardan bir tanesi dedi.
yenimesaj
