Polisin sıktığı tazyikli su nedeniyle zor anlar yaşayan işçiler, bir minibüsün arkasına sığınarak kendilerini korumaya çalıştılar.
1 Mayıs İşçi Bayramı nedeniyle İstanbul'da önlem adı altında alınan kararlar hayatı felç etti. İstanbul'u gezmek isteyen turistler iskelede beklemek zorunda kaldı.
Metro, metrobüs ve vapur seferlerinin durdurulması yetmeyince valilik köprüleri de kapattı.
Ulaşım araçlarının çalışmaması nedeniyle yolda kalan insanlar, gidecekleri yerlere yaya olarak gitmek zorunda kaldılar.
Valilik, kapattığı köprüden 'kaçak geçiş' olabileceğinden korkmuş olacak ki, köprüyü kaldırtarak önlemleri arttırdı.
Polis, 1 Mayıs'ı Taksim Meydanı'nda kutlamak isteyen işçilere yine orantısız güç, biber gazı, tazyikli su ve cop kullandı.
İşçilerin Taksim Meydanı'na çıkmasına izin verilmedi. Polisler, Taksim'i çember altına aldı. Taksim Meydanı, polis barikatlarının arkasında kaldı. Oysa ki, izin verildiği yıllarda Taksim'de olay yaşanmamıştı. Halkın Taksim'e çıkmasına izin verilmeyince meydan güvercinlere kaldı. Bu meydanı binlerce işçi dolduracaktı ancak AKP korkusundan bunu da yasakladı.
Meydan civarında yapılan çalışmaların bilgisinin verildiği tabelanın alt kısmına yazılan söz dikkat çekti: Taksim Bizim.
Yer yer çıkan olaylarda göstericilerle polis çatıştı. Biber gazı ve tazyikli suya maruz kalan göstericiler, polise taş attı.
Polisin sıktığı biber gazından etkilenen işçiler çok zor anlar yaşadı.
Beşiktaş, Şişli ve Mecidiyeköy'de yapılan müdahaleleri valilik, "Küçük marjinal gruplara müdahale" olarak göstermeye çalıştı.
Bazı esnaflar, işyerlerine zarar gelmemesi için saclarla dükkanlarının önünü kapattılar.
Polisin attığı biber gazından etkilenenler sadece işçiler değildi. Basın mensupları da biber gazından nasibini aldı.
Bir gösterici, polislerin sıktığı tazyikli suya inat ayakta ve direniyor.
İşçiler sabahın erken saatlerinde mutlu bir 1 Mayıs için hazırlanmıştı...
Sözcü














