Eylemlerin bugünkü seyrine geçmeden önce, ülke nasıl bu duruma getirildi o süreci değerlendirmede fayda var.
Beyoğlu bölgesi, Gezi Parkı dahil sit alanıdır. Plan onama yetkisi, Koruma Kurullarındadır. Beyoğlu Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 2 Numaralı Koruma Kurulu'na müracat ederek, Kışlanın 1.Derece tarihi eser olarak tescil etmesini, Gezi Parkı'na yaptırılmasına izin verilmesini istemişlerdir.
Koruma Bölge Kurulu; '' Gezi Parkı'nın da tarihi değeri olduğu, yetersiz belgelerle hazırlanan Kışla Projesi ile yapılacak kışlanın eskisini yansıtmayacağı, bu konuda başka bilgi ve belge varsa Kurula sunulması '' kararına R.Tayyip Erdoğan, '' Biz de sizin reddinizi ret edeceğiz '' diyerek kızgınlığını belirtti. '' Ne olursa olsun Topçu Kışlasını yapacağız '' dedi.
Belediye, Bölge Kurulu kararına itiraz ederek Yüksek Kurula götürdü.
Yüksek Kurul 16 üyeden oluşmaktadır. 10 üye ilgili bakanlıkların müsteşar yardımcıları ve genel müdürlerinden oluşmakta, 6 üye de Bölge Kurullarının başkanları arasından Kültür Bakanı'nca seçilmektedir. Yüksek Kurul, R. Tayyip Erdoğan'ın istediği Gezi Parkı'na Topçu Kışlası yapılması kararını verdi.
Karar üzerine, Gezi Parkı'na kepçeler girerek ağaç sökümüne başladı.
Bu konudaki inatçılığı kavrayabilmek için 9 Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Kemal Arı'yı dinlemekte fayda var.
Rumi Takvime göre 31 Mart 1325 (13 Nisan 1909 ) tarihinde yapıldığı için tarihe, '' 31 Mart Vakası '' olarak geçen gerici ayaklanma var.
İkinci Abdülhamit Genç Subayların baş kaldırısı sonucu, 1876'da kaldırılan Anayasa'yı uygulamaya koymak zorunda kaldı. Kendi yönetimine karşı yeni bir ayaklanmadan korkuyordu.
İttihat ve Terakki'nin modern eğitimle yetişmiş subaylarının, '' Ordu modern bir eğitimle yetişsin '' diye dayatması sonucu, reform hareketlerinin yapıldığı bir dönemdi.
Abdülhamit, önceleri Ermeni Mezarlığı olan, 1780'de Topçu Kışlası haline getirilen kışlaya, Alaylı subayları ve Avcı Taburu'na bağlı askerleri yerleştirerek, kendini güvence altına almak istedi.
Said-i Nursi, Derviş Vahdedi adlı yobazlar yazdıkları yazılarla, kadınların açılmaya başladığını, ahlakın bozulduğunu ve dinin elden gittiğini ileri sürerek, halkı ve alaylı subayları, okumuş subaylara karşı kışkırttılar.
13 Nisan 1909 tarihinde Topçu Kışlası'ndan çıkan subaylar, şeriat isteyen grupların da desteğini alarak, '' Şeriat Elden Gidiyor '' sloganlarıyla yürüyerek yakaladıkları mektepli subayları öldürdü, iş yerlerini yağmaladılar. Hüseyin Hilmi Paşa Hükümeti istifa etti. 27 Nisan 1909'da 2. Abdülhamit'i tahttan indirdiler. İsyancıların kurduğu hükümeti, İngilizler destekledi
Selanik'te merkezi bulunan Hareket Ordusu, M. Kemal komutasında harekete
geçti. Kanlı çarpışmalar sonrası, Hareket Ordusu duruma hakim oldu.
Olayların merkezi olan Topçu Kışlası yoğun top ateşiyle yerle bir edildi. 30 yıl boyunca moloz yığını olarak kaldı. 1940'da düzenlenen alan, halkın rahatça gezebileceği yeşil alana dönüştürüldü.
Bugün bu alana Topçu Kışlası yapılması istenmesindeki inat, bu bilgiler ışığında daha sağlıklı değerlendirilebilir.
Hükümet yetkililerinin ve İstanbul Büyükşehir Belediye başkanının belirttiği gibi halk bilgilendirilmeli. Bilgiden kasıt, yalan ve takiye olamaz.
İstanbul'da 5 gün süren İzmir'de 31 Mayıs ve 1 Haziran 2013 tarihlerinde '' Her Yer Taksim Her Yer Direniş '' merkezi sloganıyla birleşen on binlerce yurttaş, Cumhuriyet'e sahip çıktı.
Son zamanlarda; ben yaptım oldu, anlayışıyla ortaya çıkan bir çok anti demokratik uygulamaya halk '' Tayyip İstifa '' sloganlarıyla karşı çıktı.
Her kesimden insanı birleştiren ve gençliğin yoğun katılımını sağlayan eylemliliğe 10 binler sabaha kadar yolları işgal ederek, AKP binalarına yönelerek tepkisini gösterdi.
İçki yasağına tepki olarak, '' Şerefine Tayyip '' diyerek içki şişelerini havaya kaldırdılar. Alana dizdikleri bira şişeleriyle adını yazdılar.
Bir araya gelemeyen Göztepe ve Karşıyaka taraftarları, Zübeyde Hanım heykeli önüne koydukları yazıyla, Tayyip'in kendilerini birleştirmedeki katkısına teşekkür ettiler.
Kıbrıs Şehitler Caddesi'nde toplanan halk, Gündoğdu Meydanı'na yürüdü. Toplanan on binlerden bazı gruplar, Cumhuriyet Meydanı'na, oradan AKP'nin Basmane Meydanı'ndaki Konak İlçe Binasına yürüdü.
Polisin müdahalesiyle çatışma cıktı. Yaralılar hastanelere taşındı. Basmane ve Alsancak'a araç girişine izin verilmedi. Bazı göstericiler göz altına alındı.
Halk ışıklarını yakıp söndürerek, tencere ve kapak sesleriyle evlerinden eyleme destek verdi. Bayrammışçasına balkonlarına bayrak astı.
AKP hükümetinin işinin zor olduğunun göstergesi olan eylem, halkın uygulanan yanlış politikalara, bundan sonra sessiz olmayacağının muştucusu gibiydi.
CHP 1. Bölge Milletvekilki Adayı Av. Aydın Özcan, '' Eylemlere gençler damgasını vurmuştur. Bundan böyle hükümet ben istersem olur tavrından vazgeçmelidir '' dedi.
Haber ve fotoğraf : Osman Gazi Oktay