Hamileyim, hamilesin, hamile.. hepimiz gebeyiz işte!


Ömer Tuğrul İnançer diye birinin söylediği aptallık ötesi bir laf tüm Türkiye’yi karıştırdı.

Zat’ın söylediği sözleri sanki ilk defa duyuyor herkes!

Bunların dünyasına bu kadar mı yabancısınız? Nerde yaşıyor herkes?

Ben mi bu tür salaklarla çok fazla iç içeydim, o yüzden mi bu kadar tepki duymadım.

Oysa bu kulaklar, bunlar gibilerden neler duydu.

İslamiyet’e soğuk durmamı sağlayan şeyler hepside!

İsterseniz anlatayım. Yıl 1975 yer Sümbül efendi camii. Yaşar Hoca diye bir kadının vaazına götürüldüm. Eşarp takmaya ikna edilmek için!

Oysa vaazın tamamı safsata ve akıl dışı olduğundan vaaz sonrası İslamiyetle ilgili daha çok soru vardı kafamda. Mesela hoca kadın gayet teatral sesiyle demişti ki; “tuvalet kağıdı günahtır, gavurların kullandığı şeytan işi bir malzemedir. Çünkü sonuçta o bir kağıttır. E Kuranı Kerim’de kağıda yazılmıştır. Cenabı hak sonra bize ne der? Siz kıçınızı benim mübarek ayetlerimi yazdığınız kağıtlara mı siliyorsunuz? Yuh olsun size.. Cehennemde cayır cayır yanın inşallahhh!”

Dinleyen koca koca kadınlar (ki ben 13 yaşındaydım) birbirlerine bakarak utanç içinde başlarını teesürle salladılar. Hoca kadın hepsini bir güzel azarlamıştı. Hatta yetmemiş Allah’ın tokadını akşetmişti hepsine..

Birinin bile aklı selim olarak veya cesaretle (o yüzlerce kadının arasından)”sen ne biçim konuşuyorsun be kadın, bu ne saçmalık!”demek aklına gelmedi. Aksine, büyük bir çoğunluğu dizlerini dövüp vahlandılar.

O sene, imam olan dedemlerin evinde bununla ilgili sohbetler yaptık bolca.

Dedemin bu aptallıkla ilgili önce çekimser konuştuğunu, daha sonra kadını gayet alaya aldığını hatırlıyorum. Nedense evin harem kısmı buna inanmayı tercih etmişti.

Dedemin evi haremlik selamlık usulüydü.Bizden küçük erkek çocuklar bile harem kısmına geldiğinde müthiş bir havayla gelip kadınların selamlığa her daim hizmete hazır olmasını öngören davranışlar sergilerdi. Sair zaman bize saygı ile abla diyen utangaç oğlan çocukları aslan kesilir ve selamlıktan beklenen bir hizmete koşmamız için tavır alırdı.

Anlıyor musunuz erkek egosunun nasıl şişirildiğini.. ve bunu İslamiyetin sağladığını..Bunlar dine neden bu kadar sarılıyor..

Aradan yıllar geçti, o senelerde dinimizce günah olan resim artık günah değil. Bütün herkes (hocalar dahil) artık tuvalet kağıdı kullandığı için korku içinde değil. Misal o yıllarda kara çarşaf giymeyen kadınların Allah katında orospu sayılacağını dinlemiştim başka bir vaazda.. ki bugünde söyleniyordur muhtemelen!

Bir başkasında, yatalak babasının çüküne arzuyla(!) bakarsa cehennemde yanacağını..

diğerinde mezarlığa kadınların gitmemesi gerektiğini eğer mecbur kalırda giderse orasına tam yedi kat kumaş sarması gerektiğini ve ölü erkeklerin üzerinden geçerken dikkatli adım atması gerektiği..mazallah bacaklarını bi açsa aşağıdaki “ölü” erkeklerin hepsini günahlara sokacağını..

bir diğerinde koca ölürse kadının ondan nikahının düşeceği ve artık namahrem olan kocası ile yan yana üst üste yatamayacağını.

Veee hamile kadının karnını herkesten saklaması gerektiğini, hatta annesinden bile..Çocuğunu sessiz sedasız doğurup “ben kocamla bilmem ne yaptım” gibilerden edepsiz ve hayasızca yırtınmaması gerektiği hep bana anlatılan şeylerdi.

Ne bileyim duya duya o kadar kanıksadım ki bunları, şimdi sizler tepki verince hiç anlamıyorum sizi.

Ben o yıllarda gerekli tepkileri duymuş ve inanç denilen her şeye şüphe ile bakmayı öğrenmiştim bile. O yüzden inancı gereği kapanan kadınlara saygı değil kaygı ile bakıyorum artık..

Tek derdim, çoğalıyor ve tüm kızları bu yola itmeye çalışıyorlar. Yoksa öyle yaşayıp gitsinler ne olacak! Kimseyi kendileri gibi görme gayretleri olmasa hepsine eyvallah! Ama öyle değil.

SEN DE BAŞINI ÖRTENE KADAR EŞARBI SEVDİRECEK HER YOLU DENERLER.

Biliyorum, bir zamanlar “derinden” yaşadım!

Akrabalarımdan yırttım ama sanırım devletten yırtamıyacağım.

Arap aklı ile harmanlanmış kara bir İslam devrimine gebeyiz.

Şşşt! Kimse bilmesin ama! Ayıp! Edep yahu!

Sonra devlet baba bizi şaaptı anlamına gelebilir Alimallah!

Allah herkese akıl sağlığı versin inşallah!

Sevgiler
Berrin Aksu