Mısır'da yaşananlar
İşte katliamın ilk görüntüleri
Mısır'da yaşananlara ilişkin görüntüler internete düştü.
Dün Mısır'da Rabiatul Adeviyye Meydanı'nda gerçekleşen katliamın ilk görüntüleri yayınlandı.
Mısır polisi, göstericilere pompalı tüfek ve gaz bombalarıyla müdahale etti.
130 kişinin öldüğü, 4 bin 500 kişiden fazla kişinin yaralandığı Adeviyye katliamının ilk görüntüleri internette paylaşıldı.
Dün Mursi yandaşları sokaklara çıkmıştı.
Saldırının ilk görüntüleri yayınlandı. İşte o görüntüler...
İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ
Mısır'da tehlikeli restleşme
Devrik lider Mursi'ye yönelik suçlamalar da açıklandı.
Arap Baharı’nın başladığı Tunus gibi Mısır da dün karışıktı. Gözaltına alınan devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye yönelik suçlamalar açıklandı.
İki taraf sokaklara döküldü. Ordu, Müslüman Kardeşler’e 48 saatlik bir ültimatom verdi. Askerin Mursi yanlılarına şiddet kullanabileceği endişesi var.Kahire İstinaf Mahkemesi Soruşturma Hakimi Hasan Semir, C.başkanlığından uzaklaştırılan Muhammed Mursi hakkında, “Hamas ile işbirliği yaparak ülkeye yönelik düşmanca eylemlerde bulunduğu” gerekçesiyle, soruşturma tamamlanana kadar 15 gün hapis kararı aldı.
Mursi’ye suçlamalar arasında, “Hamas’la işbirliği yaparak güvenlik güçlerine saldırı düzenlemek, hapishaneleri basarak kamuya ait binaları tahrip etmek, Vadi en-Natrun hapishanesinde kasıtlı olarak yangın çıkarmak, cezaevinden firar etmek ve tutukluların kaçmasına yardımcı olmak, hapishane kayıtlarını imha etmek, emniyet görevlilerini öldürmek ve kaçırmak” gibi ithamlar yer alıyor.
Mursi, Mübarek’in devrildiği günlerde, tutulduğu cezaevini kimliği belirsiz kişilerin basıp çoğu Müslüman Kardeşler üyesi olan tüm mahkûmları salıvermesi üzerine özgür kalmıştı. 30 Ocak 2011’de Mursi, devrimin ardından cumhurbaşkanı seçilmişti.
‘SİSİ İÇSAVAŞA SÜRÜKLÜYOR’
Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı General Abdülfettah El Sisi, iktidardan devirdiği Müslüman Kardeşler’e “uzlaşma” için masaya oturmak için 48 saat verdi. Gözlemciler, ordunun Mursi taraftarının bulduğu Adeviye’yi dağıtmaya kalkabileceğini söylüyor. Sisi’nin halka yaptığı “Terör ve şiddete karşı bana yetki verin. Meydanlara inin” çağrısının ardından gerginliğin hakim olduğu ülkede dün iki taraf da sokaktaydı. Müslüman Kardeşler, Rabiatül Adeviye ve Nahda dahil 30 meydanda toplandı. Mursi karşıtlarının en kalabalık toplanma alanı ise yine Tahrir Meydanı oldu. Şark Forumu Başkanı Hanfar, ”Sisi, Mısır’ı iç savaşa sürüklüyor” dedi. İskenderiye’deki olaylarda 5 kişi yaşamını yitirdi.
ABD’NİN GEREKÇESİ İSRAİL
Mısır’daki darbenin ardından ABD Yönetimi’nin “darbe” ifadesini kullanırsa, Kahire’ye vereceği 1.5 milyar dolarlık yardımı kesmek zorunda kalacağı konuşulmuştu.
ABD yardımı kesilirse Mısır’daki istikrarın daha da bozulacağı, bunun da komşu İsrail’i olumsuz etkileyeceği yolunda Beyaz Saray’a görüş bildirildiği ortaya çıktı. ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı William Burns ise “ABD yasaları darbe olup olmadığına karar vermemiz için bizi zorlamıyor. Çıkarlarımız için yararlı da olmaz. Mısır’a ekonomik yardıma devam etmek istiyoruz” dedi.
Mursi ile Kahire'de görüştü
Darbeden sonra ilk görüşme dün gerçekleştirildi.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İTT) Genel Sekreteri Ekmelettin İhsanoğlu, Mısır eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ile başkent Kahire'de dün ilk kez bir görüşme gerçekleştirildiğini açıkladı.
İTT Genel Sekreteri İhsanoğlu, dün gece Mısır'ın Ulusal İnsan Hakları Konseyi'nden iki kişinin Mursi ile Kahire'de görüştüğünü söyledi.
İhsanoğlu görüşmenin tam yeri konusunda bilgi vermedi. 3 Temmuz'daki askeri müdahaleyle iktidardan indirilerek gözaltına alınan Mursi'nin nerede tutulduğu bilinmiyor.
AB'DEN İLK TEPKİ
Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ise Mısır'da dün geceden bu yana yaşanan can kayıplarından "derin esef duyduğunu" belirtti. Ashton, tüm taraflara şiddete son vermeleri yönünde çağrıda bulundu.
Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Ashton, "Mısır'daki son gelişmeleri endişeyle takip ediyorum ve dünkü gösterilerdeki can kayıplarından derin esef duydum. Sorumlu geçici makamlara barışçıl ve nizami gösterileri güvence altına almaları çağrısında bulunuyorum.
Aynı zamanda tüm aktörlere şiddetten kaçınmaları ve barışçıl protesto ve şiddetten uzak durma prensiplerine saygı göstermeleri çağrısında bulunuyorum. Toplantı ve gösteri hakkı dahil insan haklarına saygı gösterilmelidir" dedi.
Mısır'da çözümün cepheleşmeden değil kapsayıcı bir geçiş döneminde hızla ilerlemekten geçtiğini savunan Ashton, bu kritik dönemde barışma ve diyaloğun büyük önem taşıdığını ve nefreti teşvik eden konuşmalardan ve diğer tahriklerden uzak durulması gerektiğini vurguladı.
Ashton, "Müslüman Kardeşler dahil bütün siyasi gruplar geçiş sürecine dahil edilmelidir ve bu süreç anayasal düzeni, serbest ve adil seçimleri ve sivillerin önderliğindeki hükümeti getirmelidir" ifadesini kullandı.
"MURSİ SERBEST BIRAKILMALI"
Ashton, Mısır'ın demokratik yollarla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı "Muhammed Mursi ve yakın danışmanları dahil tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması" çağrısını tekrarladı. Ashton, "Bu zamanda (siyasi tutuklular hakkında) yeni suçlamalarda bulunmak Mısır'ın ihtiyaç duyduğu müspet atmosfere katkı sağlamaz" dedi.
Taraflar geri adım atmıyor
ABD Mısır'da 'geri adım' çağrısında bulundu. Müslüman Kardeşler ise hala nöbet tutuyor.
Mısır’ın başkenti Kahire’de cuma gecesi düzenlenen protestolara güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu onlarca Mursi yanlısının yaşamını yitirdiği çatışmalarla ilgili bir açıklama yapan ABD, Mısır yönetimini “sınırdan geri adım atmaya” çağırdı.
Müslüman Kardeşler’in Adeviye’deki nöbeti ise sürüyor. İçişleri Bakanı konuyla ilgili, “İnşallah, en kısa zamanda icabına bakılacak” diye konuştu.
Binlerce Müslüman Kardeşler taraftarı, kanlı olaylara rağmen Rabiat’ül Adeviye Camii’nin önündemi meydandan ayrılmıyor. Göstericiler, çok sayıda Müslüman Kardeşler üyesinin yaşamlarını yitirdikleri camide nöbet tutuyor.
Kardeşler’in sözcüsü Cihad el Haddad, protestocuların talepleri yerine getirilip Mursi yeniden cumhurbaşkanı olana kadar camiden çıkmayacaklarını belirtirken, 3 Temmuz’da yönetime el koyan Genelkurmay Başkanı General Abdülfettah el Sisi’yi de “açık, önceden planlanmış öldürme emri” vermekle suçladı.
Öte yandan dün gece Süveyş Kanalı kıyısındaki Port Said şehrinde Mursi yanlılarıyla karşıtları arasında çatışmalar çıktı. Güvenlik görevlilerinin müdahalesi öncesi tarafların birbirlerine saçmalı tüfeklerle ateş açtığı ve toplamda 15 kişinin yaralandığı ifade edildi.
Güvenlik kaynakları çatışmaların, Kahire’de hayatını kaybeden bir kişinin cenaze töreni sırasında bir kiliseye ateş açılması sonucu başladığını söyledi.
ÖLÜ SAYISI MUAMMA OLDU
Cuma gecesi yaşanan çatışmalar sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı konusunda ise farklı açıklamalar gelmeye devam ediyor.
Mısır sağlık bakanlığı ölü sayısının 65 olduğunu duyurdu. Müslüman Kardeşler, bunun yanı sıra 61 kişinin de yaşam destek ünitesine bağlı olarak yaşamaya devam ettiğini bildirdi. Ambulans görevlileri ise ölü sayısının 72 olduğunu açıkladı.
Ancak dün gelen haberlerde ölü sayısı çok daha yüksekti.
"İCABINA BAKILACAK"
Daha önce göstericilere ateş açanların siyah giysili, kasklı kişiler olduğu ve bu kişilerin güvenlik güçleriyle bağlantılı olduğu öne sürülmüştü.
İçişleri Bakanı Muhammed İbrahim dün yaptığı açıklamada, polisin kalabalığa ateş açtığı iddialarını reddederek, sadece kalabalığı dağıtmak için biber gazı kullandıklarını söyledi.
İbrahim ayrıca Müslüman Kardeşler taraftarlarının Rabiatü’l Adeviye Camii önündeki nöbetleriyle ilgili olarak, “İnşallah, en kısa zamanda icabına bakılacak” dedi.
"ÖRTBAS EDİLDİ"
Müslüman Kardeşler’in lideri Muhammed Bedii ise ülkedeki siyasi kadroları dökülen kan karşısında sessiz kaldıkları için kınayarak, “Üzülerek ve utanarak söylüyorum, sorumluluk bu olayın örtbas edilmesine katkı yapanların omuzlarındadır” dedi.
ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel, Sisi’yle bir telefon görüşmesi yaptı. Dışişleri Bakanı John Kerry de Mısır’ın geçici kabinesinin iki üst düzey ismiyle görüşmeler yaparak kaygılarını dile getirdi.
Kerry açıklamasında, “Bu Mısır için hayati bir an. ABD Mısır’da siyasi yelpazenin her yerinden tüm liderlere ülkelerini sınırdan bir adım geriye çekmek için acilen harekete geçmeye çağırıyor” dedi.
KASITLI MI?
New York merkezli İnsan Hakları Örgütü’nden yapılan açıklamada da ölümlerin polisin ve bazı siyasetçilerin rakiplerine şarkı şiddetin dozunu artırma konusundaki “şoke edici heves”inin bir göstergesi olduğu belirtildi.
İnsan Hakları İzleme Örgütü Ortadoğu ve Kuzey Afrika yardımcı direktörü Nedim Huri, ölümlerin planlı olabileceğini düşündüğünü belirterek, “Bu kadar ölümün ardında öldürme niyeti olmadan yaşanması neredeyse imkansız” diye konuştu.
Sözcü Haber

