AKP’nin ampulü söndü!..


Araş­tır­ma­cı ga­ze­te­ci­lik var.
So­ruş­tur­ma­cı ga­ze­te­ci­lik var.
Şim­di ye­ni mo­da çık­tı:
“So­kuş­tur­ma­cı­” ga­ze­te­ci­lik!
* * *
Ge­çen sa­lı sa­ba­hı Star Ha­be­r’­de Uğur Dün­dar yö­ne­ti­min­de top­lan­tı­da­yız… Özel ha­ber mü­dü­rü­müz Tur­gut Erat, “Er­zin­can Baş­sav­cı­sı­’nın (Ha­len CHP Mil­let­ve­ki­li olan İl­han Ci­ha­ner) içe­ri tı­kıl­ma­sı­na ve­si­le olan giz­li ta­nık­lar te­le­fon et­ti, söy­le­me­dik­le­ri laf­lar tu­ta­na­ğa ge­çi­ril­miş, ifa­de­ler pa­lav­ray­mış, Star Ha­be­r’­e çı­kıp an­lat­mak is­ti­yor­lar­mı­ş” de­di… “Sen ne ce­vap ver­din?” de­dik… Uğur Dün­da­r’­ın ha­ber­ci­lik ve ya­yın­cı­lık kri­ter­le­ri­ni iyi bi­len Tur­gut, “Bi­rin­ci­si, giz­li ta­nık olup ol­ma­dık­la­rı­nı bi­le­me­yiz. İkin­ci­si, giz­li ta­nık­la­rı de­şif­re et­mek suç­tur. Üçün­cü­sü, der­hal sav­cı­ya gi­din, ba­sı­na de­ğil, sav­cı­ya an­la­tın de­di­m” de­di… “Ağ­zı­na sağ­lı­k” de­dik.
* * *
Çar­şam­ba sa­ba­hı top­lan­tı ha­lin­de­yiz, Uğur Dün­da­r’­ın asis­ta­nı Tür­kan içe­ri gir­di, “Ha­yır­dır?” de­dik… “Er­zin­ca­n’­da­ki giz­li ta­nık­lar arı­yor, iti­raf­lar­da bu­lu­na­cak­lar­mış, Uğur Dün­da­r’­a an­lat­mak is­ti­yor­lar­mı­ş” de­di.
Uğur Dün­dar, “Söy­le on­la­ra, der­hal sav­cı­ya git­sin­le­r” de­di.
* * *
Per­şem­be sa­ba­hı top­lan­tı­da­yız, An­ka­ra ha­ber mü­dü­rü­müz Esat Pa­la, “Er­zin­-
ca­n’­da­ki giz­li ta­nık­lar 38 de­fa fi­lan te­le­fon et­ti, ifa­de­le­ri ya­lan­mış, il­la yüz yü­ze Uğur Dün­da­r’­a an­lat­mak is­ti­yor­lar­mı­ş” de­di. “Sen ne yap­tın?” de­dik… “Kar­de­şim siz ne bi­çim giz­li ta­nık­sı­nız? Biz sav­cı de­ği­liz, ga­ze­te­ci­yiz, sav­cı­ya gi­din, ona an­la­tın de­di­m” de­di… “Ha ya­şa­” de­dik.
* * *
Cu­ma sa­ba­hı top­lan­tı ha­lin­de­yiz, Star Te­le­viz­yo­nu­’nun dış ka­pı­sın­da­ki gü­ven­lik­ten so­rum­lu olan ar­ka­daş­lar ara­dı, “Giz­li ta­nık ol­du­ğu­nu söy­le­yen bi­ri­le­ri gel­di, Uğur Dün­da­r’­la gö­rüş­mek is­ti­yor­la­r” de­di… “En ya­kın ad­li­ye­nin ad­re­si­ni ver, gi­dip sav­cı­ya an­lat­sın­la­r” de­dik.
* * *
Cu­mar­te­si sa­ba­hı, Uğur Dün­dar ya­kın­da pi­ya­sa­ya çı­ka­cak olan ki­ta­bı için ça­lı­şı­yor, ben spor ya­zı­la­rı­mı ya­zı­yo­rum, top­lan­tı­ya gir­mi­yo­ruz… Bül­te­ni ha­zır­la­yan Naz­lı Öz­tar­han gel­di, “Giz­li ta­nık­lar ara­dı, Uğur Dün­dar ol­ma­sa bi­le, Uğur Dün­da­r’­ın kad­ro­sun­dan bi­ri­le­riy­le gö­rüş­mek is­ti­yor­la­r” de­di. “E-ee?” de­dik… “Lüt­fen sav­cı­ya gi­din, ne bi­li­yor­sa­nız sav­cı­ya an­la­tın de­di­m” de­di… “Biz bu cüm­le­yi bir yer­den ha­tır­lı­yo­ruz ga­li­ba­” de­dik, gül­dük.
* * *
Biz ön­de…
Giz­li ta­nık­lar ar­ka­da.
Mev­zu ko­me­di­ye dön­dü.
Ka­çı­yo­ruz, ko­va­lı­yor­lar.
* * *
Ve, pa­zar sa­ba­hı…
Uğur Dün­dar yok, ben izin­li­yim, ha­ber ko­or­di­na­tö­rü­müz ara­dı, “Ga­ze­te­le­ri gör­dün mü?” de­di.
“Yo-oo­” de­dim. “Giz­li ta­nık­la­rın çar­şaf çar­şaf fo­toğ­raf­la­rı ya­yın­lan­mış, in­ter­net si­te­le­rin­de de var, adam­la­rı ruh gi­bi ta­kip et­miş­ler, gü­ya ifa­de­le­ri­nin de­ğiş­ti­ril­me­si için bas­kı ya­pı­lı­yor­muş, eğer gö­rüş­sey­dik ve­ya bi­na­dan içe­ri al­say­dık, yan­mış­tı­k” de­di.
* * *
Uğur Dün­da­r’­ın Pa­zar gü­nü Ru­hat Men­gi­’nin prog­ra­mı­na çı­kıp an­lat­tı­ğı “kum­pa­s” iş­te bu.
* * *
Ya­ni?
* * *
“So­kuş­tur­ma­cı ga­ze­te­ci­li­k” ya­pı­lı­yor… Eğer “hu­ku­ka­” inan­ma­say­dık, “ga­ze­te­ci­li­ğin sı­nır­la­rı­nı­” bil­me­sey­dik, tı­pış tı­pış ka­pı­mı­za ge­len ve hat­ta pe­şi­miz­den ko­şan giz­li ta­nık­la­rın üs­tü­ne ba­lık­la­ma at­la­say­dık, şu an­da yan­daş med­ya­nın man­şet­le­ri­ne “am­pu­l” gi­bi kon­muş­tuk!
* * *
“Tı­raş­tır­ma­cı ga­ze­te­ci­” ar­ka­daş­lar da, ke­yif­le ya­zar­dı ar­tık: “Vay vay vay, gö­rü­yor mu­su­nuz şun­la­rın yap­tı­ğı­nı, giz­li ta­nık­lar­la giz­li giz­li gö­rü­şüp, ifa­de­le­ri­ni de­ğiş­tir­me­ye ça­lış­mış­lar…”
* * *
Baş­ka ka­pı­ya!
* * *
Sev­gi­li Yıl­maz Öz­dil, “Giz­li Ta­nık Tu­ta­na­ğı­” baş­lık­lı bu ya­zı­yı, 9 Mart 2010 ta­rih­li Hür­ri­ye­t’­te­ki kö­şe­sin­de ya­yım­la­dı.
* * *
O sü­reç­te ya­şa­dık­la­rı­mı­zı ay­rın­tı­la­rıy­la yaz­ma­ya kalk­sak, en az 10 ta­ne ge­ri­lim di­zi­si se­nar­yo­su çı­kar.
Pe­ki bit­ti mi bu sü­reç?
Ne ge­zer?
Tür­ki­ye­’nin gel­di­ği yer or­ta­da:
Ül­ke­miz dün­ya­nın en bü­yük ga­ze­te­ci ce­za­evi!
Cü­ret o bo­yu­ta ulaş­tı ki, ar­tık giz­li ta­nık­la­rı ga­ze­te­ci­le­rin pe­şi­ne sal­ma­ya da ge­rek gör­mü­yor­lar!
Em­ri alan yan­daş ga­ze­te­ci­ler (!) bil­gi­sa­ya­rın ba­şı­na ge­çip, tek ke­li­me­si bi­le doğ­ru ol­ma­yan “tı­raş­tır­ma­cı ga­ze­te­ci­li­k” şa­he­ser­le­ri (!) ya­zı­yor­lar!
Son­ra da bun­la­rı -Yıl­ma­z’­ın de­di­ği gi­bi- ga­ze­te man­şet­le­ri­ne “am­pu­l” gi­bi ası­yor­lar!
Böy­le­ce AK­P’­nin gi­de­rek ka­ran­lık­la­şan yü­zü­nü, ya­nar yan­maz öm­rü bi­ten bu “tı­raş­tır­ma­cı ga­ze­te­ci­lik am­pul­le­riy­le­” ay­dın­la­ta­cak­la­rı­nı sa­nı­yor­lar!
AKP am­pu­lü­nün bi­le ar­tık bu top­lu­ma ışık ver­me­di­ği­ni gö­re­mi­yor­lar!

“Me­nek­şe­’den Ön­ce­”yi ka­çır­ma­yın…

Ya­şa­dı­ğı­mız coğ­raf­ya­nın ta­lih­siz in­san­la­rı “ba­rı­ş” öz­le­miy­le ya­nıp tu­tu­şur­ken AKP ön­de ge­len­le­ri sa­vaş tam­tam­la­rı çal­mak­ta ıs­rar edi­yor. İş­te bu at­mos­fer­de us­ta ga­ze­te­ci So­ner Yal­çı­n’­ın met­ni­ni ya­zıp yö­net­ti­ği “Me­nek­şe­’den Ön­ce­” bel­ge­se­li, sa­vaş çı­ğırt­kan­la­rı­na ade­ta “in­san­lı­k” der­si ve­ri­yor.
Bel­ge­sel­de 1993’te, kök­ten­din­ci­ler ta­ra­fın­dan, ay­dın ve sa­nat­çı­la­ra kar­şı ger­çek­leş­ti­ri­len “Si­vas Kat­li­amı­”, hiç gör­me­di­ği ab­la ve ağa­be­yi­ni bu kı­yım­da kay­be­den Me­nek­şe üze­rin­den an­la­tı­yor.
“Me­nek­şe­’den Ön­ce­”, ade­ta bir Or­ta­çağ ayak­lan­ma­sı olan bu tra­jik kat­li­amı yo­ğun ve son de­re­ce çar­pı­cı, duy­gu­sal bir ba­kış­la se­yir­ci­ye ak­ta­ra­rak, ka­mu­oyun­da far­kın­da­lık ya­rat­ma­yı amaç­lı­yor. Gö­rün­tü­ler Fa­zıl Sa­y’­ın özel bes­te­le­ri eş­li­ğin­de ek­ra­na ge­li­yor.
Yak­la­şık 2 yıl sü­rey­le ce­za­evin­de ka­lan So­ner Yal­çın bel­ge­se­li; “İn­san­lı­ğın en bü­yük ve teh­li­ke­li has­ta­lı­ğı bel­lek kay­bı­dır. Unut­tur­ma­mak bir ga­ze­te­ci­nin gö­rev­le­ri ara­sın­da­dır. Ma­dı­mak kat­li­amı­nı ha­fı­za­lar­dan sil­dir­me­ye­ce­ğiz. Unut­tu­ra­rak ra­ha­ta er­mek is­te­yen­le­re bu fır­sa­tı ver­me­ye­ce­ğiz. ‘Me­nek­şe­’den Ön­ce­’ bu amaç­la ha­ya­ta ge­çi­ril­di. Ne ya­zık ki tam bi­ti­re­me­den Si­liv­ri Ce­za­evi’­ne atıl­dım. Şa­şır­mı­yo­rum, Ma­dı­mak gi­bi bir vah­şe­ti ya­pan­lar, ta­ri­hin her dö­ne­min­de dü­şün­ce­nin düş­ma­nı ol­muş­lar­dır. Bu bü­yük yol­cu­lu­ğu­mu­zu sür­dür­me­ye de­vam ede­ce­ğiz. Tek üzün­tüm bel­ge­se­li­min son ha­li­ni gö­re­me­mek… Ama sev­gi­li dost­la­rım bu bay­ra­ğı ben­den al­dı­lar ve da­ha yük­se­ğe çek­ti­ler; hep­si­ne te­şek­kür ede­ri­m” şek­lin­de an­la­tı­yor.
“Me­nek­şe­”den Ön­ce­” ya­rın­dan iti­ba­ren si­ne­ma­lar­da se­yir­ci­siy­le bu­lu­şu­yor.
Bu bel­ge­se­li ka­çır­ma­mak, bir in­san­lık gö­re­vi­dir.


Uğur Dündar
Sözcü