Erdoğan'a öfke ortak nokta


Temerütçüler: Türk mallarını boykot etmek için başlatılan kampanyayı genişletebiliriz. Türkiye’den bu yönde açıklamalar devam ederse tepkimiz büyür. Bizim devrimimize karışamazsınız. Artık Osmanlıcılık yapamazsınız.

“El Ezher Mısır’ın Vatikan’ıdır” sözü çok ünlüdür. Erdoğan’ın, El Ezher Şeyhi’ne lanet okumasının ardından Türkiye’ye tepkiler iyice artmış. Türk mallarına yönelik protesto başlamış.
Tahrir devriminin ardından Mısır’ı ziyaret eden ilk devlet başkanı olan Abdullah Gül’ün 2011’deki çabasını bugün Mısır’da anımsayan yok. Mursi’nin gitmesi için imza kampanyasını başlatan Temerrüt Hareketi’nin öncüleri, “Türk mallarına boykot başladı. Bu hareketi genişletebiliriz” derken, işadamları Erdoğan’ı ikna etmek için randevu bekliyor.
Temerütçüler, Erdoğan’a öfkenin en büyük ortak noktaları olduğunu da vurguluyor:
“Türk mallarını boykot etmek için başlatılan kampanyayı genişletebiliriz. Biz zaten artık Türk mallarını almıyoruz. Türkiye’den bu yönde açıklamalar devam ederse tepkimiz büyür. Bizim devrimimize karışamazsınız, bizim Büyük İmamıza karışamazsınız. Artık Osmanlıcılık yapamazsınız.”

Kültür Bakanlığı ise festivallere Türkleri çağırmama kararı almış. Buna karşın Türkiye burslarına başvurularda bir düşüş yok. Gençler Türkiye’de okumak için birbiriyle yarışıyor. Ama Türkiye’den gelen açıklamalara karşın Mısır’dan da tepkiler artarak devam ediyor. En son Mısır Odalar Birliği Başkanı, “Türk hükümeti ve temsilcileriyle işbirliğimizi durduruyoruz” dedi.
Siyasetçiler arasında orta yol arayanlar ise işadamları. Türkiye-Mısır İş Konseyi Başkanı Muhammed Kasım, Türkiye ile iş yapan bir isim. İki ülke arasında ekonomide sağlanan ivmenin kaybolmaması için yürüttüğü çabanın yanı sıra, bir yandan da Türk mallarına ve ortak projelere karşı Mısır’da artan tepkiyi durdurmaya çalışıyor. Kasım, çabalarını, “Türk mallarına karşı bir protestonun başlamasını önlemeye çalışıyorum. Mısırlılara da anlatıyorum. ‘Türkler çıkınca Çinliler girecek’. Ama ne yazık ki çok baskı var. Son olarak Ezz Çelik Grubu, ki pazardaki payları 38 milyon dolar, Türkiye’den alımı durdurmayı planlıyor. Birçok firma Türk mallarına karşı boykot çağrısına katılabilir. Bunu önlemek için uğraşıyorum çünkü 50 bin Mısırlı Türk firmalarında çalışıyor. Türkiye tarihini göz önüne alarak Mısır’ı yargılayamazsınız” diye anlattı.

İşadamları randevu bekliyor

Kasım gibi, konseyin Türk başkanı olan Atilla Ataseven de Mısırlı meslektaşlarıyla Ankara’yı ikna etmek için hem Başbakan Erdoğan’dan, hem de Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’ndan randevu bekliyor. Ataseven, “Mısır’ı anlamak için tek yönlü bakış açısıyla bakarsak eksik olur. 25 Ocak devrimine kürtaj yapıldı; erken doğum oldu. Önce MK sadece 4 bakanlık istiyordu, başkanlık istemiyordu. Bugün ise Mısır toplumu kendini yeniden tarif etmekte, hasta adam olmaktan çıkmak için kendi reçetesini kendi yazmaktadır” dedi.

‘Askeri yönetim istemiyoruz’

* Mısır’daki Sosyal Demokrat Parti Gençlik Kolları Genel Sekreteri Ahmed Enany, yönetim değişikliğine şu an için destek verse de askerin kalmasını istemiyor: “Askeri bir yönetim istemiyoruz. Siyaset askerler için değil. Biz de sivil demokratik bir ülke olmak istiyoruz. Asker halkın isteği üzerine geldi ve ‘asker yönetimi devredecek’ diyerek yönetim değişikliğini savundu. Mısır’daki seçimler 2014’te yapılacak. Hedefimiz kabineye ve parlamentoya mümkün olan en çok gencin girmesi...”

CHP gençlik kollarıyla da temasta olduklarını söyleyen Enany, “Türkiye’deki Gezi ile en büyük benzerlik gençlerin önde olması” derken, partinin Genel Başkan Yardımcısı Farid Zahran ise ordunun desteğini olumlu karşılayarak, “Eğer ordu destek vermeseydi bu halk hareketi başarılı da olabilirdi, başarısız da. Ama devrim süreci çok uzun olurdu, belki iç savaş çıkardı. Mısır ordusu her zaman halk iradesinin yanında yer alır” değerlendirmesini yaptı.

MK’nin siyaseti boykot etmesini beklemediğini vurgulayan Zahran, “Henüz ilan etmediler ama ufukta yeni bir parti kuracakları görünüyor” dedi. Avrupa’daki sosyalist hareketlerin coşkusunu kaybettiğini söyleyen Zahran, “Mısır’daki hareket sosyal demokrasinin yeniden doğduğunun göstergesi. Ve bu Avrupa’nın devrimci hareketlerinden daha radikal ve daha değişimci olacak” dedi. Zahran, “Erdoğan, popülaritesini kaybetti. Adeta çıldırdı. Sorun Mursi’yi desteklemesi değil ama bunu daha demokratik yapabilirdi. Açıklamaları çok talihsiz. Artık bölge insanı Erdoğan’dan nefret etmeye başladı” sözleriyle tepkisini dile getirdi.


Cumhuriyet