Sizce bu çocukları düşünmek mi?


Önceki yıllarda Anadolu liselerine, ilkokul sonrası yapılan sınavla öğrenci alınıyordu.
İlkokul 4. ve 5. sınıf öğrencileri bu sınavı kazanmak için çocukluğunu dershane kapılarında geçirerek yitiriyordu.

Bu durum; çocukları sosyal hayattan koparıyor, içe kapanık olmalarına neden oluyordu.
Bakanlık, ilkokul sonrası Anadolu liselerine öğrenci alımını durdurarak, ilköğretim sonrası yapılan sınavla öğrenci yerleştirmeye başladı.

Okullar arası eşitlik sağlanamadığından; veliler çocuklarının üniversite kazanmalarını sağlayacak liselere girmeleri için yine çocuklarını dershanelere taşıdılar.

6.,7.,8. sınıflarda SBS uygulanmaya başladı. Değişen bir şey olmadı. Daha önce 4.ve 5. sınıfta öğrencilerini dershaneye gönderen veliler, bu kez 6.,7.,8. sınıfta çocuklarını dershaneye taşımaya başladı.

Daha önce ilköğretim sonrası bir sınav yapılırken, sınav sayısı üçe çıktı. Bu durum Başbakan Erdoğan'ın dikkatini çekmiş olmalı ki; Milli Eğitim Bakanı'na "çocuklarımızı şu sınav garabetinden kurtarın" talimatı verdi.
Dönemin Mili Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu harekete geçti. 6. ve 7. sınıflarda SBS kalktı. Sadece 8. sınıflar için yapılan sınavla ortaöğretim kurumlarına öğrenci yerleştirilmeye başlandı.

Sonuncusu bu yıl yapılan SBS ile pek çok öğrenci; MEB'e ayrılan bütçe, nüfus artış oranı dikkate alınarak, yeni derslik ve okul yapmaya uygun olmadığından, kayıtlarını meslek liselerine veya imam hatiplere yaptırmak zorunda kaldı.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 3 Temmuz 2013 tarihinde yaptığı basın toplantısında, SBS'nin kaldırıldığını açıkladı. "Çocuklarımızın 4 yıllık eğitiminin bir sınava bağlanmasının psikolojik bir yük olduğunu biliyoruz " demeci bizi sevindirdi.

'' Çocukların dershaneye ihtiyaç duymayacakları bir eğitim sistemi ayarlanacak '' söylemi pek çoğumuzun sevincini, çocukların içinde bulundukları durum nedeniyle daha da arttırdı.

Basına sızan bakanlık çalışmaları, SBS'yi aratacak gibi gözüküyor. 4+4+4 sistemi nedeniyle ortaokul kabul edilen 5. sınıf öğrencileri için sınav yapılmayacak.

6.,7. ve 8. sınıflarda Türkçe, Fen bilgisi, Matematik, İnkılap tarihi ve Atatürkçülük, Yabancı dil ve Din kültürü derslerinden, Aralık ve Nisan aylarında MEB tarafından ortak sınav düzenlenecek. Öğrenciye, 8. sınıfa gelinceye kadar, 3 yıl boyunca 36 ortak sınav yapılacak.

Pek çok sınavı Danıştay tarafından iptal edilen, yılda bir sağlıklı sınav yapmakta zorlanan bakanlığın, hiçbir şaibeye bulaşmadan 36 sınav yapmayı, nasıl başaracağını birlikte göreceğiz.

Okullar arasında eşitsizlik varken, çoğu okullarda dersler, branş öğretmeni olmayan öğretmenlerce, ücretli öğretmenlerce doldurulurken; hatta bazı dersler boş geçerken, ortak sınavlardan alınacak sonucun ne denli sağlıklı olacağı üzerinde düşünülmesi gerek.

Rapor alan öğrenciler için ayrı sınav yapılacağına göre; bu öğrencilere yapılacak telafi sınavında sorulan sorularda denklik nasıl sağlanacak?

Bazı öğrenciler, sınavda çıkacak soru tiplerini almak için sahte rapor alma yönüne giderse; diğer öğrencilere haksızlık yapılmış olmayacak mı?

Başarı notu ortak sınav notlarının %60 'ı, öğretmen kanaat notunun %40'ı alınarak hesaplanacağına göre; bazı öğretmenlerin kayırmasıyla yüksek not alan öğrenciler, diğer öğrencilerin hakkını yemiş olmayacak mı?

Nabi Avcı' nın çocuklarımız dershaneye ihtiyaç duymayacak söylemi, 36 ortak sınav yapılarak mı gerçekleşecek?

Yanıtlarınızı işitir gibiyim. Birbirimizi aldatmaya hiç gerek yok.

Eğitim fakültelerini, üniversitelerden ayırıp, Öğretmen Üniversitesi kurun. Eğitimi sadece derse girip çıkma, öğrenciyi müşteri olarak görmeyen, ülkesine ve halkına sorumluluk duyan öğretmenler yetiştirin.

Ortaöğretim kurumlarına ve üniversitelere, okul başarısını esas alarak öğrenci alırsanız; öğrenci dershaneye ihtiyaç duymaz. Ailesine, halkına ve ülkesine sorumlulukları olan, düşünen ve üreten öğrenci, bu şekilde yetişir.

Osman Gazi Oktay
Ulusal Eğitim Derneği İzmir Şubesi Başkanı