Sağlık reformu Aziz Nesin hikayelerine benzedi!..


Emekli Ülker ve Mehmet Durmuşoğlu çifti, AKP iktidarının en büyük başarılarından biri olan “Sağlık Reformu”na güvenmenin faturasını çok pahalı ödeye devam ediyorlar.
Örneğin son olayda ödedikleri gibi…
* * *
Emekli karı koca dişlerinden rahatsızlanınca, yaklaşık 8.5 ay önce, ülkemizin en büyük sağlık kurumlarından biri olan Marmara Üniversitesi Hastanesi Diş Hekimliği Bölümü’ne başvurdular.
Uzun süre bekledikten sonra randevu tarihi aldılar.
Randevu sabahı hastaneye gittiklerinde bir yığın bürokratik işlemin ve uğraşların ardından, muayeneyi yapacak hekimin odasına girmeyi başardılar.
Doktor şikayetlerini dinlediği Durmuşoğlu Çifti’ne “Ne yapmamızı istiyorsunuz?” diye sordu. Onlar da “Biz hekim değiliz, buna bizim değil, sizin karar vermeniz gerekir!” deyince, başka bir bölüme sevk edildiler.
Yaşlı çift, hıncahınç dolu koridorlarda yarım saatlik aramadan sonra, sevk edildikleri yeni bölümü güçlükle bulabildiler!
Başvuru masasında istekleri sorulunca, şikayetlerini bir kez daha anlattılar.
Yaklaşık bir saatlik bekleyişin ardından içeriye alındılar.
Dişçi koltuğundaki muayene sonucunda hekim, Ülker Durmuşoğlu’na 2 adet implant diş yapılması gerektiğine karar verdi. Ayrıca implant dişlerin her birinin 1.300 lira olduğunu söylemeyi de ihmal etmeyerek, diğer işlemler için sekretere gönderdi.
Sekreter evrakları inceleyerek bilgisayara bazı şeyler yazdı ve başını bile kaldırmadan “tamam gidebilirsiniz” dedi.
Mehmet Bey sekreterin iade ettiği evraklara şöyle bir göz atınca, tedavi için randevu verilmemiş olduğunu gördü!
Bunun nedenini sorduğu sekreter gayet sakin bir şekilde “zamanı gelince biz sizi çağıracağız” demekle yetindi.
* * *
Durmuşoğlu Çifti için artık evlerinin yolunu tutup, randevu tarihini beklemekten başka yapacak bir şey kalmamıştı.
Aradan bir hafta geçti, arayan olmadı!..
Bu arada telefon ne zaman çalsa “Tamam hastaneden arıyorlardır” diyerek heyecanla açtılar ama, karşılarında hastane görevlisi yerine, bir yakınlarının sesini buldular!
Bir ay geçti yine aranmadılar.
İki ay… Üç ay geçti… Hastaneden merakla bekledikleri “alo” bir türlü gelmedi!..
Dördüncü ay… Beşinci ay… Altıncı ay… Ama “tık” çıkmadı!
Yedinci aya geldiklerinde Mehmet Bey’in sıkıntıları dayanılmaz hal almış, kemik erimesinden mustarip eşine implant yapılması da kaçınılmaz olmuştu.
Bunun üzerine özel bir kliniğe başvurup tedavilerini yaptırdılar.
Bu arada bir de laboratuvar macerası yaşadılar.
Kemik yoğunluğunun normal düzeye gelip gelmediğini gösteren CTX testini yapabilecek bir laboratuvarı, devlet hastanelerinin hiçbirinde bulamadılar!
Göztepe Medeniyet Üniversitesi Hastanesi’nde bulduklarında ise, 300 liralık bir ek ücret talebiyle karşılaştılar!
“Bu işler devlette parasız yapılmıyor mu?” deyince de “İsterseniz!” cevabını aldılar.
Bunun üzerine testi daha makul fiyatla yapabilecek özel bir laboratuvar aramaya başladılar.
* * *
Şimdi dokuzuncu ayın içindeler!
Mehmet Bey bunca beklemeye rağmen hâlâ ümidini kesmiş değil!
Soranlara “Yıl dolmadan mutlaka aranırız! Çünkü sağlıkta devrim yapmış bir iktidar var!” diyor.
Sonra da ilave ediyor:
“Sağlıktaki devrim, AKP’nin demokraside yaptığı son devrime (!) ne kadar da benziyor! Vallahi Aziz Nesin hikayelerini bile aratmıyor!”


Uğur Dündar
Sözcü