Allah memlekete bavulun hayırlısını versin kardeşim...


Takunyalılarla takkeliler memleketi parsellemiş, o milletvekili cemaatten, şu bakan tarikattan, bürokrasi komple badem, laiklik karşıtı eylemlerin odağı olan hükümetimiz
Kürdistan’ın kankası, ordu iftiralarla hapiste, genelkurmay başkanına terörist diye
müebbet verdiler, cumhuriyetin tek taş pırlantalarını haraç mezat el âleme peşkeş
çektiler, buna rağmen borç büyüdü, son 10 senede 400 milyar dolar faiz ödediler,
henüz doğmamış torunlarının geleceğini bile sattılar, paraya secde eden iş dünyası
umre kuyruğuna girmiş, medya desen, mütareke basınından beter, üniversite sınavına
şifre koydular, keriz feneri’ni yakalayan savcıyı sanık yaptılar, millete gavat diyen vali,
en kıymetli vali, çocuklarımızın suratına ateş ediyorlar, devletin polisini seri katil
yaptılar, sokaklarda sopayla döve döve gençlerimizi öldürüyorlar, milli gelir
hesaplanırken nüfus azalıyor, seçmen sayısı hesaplanırken nüfus artıyor, hangi birini
sayayım, T.C.’yi kaldırdılar, Atatürk suç oldu, çelenk bırakanı gözaltına alıyorlar,
posterine ceza kesiyorlar, AKP yöneticisi açık açık “Türk yoktur” dedi, daha ne desin?
*
Hepsi, gözünün önünde oluyor.
Bilmediğin, duymadığın, gizlisi-saklısı olan hiçbir şey yok.
*
Hâlâ “bavul”dan ne çıkacak acaba diye medet umuyorsun.
Anlatayım ben sana ne çıkacağını...
*
Sünnetçinin biri, her kestiği parçayı özenle saklamış, gün gelir lazım olur diye seneler
boyunca biriktirmiş, ben diyeyim altı torba, sen de sekiz bohça, istiflemiş, çekmecelere
sığmaz olmuş, gel zaman git zaman, deri işleme ustasına gitmiş, bunların bende
hatırası var, işe yarar bi şeyler yap da, kullanayım bari demiş. Usta almış malzemeyi, bir
hafta sonra gel demiş. Sünnetçi bir hafta sonra gelmiş ki, cüzdan... Yahu demiş, onca
parçadan anca bunu mu yapabildin? Öyle küçücük göründüğüne bakma demiş usta...
İhtiyacın olduğunda tut şöyle elinle, çıkar, okşa, bavul oluyor!


Yılmaz Özdil
Hürriyet