Siyasal İktidar ve Paralel Yapı



2015 yılına girerken siyasi liderlerin yeni yıl mesajları yayınlandı. Bir ülkenin en yetkilisinin barış ve huzur dilemesini beklerken, “Karanlık odaklar, hain eller, ahlaksız darbeciler.” diye seslenmesi bu çatışmanın önümüzdeki siyasal iklimde önemli yer tutacağını gösteriyor.

Paralel sözcüğü geometrik bir tanımdır. Eşit uzaklıkta, aynı doğrultuda ve aynı yönde sonsuza uzanan iki doğrudur. 12 yıldır süren ortaklık ne oldu da bir savaşa dönüştü. Burada cemaat tabanındaki samimi, dürüst, dindar binlerce insanı ayrı düşünmek gerekir. Bu çatışma 7 Şubat 2012 tarihinde MİT krizi ile gün yüzüne çıktı. Özel yetkili mahkemelerin özel savcısı MİT müsteşarını ifadeye çağırdı. Buna karşı dönemin başbakanı özel yasa çıkararak müsteşarını korudu. Yargı ne istiyordu MİT’ten bilmiyoruz. Bir devlet için istihbarat en önemli kurumlardan birisidir.

Daha sonra dershaneler krizi derken, yolsuzluk ve rüşvet iddiaları patladı. 17 – 25 Aralık operasyonları ile işler iyice karıştı. Konuyla ilgili olan savcı ve yargıçlar, kolluk kuvvetleri görevlerinden alındı. Yerlerine yenileri atandı. Şimdi ise o dönemin muktedirleri mağdur duruma düştüler. Siyasi görüşlerimiz farklı da olsa demokrasiyi içselleştirmeliyiz. Filozofun dediği gibi “Düşüncelerine katılmıyorum ama, senin düşüncelerini savunma hakkını sonuna kadar destekleyeceğim.” diyebilmek erdemli bir duruştur. Demokratik hukuk devletlerinde adalet herkes için gereklidir. Dünyanın her yerinde hukuk dışı bir zalimlik varsa, zulüm varsa direnen de olur ve geç de olsa adalet yerini bulur. Cezaevinde bırakın aylarca, yıllarca haksız yere yatmayı, bir gün bile yatmanın ne olduğunu yaşayanlar bilir.

Ülke içinde güvenliğin - asayişin sağlanması, dış güçlere karşı bağımsızlığımızın korunması, yargı ve güvenlik kuvvetlerinin görevini huzur içinde yapması, bağımsız yargı güveninin zedelenmemesi devletin asli görevleri arasında yer alır.

Mütedeyyin kesimde siyasi görüş olarak ikisinden birini onaylamak gibi bir psikolojik ruh hali mevcut. İki yanlıştan bir doğru çıkmaz. Siyasal görüşünüz ne olursa olsun önemli olan, demokrasi ve özgürlükleri herkes için savunmaktır. Her türlü darbenin (asker – sivil) bize öğrettiği yalın gerçek budur. Demokrasi mücadelesi bu eksende yürürse başarılı oluruz.



Ahmet Fuat ÖZKAN