Parlamenter sistemden asla vazgeçmeyeceğiz



Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın yeni anayasa süreciyle ilgili kendilerine göndereceği mektubu beklediklerini söyleyen CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, kapılarının açık olduğunu, mektuptaki talepleri değerlendireceklerini belirtti
CHP’nin başta darbe hukuku, darbe hukukunun bir kısmı olan darbe anayasası ve çok eksiği olduğunu düşündükleri içtüzük konusunda her türlü iyileştirmeye katkı vermeye hazır olduğunu kaydeden özel şöyle konuştu:

Masada yer alırız

“Parlamentonun itibarının yükseltilmesini içerecek her türlü içtüzük değişikliğine, her geçen gün daralmakta olan özgürlük alanlarını, yerlerde sürünen basın özgürlüğünü, her gün artan insan hakları ihlallerini durduracak, darbe anayasasından ve darbe kanunlarından Türkiye’yi kurtaracak her türlü masada büyük bir memnuniyetle, büyük bir gayretle otururuz. Ama kimse parlamentoyu kendine ait olan planın parçası yapmaya çalışmasın. Bu parlamentodaki 550 milletvekili 1 Kasım’da aldıkları yetkiyi 1 Şubat’ta, 1 Mart’ta, 1 Nisan’da başkalarına devretmek için almadılar. Biz bu yetkili parlamenter sistem içinde görev yapmak için aldık. Bu sistemi güçlendireceğiz, bu sistem içinde çalışacağız.” CHP’nin parlamenter sistemi savunacağını belirten Özel, AKP’nin uzmanlık komisyonlarını çalıştırmadığını, parlamenter sisteme yaptığı darbeden sonra ülkede bir sistem tartışması açmaya çalıştığını, bu oyuna gelmeyeceklerini kaydetti. CHP’nin Anayasa’nın ilk 4 maddesinden taviz vermeyeceğini, daha önce oluşturulan Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun iktidarın tutumu nedeniyle dağıldığını söyledi. Özel, şöyle konuştu: “Eğer bu masadan kaçmayacaklarsa biz oturmaya varız. Geçen sefer o masayı tıkayan temel yaklaşım başkanlık sistemi inadıydı. Eğer o inatla geleceklerse baştan tıkamak istedikleri bir müzakereyi şeklen başlatıyorlar demektir. CHP, parlamenter sistemden ve anayasanın ilk 4 maddesinden taviz vermez. O yüzden de yapılmaya çalışılan darbenin Türk tipi veya başka tipte olması bizi ilgilendirmez. Biz ne yapılmaya çalışıldığını farkındayız ve bu konu da müzakereye açık değil. Parlamenter sistemin bir Hitler doğurmasına izin vermeyeceğiz. Turşu yapma niyetinde değiliz. Anayasa yapacağız. O yüzden 90 gün, 60 gün turşu için uygun bir süre olabilir, anayasa için yeterli bir süre olduğunu değerlendirmiyoruz. Bu komisyon daha oluşmadan iradesine ipotek koymak, belli şartlarla sınırlamak isteyenler var. Elbette yukarılardan gelen baskıların farkındayız ama komisyonu, bir üst işveren edasıyla üretim baskısına zorlamak doğru değil. AKP tipi üretim baskıları iş cinayetlerine sebep oluyor. Böyle bir baskı da bir hukuk cinayetine sebep olabilir.”