DBP'den Cizre raporu
Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) bölgede yaptığı incelemelere göre, Cizre’de, hala enkaz altında cenazeler var, 500 civarında tam hasarlı, iki binin üzerinde yarı hasarlı bina bulunuyor, sokaklara kedi, köpek leşlerinin ibret olsun diye asılı tutuluyor, insanlık onuru rencide ediliyor.
DBP’den yapılan açıklamada, Eş Genel Başkan Kamuran Yüksek başkanlığındaki parti heyeti, 10-11 Mart 2016 tarihlerinde sokağa çıkma yasağının 80 gün sürdüğü Cizre’de incelemelerde bulunduğu belirtildi. Sivil toplum örgütleri ve sendika temsilcileri ile bir araya gelen heyetin gözlemlerine göre, sokağa çıkma yasağının başlamasından sonra 120 bin nüfuslu Cizre’de yaşayan halkın, “tarifi imkansız bir vahşet yaşadığı ve büyük bir katliamdan geçirildiği”, “ilçede büyük bir travma yaşandığı” ifade edildi.
Açıklamada, yapılan incemeler sonucunda açığa çıkan durum şöyle anlatıldı:
“İlçenin hâkim noktalarına yerleştiren tanklardan atılan havan toplarıyla söz konusu mahallelerde yüzde 80 oranında hasarın yaşatıldığı,
İlçede yaşayan herkesin potansiyel suçlu görüldüğü, düşman hukukuna tabii tutulduğu,
İlçenin Cudi, Nur, Sur ve Yasef Mahalleleri başta olmak üzere toplamda altı mahallenin çok ciddi düzeyde seksen günlük ablukadan etkilendiği,
500 civarında tam hasarlı, iki binin(2000) üzerinde yarı hasarlı binanın olduğu,
Yıkılmamış, sahipleri tarafından terk edilmiş evlere girildiği,
Bu evlerin mobilyalarının yakıldığı, Buzdolabı, Televizyon ve Klimaların kurşunlanarak kullanılmaz hale getirildiği,
Elbise dolaplarının yan tarafından dolapların kurşunlanarak içindeki elbiselerin tümü ile kullanılmaz halde bırakıldığı ya da yakıldığı,
Evlerde yatakların içine pisliklerin konulduktan sonra katlanıp yerlerine bırakıldığı,
İç çamaşırların özelikle kadın iç çamaşırlarının üzerlerine insanlık onurunu rencide eden hakaret içerikli sloganların yazıldığı ver yerlere atılarak teşhir edildiği,
İlçenin alt yapı sistemi ile su şebekesinin ciddi düzeyde işlemez hale getirildiği
İçinde bebek, yaşlı ve sivillerinde olduğu üç yüze yakın can kaybının yaşandığı,
Üç bodrumda yaralı halde onlarca insanın yakıldığı ve bu nedenle teşhis edilmeden birçoğunun kimsesizler mezarlıklarına defin edildiği,
Enkaz altında cenazelerin olduğu,
Enkaz altında insan vücut parçalarının çıktığı,
Vücut bütünlüğü olmayan, kolları- bacakları kopmuş, başı vücudundan alınmış, bedeni ikiye parçalanmış, tanınmaz cesetler olduğu,
Sokaklara kedi, köpek leşlerinin ibret olsun diye asılı tutulduğu,
Duvarlara milliyetçi, cinsiyetçi ve ırkçı sloganların yazıldığı,
Abluka süresince insan onuru ve hassasiyeti ile oynandığı, irade kıran, ibretlik cezalandırmaya tabii tutan, düşmanvari yaklaşımların yaşandığı, tespit edilmiştir.”
-“DEMOKRATİK SİYASET DEVREYE GİRMELİ, HALK YALNIZ BIRAKILMAMLI-
Taleplere de yer verilen açıklamada, ilçe ekonomisinin tamamen bittiği gerçeğinden hareketle ilçe esnafının ve ilçe halkının bankalara olan borçlarının ertelenmesi, demokratik siyasetin devreye girmesi, halkın yalnız bırakılmaması, ulusal ve uluslararası heyetlerin nitelikli ve dönüşümlü ziyaretlerinin sağlanması, kentsel dönüşüm değil, sosyal yaşam alanlarını esas alan halkların dayanışmasına dayalı barınma, beslenme, eğitim ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanması, Cizre’de yaşanan sürecin hem cezai hem de hukuksal sorunlarını takip etmek üzere Baro öncülüğünde komisyon kurulması istendi.
