Zengin olma hayaliyle köydeki tarlasını satıp İstanbul’a gelen Şaban, daha ilk günden tokatlanır. Tüm parasını vererek bir dolandırıcıdan Boğaziçi köprüsünü satın alır. Yine ilk günden gözleri görmeyen bir çiçekçi kıza aşık olur. Beş parasız kalınca sokaklarda dolaşmaya başlar. Bir gece karısı tarafından terk edilen sarhoş bir adamı intihardan son anda vazgeçirir. Çok zengin bir adam olan Faik onu can dostu ilan edip evine alır. Ancak sabah uyanıp ayıldığında onu tanımaz ve kovar. Sarhoş haldeyken tanır, ayılınca unutur, bu durum sürekli tekrarlanır. Şaban bu arada zor durumda olduğunu öğrendiği çiçekçi Hülya’ya yardım etmenin yolunu aramaktadır.
