Eğitimde Yaşananlar


2016-2017 Eğitim Öğretim Yılı da öncekiler gibi sancılı başladı. Yeni dönemde, velilerimiz iyi bir okul ve öğretmen, öğrencilerimiz okullarına uyum, idarecimiz okullarını eksiksiz açma, ataması yapılmayan öğretmenlerimiz atanma, hukuksal bir temele dayanılmadan açığa alınan ve ilişiği kesilen öğretmenlerimiz de tekrar göreve dönme sorun ve beklentileriyle başladı.

Velilerimiz, çocuklarını kendi istedikleri okul ve öğretmende okutabilmek için artı masraflara girdi. O okulun bölgesinde yeni evler kiraladı veya muhtarlardan ikamet belgesi almak için ödemede bulundu.

Öğrencilerimiz, yaz döneminin getirdiği rahatlığı atma, okula yeni başlamışsa uyum, ara ve son sınıflardaysa sevdiği arkadaşlarıyla aynı sınıfta olma ve derslerine istediği öğretmenlerin girmesi istemindeler.

Boş geçen dersler ise, bazı öğrenciler için arkadaşlarıyla hasret giderme ve sohbet amacıyla sevindirici gelmektedir.

Hükümetler, artan öğrenci sayısını dikkate alarak, Milli Eğitim Bakanlığı’na yeterli sayıda derslik yaptırabilecek bir bütçe oluşturmadıklarından; okullarımızın pek çoğu ikili eğitim vermekte veya sınıflardaki öğrenci sayılarında yoğunluk görülmektedir.

Bakanlığa ayrılan bütçe ancak öğretmen ve memur maaşlarını karşılamaya yettiğinden, yeni derslikyapımında, okulların tamir ve tadilatında aksamalar yaşanmaktadır.

Okulların pek çoğu, ihtiyaç duyulmamasına rağmen imam hatiplere çevrilmekte, TEOG’dan yeterli puanı alamayan öğrenciler istemedikleri halde, örgün öğretime devam edebilmek için bu okullara kayıt yaptırmak zorunda bırakılmaktadır. Düşük puan alanlar, derslik olmadığı için açık liseye yazılmaktadır.

Okullara yeterli hizmetli ve memur ataması yapılmadığından, temin edilenlerin maaşları okul aile birliği bütçelerinden karşılanmaya çalışılmaktadır.

Varoşlardaki okullar, öğrenciden para toplayamadığından, bahçesini otopark olarak kullanamadığından, kiraya verecek halı sahası olmadığından, okul temizliğinde veli desteğine ihtiyaç duymaktadır.

Öğretmen atamaları, bir türlü okullar açılmadan önce ve yeterli sayıda yapılmadığından dersler boş geçmektedir. Ücretli öğretmenlerle sorun aşılmak istense de ne öğretmen öğrenciyi, nede öğrenci öğretmeni benimseyememektedir.

Ders araç ve gereçleri, FETÖ’cü Yayınevleri ve dağıtım şirketlerinin keyfiyetine bırakılarak yıllarca bir türlü zamanında teslim edilemedi.

Bu yıl FETÖ içerikli yayınlar nedeniyle, kitaplar yeniden basılıyor. Kasım ayına kadar gönderilemeyeceği dillendirilmektedir.

Okullar açılmış olmasına rağmen öğretmen atamaları yapılmamıştır. Eylül sonunda yapılmış olsa bile; atananların göreve başlaması Ekim ayı sonunu bulur.

Evini bulamamış, eşyasını döşeyememiş öğretmenin, ne kadar verimli olabileceğini tahmin edersiniz.

Yıllara göre yeterli öğretmen atanması yapılmadığından, sayıları yüz binlerle ifade edilen öğretmenlerden, bu dönem önceki yıllara göre daha fazla sayıda atama yapılacak. Başkalarının acısı üzerinden gelişen bu süreç için sevinsinler mi üzülsünler mi?

FETÖ ve PKK yandaşı iddiasıyla görevden el çektirilen ve açığa alınanlarda gerçek bilgi ve belgeye dayanılmalıdır.

Yaptığı eylem ve etkinliklerle ülkemizi bölme ve ılımlı islam projesi kapsamında emperyalist dayatmalara hizmet edenler, halkına kurşun sıkanlar, katledenler için gereği yapılmalıdır.

Yanlışlığın farkına varılarak, açığa veya görevden alınanların bir kısmı göreve döndürülmüştür.

İnsan keşke daha önce iyice araştırılıp karar verilseydi diyor. Hukuksal süreç başladığında da göreve dönenler olacaktır.

Basında, görevden veya açığa alınanlardan ve yakınlarından, intihar haberleri yer almaktadır. Ergenekon Davası sürecinde de insanlar haksız yere yıllarca cezaevlerinde yattı veya içeride yaşamını yitirdi. Bir kısmı dava kapsamına alındığında intihar etti. Sorunun toplumsal bir yaraya dönüşmesine izin verilmemelidir.

Tüm aksaklıklara rağmen eğitim emekçilerine düşen görev, ailesine, halkına ve vatanına karşı sorumluluklarının bilincinde, üretken insan tipini şekillendirmektir.

Osman Gazi OKTAY
Ulusal Eğitim Derneği İzmir Şubesi Başkanı