Dodan Özer, O Ses Türkiye yarışmasında birinci oldu


Kürtçe albümleriyle bilinen, ‘O Ses Türkiye’ yarışmasına katıldığı için hakkında tartışmalar başlatılan müzisyen Dodan Özer, yarışmada birinciliği göğüsledi.

Yarışmada finale altı isim kaldı. Performansın ardından halk oylaması yapıldı, iki kişi elendi.

Geriye Dodan Özer, Taylan Bayri, Keremhan Özdemir ve Resul Aydemir kaldı. Yeniden yapılan oylamada da Resul Aydemir ve Dodan Özer isimlerini finale yazdırdı.

Çok sayıda eseri bulunan ve 22 yılı aşkın süredir sanatla uğraşan 38 yaşındaki Özer, yarışmayı birinci tamamladı.

Dodan tartışması

Dodan’ın yarışmaya katılarak jüri tarafından beğenilmesinin ardından, uzun yıllardır müzikle uğraşan sanatçının programa katılması ve kimliği üzerinden bir tartışma çıkmıştı.

Gazete Duvar’ın yayın yönetmeni Ali Duran Topuz, ‘Dodan’ın parçalandığı an’ başlıklı yazısında, müzisyenin çıktığı programda Kürt olduğunu sahnede ‘sakladığını’ savunmuş, Kürtçe albümleri olduğundan bahsetmemesi nedeniyle eleştirmişti.

Topuz, Dodan’ın adını söylerken Kürtçeden bahsetmemesinin tuhaf olduğunu belirterek şunları yazmıştı: “‘Dünde kalan zaman’ anlamına geliyor adı ama hangi dilde? ‘Doğudan’ diye anladı adını jürideki müzisyenler, haklıydılar da… ‘Doğu’ Kürt dememenin bir yolu hem, hem de işte Kürtleri işaret etmenin bir yolu. Türkçe konuşanlar için ‘Dünde kalan zaman’ ve ‘geçmiş zaman’ anlamında bir isim karşılarına çıktığında ‘Ne demek bu’ sorusunu ‘Hangi dilde’ olduğu sorusu takip edebilirdi, etmedi.”

Topuz, “Dodan da sustu. Kürtçe albümleri olduğunu, repertuvarının tamamına yakınının Kürtçe olduğunu da söyle(ye)medi. Bu da yaralayıcıdır elbette” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Dodan’ı ‘ana akımın dışını seçmiş bir müzisyen’ olarak tanımlayan Topuz, yarışmadaki jüri üyelerinin ‘yırtmaya çalışan bir dolu insanın şansını denediği bir arena’ kurduklarını ifade ederek “Yargıçlık ve koçluk yapıyorlar. Bir tür gladyatör hocası ve gladyatör seçicileri. Ne zaman ki işlerine yarayacak bir ses, seda, eda görürler, ancak o zaman yüzlerini dönerler. Jüri onlar, yargıç. Dodan’ı da yargıladılar ve pek bir beğendiler. İşte bu beğeni, Dodan’ın yargılanması, asıl yaralayıcı olandı” diye yazmıştı.

‘Kaçınız konserine gitti?’

‘Dodan’ın arkadaşları’ da yazıya verdikleri yanıtta “Kaçımız Dodan’ın konserleri yüzlerce kişiden oluşuyordu diyebilirdik? Acaba kaçımız onların şarkılarını kendi sosyal medya profillerimizde daha geniş kitlelere yayılsın diye paylaştık? Acaba Dodan’ı eleştirenler kaç kez bilet parası ödeyerek konserlerini dinledi? Dayanışma konserlerinde gördüğümüz bu isimler nasıl müzik üretmeye devam edecekler, daha iyi bir çözüm önerisi olan var mı(ydı)?” diye sormuştu.

Meselenin Dodan’ın şampiyon olması değil, sahneye çıkarak bilinmeyen türküleri ve sanatını geniş seslere duyurmak olduğu ifade edilen açıklamada “Ali Duran Topuz, yazısında en önemli şeyi atlamış. 22 yıldır bu işi yapan birini neden haber yapmamış mesela? Yanlışlık olmasın, Google’da arattık, ancak bulamadık. Böyle bir parçalanma olması için O Ses Türkiye’ye çıkmasını mı beklemiş? Şimdi biz Dodan’ın arkadaşları olarak ‘Sen de Dodan üzerinden bu yazıyı yazarak mı prim yapacaksın?’ diye mi soralım?” denmişti.