Nevruz kutlamasında polislerce vurulan kişinin “Çantamda bomba var, hepinizi öldüreceğim” diyerek koştuğu bildirildi



Diyarbakır valiliği, dünkü Nevruz kutlamasında polislerce vurulan kişinin “Çantamda bomba var, hepinizi öldüreceğim” diyerek etkinlik alanına koştuğunu bildirdi.

Kişinin vurulma anına ilişkin olduğunu belirttiği fotoğrafları yayınladı.

Bağlar ilçesinde binlerce kişinin katıldığı Nevruz kutlaması için alana gelen yurttaşlar beş farklı noktada kurulan arama noktalarından geçerek içeriye alınmıştı.

Ajansların geçtiğine göre arama noktasına gelen, ismi öğrenilemeyen genç, çantasını aratmak istememişti.

Elindeki bıçakla kaçmaya çalıştığı belirtilen kişi polis tarafından vurulmuş, ambulansla kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.

İnternet sitesinden yazılı açıklama yayınlayan Diyarbakır valiliği, alana gelen sırt çantalı kişinin, güvenliği sağlamakla görevli güvenlik kuvvetlerine kendini aratmadığını kaydetti.

Açıklamada şöyle dendi: “‘Çantamda bomba var hepinizi öldüreceğim’ diyerek güvenlik güçlerine bıçaklı saldırıda bulunmuş ve etkinliğin yapılacağı yöne doğru koşmaya başlamıştır. Şahıs, güvenlik güçlerinin tüm uyarılarına rağmen elindeki bıçağı atmamış ve alana doğru koşmaya devam etmiştir. Söz konusu şahsın canlı bomba olma ihtimali değerlendirildiğinden ve alanda bulunan katılımcıların can güvenliği göz önünde bulundurulduğundan dolayı, arama noktasında görevli güvenlik güçlerince müdahale edilmiştir.”

Açıklamada, Diyarbakır başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı bilgisi de yer aldı.

‘Gazetecilerin kartlarına format atıldı’

Dihaber’de yer alan Abdurrahman Gök imzalı haberde, Evrim Alataş Caddesi’ne gelen kişinin yarı çıplak olduğu, kontrol noktasında polisle tartıştığı, daha sonra noktayı geçerek koşmaya başladığı ifade edildi.

Bazı polislerin havaya ateş açarak kişiyi durdurmaya çalıştığı aktarılan haberde, bir polis amirinin “Ateş etmeyin” diye bağırmasına rağmen gence ateş açıldığı savunuldu.

Haberde gencin yaklaşık 10-15 metre yarasını tutarak koştuğu, TOMA aracının arkasında yolun kenarında yere düştüğü belirtilerek ambulansın 10 dakika sonra geldiği aktarıldı.

Dihaber, polisin etraftaki gazetecilerin fotoğraf makinelerini kontrol ettiğini ve hafıza kartlarını formatlattığını öne sürdü.