"30 madenciye bu ne saygısızlık"
Ömer Dinçer’den Zoguldak’taki maden patlamasıyla ilgili çarpıcı açıklamalar
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Zonguldak'da 30 madencinin can verdiği grizu faciasıyla ilgili bir yerel televizyonda tartışma yaratacak açıklamalarda bulundu.
Ölen işçilerin ağızlarını ıslak mendille kapattıkları bilgisinin doğru olduğunu söyleyen Bakan Dinçer, “Orada maskeler bulundu. Ama o sırada işçilerimizin üzerinde değildi, o esnada maskelerini kullanmıyorlardı. Çünkü gaz değerleri normalleşmeye başlamıştı” diye konuştu.
FOTOĞRAFLAR KAMUOYU İLE PAYLAŞILACAK
Geçen perşembe akşamı Zonguldak'ta yerel yayın yapan 67 TV’deki ‘Analiz Özel’ programına konuk olan Bakan Ömer Dinçer, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessese Müdürlüğü’ne ait maden ocağında 17 Mayıs'ta meydana gelen grizu faciası ve sonrasında yaşananları değerlendirdi. Patlamanın çok büyük olduğunu vurgulayan Bakan Dinçer, “O patlamadan kaynaklanan şok, galeriye ve asansöre zarar vermiş. Asansör patlamadan dolayı ancak eksi 460 katına kadar inebiliyor. Patlamadan dolayı meydana gelen hasarla ilgili fotoğraflar ileride kamuoyuyla paylaşılacak. Yeraltındaki tahribat, kurtarma çalışmalarını da olumsuz etkiledi. Kurtarma ekipleri, çok büyük risk alarak Karadon’da kurtarma çalışması yaptı” dedi.
“GÜZEL ÖLDÜLER”
Programın sunucusu Harun Ersoy'un, ‘Cesetlere bakıldığında yanma, parçalanma var mıydı?’ sorusu üzerine Bakan Dinçer, “İlk 19- 20 cesedimizde bahsettiğiniz türden herhangi bir şey yoktu. Güzel öldüler. O konuda ben acı çekmediklerini ve fizik olarak da güzel öldüklerini buradan rahatlıkla söyleyebilirim” yanıtını verdi.
Diğer 8 cesette de göçük altında kalmadıkları için ezilmenin sözkonusu olmadığını anlatan Bakan Dinçer, “8 işçimizde hafif yanıklar vardı. Kimlik tespitinde bazı sorunlar yaşayacağımız kadar bir sorun vardı. Ama diğerleri gayet iyiydi. Nitekim ilk çıkardığımız 20 kişinin kimlik tespitinde sorun çıkmadı. Diğerleriyle ilgili DNA testine başvurmak zorunda kaldık. Bütün işçilerimizi ailelerine teslim ettik. Hepsi defnedildi. Hepsi huzur içindeler” dedi.
Bakan Dinçer, ölen 30 madenciden 2'sine henüz ulaşamadıklarını söylerken, “Göçük altında olduklarını tahmin ediyoruz. Onlara da
ulaşabilmek için çaba harcıyoruz” diye konuştu.
GAZ MASKESİ VE ISLAK MENDİL
Grizu faciası sırasında gaz maskesi bulunup bulunmadığı sorulunca da Bakan Ömer Dinçer, “Orada maskeler bulundu. Ama o sırada işçilerimizin üzerinde değildi. Tahminimize göre patlamanın etkisiyle savrulmuştu, birçok şey bildiğiniz gibi. Bildiğim kadarıyla maske vardı diye tahmin ediyoruz” dedi.
Ölen madencilerin ağızlarını ıslak mendille kapatıkları hatırlatılınca da Bakan Dinçer, “Evet bu bilgi doğru. O esnada arkadalarımız maskelerini kullanmıyordu. Çünkü gaz değerleri normalleşmeye başlamıştı. Ama o maskelerin olmadığı anlamına gelmiyor” diye konuştu.
Patlamanın acemi işçilerden dolayı yaşanmadığını vurgulayan Bakan Dinçer, “Ölenlerin içinde TTK’dan emekli 5 kişi var. Yine bunların dışında 5-6 yıldır çalışanlar var. En az çalışanların 261, 712, 836 ve 908 günlük ödenmiş primleri var” dedi.
KAZANIN NEDENİ TESBİT EDİLMEDİ
Kazanın neden kaynaklandığının tespitinin henüz yapılmadığını ifade eden Bakan Dinçer, yerin 540 metre altındaki 2 işçiye ulaşmak için göçük açma çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Patlamanın hemen öncesinde saat 13.03’te ocakta metan gazı tespit edildiğini vurgulayan Bakan Dinçer, “Saat 13.24’te gaz normal değere düşmeye başlıyor. Fakat 13.28’de patlama meydana gelmiş. Gaz ölçümlerinin hepsi bilgisayar kayıtlarında var. Patlamadan sonra da gaz değerleri yüksekti” diye konuştu.
SENDİKALAR TAŞERONLUK SİSTEMİNE KARŞI
Türkiye’de iş kazalarıyla ilgili ulusal bir sorun bulunduğunu kaydeden Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanı Ömer Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önce teşhisi doğru koymak lazım. Özellikle muhalefet edenler sorunu genelliyor. Şunu söylerseniz insanları yanlış bilgilendirirsiniz; ‘Burayı taşerona verdiniz, kaza oldu.’ Bu kesinlikle yanlış bir tespittir. Türkiye’de sendikalar, özel sektörde örgütlenemedikleri için taşeronluk sistemine karşı çıkıyor. 5 yılı aşkın süredir galeri açma işini taşeron yapmaktaydı. Kuyu açma işi bile taşerona verilmişti.”
ÖZEL SEKTÖRDE DAHA AZ KAZA OLUYOR
Özel sektörde meydana gelen kazaların kamudan daha düşük olduğu görüşünü savunan Bakan Dinçer, önlem alınması konusunda sadece bakanlığın sorumlu olmadığını da söyledi. Bakan Dinçer, “Sadece bakanlığımız sorumlu olamaz. Meslek odaları ne iş yapıyor. Sendika, sadece işverenlerle ücret pazarlığı yapmamalı. Kamu da bu iş üzerinden siyaset yapmamalı. Konuyla ilgili bütün aktörler sorumluluk almalı. Ben koordinasyon konusunda üzerime düşeni yapmaya hazırım” diye konuştu.
BU TAVIR İDEOLOJİKTİR
İş güvenliği uzmanlarını yeterince yetiştiremediklerini de belirten Bakan Dinçer, “Ben bakan olduktan sonra iş güvenli uzmanı yetiştirmek için yönetmelik çıkardım. Üniversitelerde iş güvenliğiyle ilgili eğitim verilmesi için. Bize Türk Tabipler Birliği karşı çıktı. Mahkemeye verdiler, karşımıza yargı çıktı, ‘yapamazsınız’ dediler. Gerekçe ise statükoyu korumakla alakalı. Aslında bu tavır ideolojiktir” dedi.
"Dinçer’den Şili’ye gönderme 3 günde çıkarırdık"
Çalışma Bakanı Ömer Dinçer biz 3 günde çıkartırdık
Şili'deki maden kazasında mahsur kalan işçilerin yeryüzüne çıkarılması hakkında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, ''Böyle bir kaza bizde olsaydı, madencilerimizi üç günde çıkarırdık'' dedi.
Şili'deki maden kazasında mahsur kalan 33 işçinin 69 gün sonra yeryüzüne çıkarılmasını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer yorumladı.
BİZ ÜÇ GÜNDE ÇIKARTIRDIK
Dinçer, "Böyle bir kaza bizde olsaydı, madencilerimizi üç günde çıkarırdık" dedi.
Sky Türk'te yayınlanan 'Haber Mahali' programında konuşan Bakan Dinçer, "Zonguldak'da grizu patlaması ile kazaya uğradık. Şili'de ise göçük oldu. Şayet Zonguldak'da grizu patlaması yerine, göçük olsaydı, işçilerimizden hayatını kaybeden olmayacaktı ve sadece 3 günde çıkaracaktık" dedi.
Dinçer şöyle devam etti:
"İşçilerimizi 560 metreden 3 günde çıkarırdık. Biz çok daha iyiyiz. Şimdi siz, madenin bir köşesinde göçük olmuşken öbür tarafta güvenli bir yerde bekleyen insanları görüp "Bizde niye böyle değil!" derseniz, bize haksızlık edersiniz.
Çünkü bizim madenlerimizde de işçilerimizin güvenle ve aylarca kalabilecekleri mekanlar var. Zaten ona benzer yerlerde dinleniyorlar, yemeklerini yiyorlar. Ama bizde insanlar hayatını kaybettiler. İkisi ayrı durumlar. Onun için Şili'deki benzer başka bir durumu bizimle mukayese etmenin doğru olacağı kanaatindeyim" dedi.
KURTARMA ÇALIŞMALARI BÜYÜTÜLÜYOR
Bakan Dinçer Şili'deki kurtarma çalışmalarının büyütüldüğünü belirterek şunları kaydetti:
"Niye o kadar büyütüyoruz Şili'de olup biten hadiseyi? Şöyle örnek vereyim, içeriye indirilen sondajın genişliğiyle, aslında yapılan kafes birbirinden farklıydı, uyumlu değildi. Kafes sondaj deliğinden içeriye giremediği için geciktiler. Çok da basit bir hadiseydi halbuki."
"Şili’de yerin altından yeryüzüne yolculuk başladı"
Aylardır 700 metre derinlikte kurtarılmayı bekleyen 33 madencinin yeryüzüne yolculuğu başladı.
Göçük altından madenciler çıkarılmaya devam ediyor. 33 madenciden toplam 8 madenci yerin 700 metre altından yer yüzüne çıkartıldı.
Şili'de 33 madenci yerin 622 metre altında tam 69 gün sabırla kurtarılmayı bekledi. Bugün Türkiye saatiyle 06.10'da ilk madenci kurtarıldı. Şu ana kadar gün ışığına çıkarılan madenci sayısı 19 oldu ve kurulan sistem hiç bir sorun yaşanmadan tıkır tıkır işledi. Madenden en son olarak Pablo Rojas adındaki madenci yeryüzüne çıkarıldı.
4. MADENCİ DE ÇIKTI
Çıkarılan dördüncü madenci 23 yaşındaki Bolivyalı Mamani oldu.
3. MADENCİ DE ÇIKTI
Göçük altındaki madenciler tek tek yer altından çıkıyor. 2 madenci yer altıncan çıkarıldı. 52 yaşındaki Juan Palam yer altından çıkartıldı...
Ensonhaber