Dünyanın konuştuğu Türk kitabı

Sonunda oldu... Yıllardır hayal ederdim, Türkiye'den bir kitap çıksa... Bütün dünya bu kitabı tartışsa diye. Nihayet oldu. Allah bu gazeteci kulunun sesini duydu. Türkiye'de yazılan bir kitap, hayal ettiğimden farklı şekilde de olsa adından söz ettirir hale geldi. Avrupa, Arap dünyası, İran, Fransa ve ABD'de en çok da "kadim dostumuz" İsrail'de bu kitap konuşuluyor.
Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi'ni kastetmiyorum ne yazık ki. Hiçbir zaman basılamayacak; ama olur da piyasaya bir çıkarsa, kalıbımı basarım ki Dan Brown'ı bile koltuğundan edebilecek, bestseller olabilecek milli kitabımızdan bahsediyorum. Medar-ı iftiharımız bu eserin ismi: Kırmızı Kitap.
Evet evet şu bildiğiniz Kırmızı Kitap. Hani şu Türkiye'ye yönelik iç ve dış tehditlerin sıralandığı, Çin mallarının mimlendiği Ulusal Strateji Belgesi var ya, Hazreti MGK tarafından yazılan, hah işte ondan bahsediyorum.
Gizli mizli deniyor ama artık bilmeyen yok. Kitabın içeriği geçenlerde değiştirildi ve bazı detaylar basına da sızdı. İddiaya göre İsrail bu kitapta ilk kez "tehdit" olarak ilan edilirken İran ve Yunanistan gibi eski düşmanlar da kitaptan çıkarılmış.
Kitaptan çıkarılan devletler memnun, tehdit listesine alınan İsrail ise haliyle kızgın. Nitekim Turizm Bakanı geçenlerde İsraillilere "Bizi düşman olarak gören Türkiye'ye tatile gitmeyin" diye çağrıda bulundu. İsrail Dışişleri de Ankara'dan aldığı bu mükemmel pasla atağa geçip Kırmızı Kitap'ta kendisi için kullanılan bu ifadeyi tüm dünyada Türkiye karşıtı propaganda malzemesine çevirdi.
Avrupa'da, ABD'de İsrail lobisi bu yeni gelişme üzerinden Türkiye'yi antisemit olarak gösteren bir karalama propagandası yapıyor. Hal böyle olunca ABD'deki İsrail lobisinin de Türkiye'ye bir misillemede bulunması kaçınılmaz görünüyor.
İsrail lobisinin saldırmasını anlamak kolay da Türkiye'nin bile bile ladesi andıran bu vaziyete nasıl düştüğünü anlamak zor. Eğer değişiklik doğruysa büyük bir çelişki içindeyiz demektir. Bir yandan NATO'nun kendi kırmızı kitabında İran'ın ya da başka bir ülkenin tehdit ilan edilmesine karşı çıkacaksın, bir yandan da kendi kitabında İsrail'i tehdit olarak göstereceksin. Adama "Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?" demezler mi? Hadi onu da geçtim, sadece bilmesi gerekenlerin bildiği böylesine hassas ve gizli bir maddeyi basına sızdırmak da neyin nesi? Bunun Türkiye'nin milli çıkarlarıyla örtüşen tarafı neresi? Doğrusu ben bu işin mantığını anlamayamadım. Anlayan varsa lütfen açıklasın da bu cehaletten kurtulalım.

Sahi neden kırmızı?
Madem Kırmızı Kitap'la başladık, Kırmızı Kitap'la devam edelim yazımıza. "Diğer devletlerin de Kımızı Kitapları var mı?" diye bir soru düştü aklıma. Araştırdım, sonuç ilginç. Hiç kimsenin Kımızı Kitabı yok, ama hemen hemen her ülkenin birer Beyaz Kitabı var. Birkaç ülkede "ulusal güvenlik strateji belgesi" adıyla Almanya, Yunanistan, Sırbistan, Polonya, İspanya, Arjantin ve diğer Güney Amerika ülkelerindeyse Beyaz Kitap adıyla biliniyor. Bildiğiniz gibi bizim Kırmızı Kitabımızda Yunanistan artık düşman değil.
Ancak Başbakan'a kötü bir haberim var. Bu konularda sözüne güvenilir Atinalı bir dostumdan öğrendiğime göre Yunanistan'ın en son 5 sene önce güncellediği Beyaz Kitabı-Lefki Vivlos'ta tehdit olarak görülen, hatta adı geçen tek bir ülke var o da Türkiye. Diğer bir ilginç bilgi de Almanya'dan. Almanya'nın Beyaz Kitabı-Weiss Buch bu yaz Cumhurbaşkanı Köhler'in istifa etmesine neden oldu.
Köhler Almanya'nın enerji konusundaki çıkarları tehlikeye girdiğinde herhangi bir ülkeye müdahale hakkı olduğunu söyleyerek, kitapta "sadece bilmesi gerekenlerin bildiği" bir hususu tartışmaya açtığı için istifa etmek zorunda kaldı. Küçük araştırmam aklımdaki birçok soru işaretini sildi. Ancak başıma daha büyük bir bela açtı. Herkesin beyaz dediğine bizim neden kırmızı dediğimizi bulamadım. Sizlere karşı da mahcup oldum, umarım affedersiniz.

Özcan Tikit
Habertürk