Cumhuriyeti tasfiye itirafı!



Millet değil Başbakan seçti!..
YENİÇAĞ, AKP’nin attığı eyaletleşme adımının ardındaki gizli hedefin Yeni Osmanlıcılık olduğunu 7 Eylül 2007’de manşetinden duyurmuştu. Öte yandan, Ahmet Davutoğlu milletvekili olmamasına rağmen dışardan bakan olarak atanan tek isim.

Hayallerini ABD’de anlattı
Belge skandalında ’olağanüstü tehlikeli, neo-Osmanlı’ nitelemesiyle adı geçen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, hedefini Washington Post yazarı Jackson Diehl’e açıkladı.
İngiltere’yi örnek gösterdi
DavutoĞlu, eski sömürgeleriyle ’milletler topluluğu’ halinde yaşayan İngiltere’yi örnek vererek, “Neden, Türkiye eski Osmanlı topraklarında yeniden lider olmasın!” dedi.
BOP’un hedefine doğru...
Lozan yerine Sevr’i hedefleyen BOP’un eşbaşkanı olmakla övünen AKP, istinaf mahkemeleri, kalkınma ajansları gibi adımlarla eyaletleşmeye giden yolun taşlarını döşüyor.

Cumhurbaşkanı Gül 1992’de, Başbakan Erdoğan geçen yıl, eski paşa Büyükanıt 2008’de Osmanlı modelini övmüştü. ABD elçisi Edelman da göreve geldiğinde “Yeni Osmanlı” brifingi düzenlemişti.

Bütün hesaplar üniter devleti tasfiye için...
Bir yandan komşularla “sıfır sorun” adı altında bölge ülkelerine şirin gözükmek için her yol denenirken, diğer yandan yasalar çıkarılarak üniter devletin sonu anlamına gelen BOP’un önü açılıyor

Türkiye yeni bir sürece doğru hızla ilerliyor. Bir yandan, Kürt açılımı adı altında başlatılan tartışmalarla üniter yapı ve ulus devlet ameliyat masasına yatırılıyor, “Türk kimliği” vurgusu anti demokratik bulunup, çok kimliklilik ve mozaik söylemi ön plana çıkartılıyor. Diğer yandan ise komşularla sıfır sorun adı altında sınırlar kaldırılıyor; Türkiye sınırlarını tanımayan Ermenistan’la protokoller imzalanıyor; ABD tarafından çizilen, Türkiye’nin de bazı kısımlarını içine alan Sevr ve Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) haritaları yeniden elden ele dolaşmaya başlıyor. Bu yaşananlara parelel olarak, “Osmanlı’ vurgusu gündemimize sokuluyor. Bu da üniter devletin sonu anlamına geliyor.

Davutoğlu devreye girdi
Bu gelişmeler yaşanırken Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Amerikan Washington Post gazetesine Osmanlı’yla ilgili düşüncelerini aktardı. Gazetenin yazarı Jackson Diehl, geçen hafta Washington’da görüştüğü Davutoğlu’nun kendisine Türkiye’nin eski Osmanlı ülkeleri üzerinde liderliğini yeniden kurma hayalinden bahsettiğini yazdı. Diehl, Davutoğlu’nun kendisine, “İngiltere eski sömürgeleriyle bir milletler topluluğu halinde, neden Türkiye eski Osmanlı topraklarında, Balkanlarda, Orta Doğu ve Orta Asya’da yeniden liderlik kurmasın?” dediğini belirtti. Bilindiği gibi Davutoğlu, geçen yıl AKP’nin Kızıcahamam toplantısında benzer sözleri söylemişti.

Evet, Yeni Osmanlı’yız
Bakan Ahmet Davutoğlu şöyle konuşmuştu: “Osmanlı’dan kalan bir mirasımız var. ’Yeni Osmanlı’ diyorlar. Evet, Yeni Osmanlı’yız. Bölgemizdeki ülkelerle ilgilenmek zorundayız.”

Her şey BOP için
Yeni Osmanlıcılık dayatmasının aslında BOP’un hayata geçirilemisinin bir maskesi olduğu ortaya çıktı. Bu proje adım adım hayata geçirilmeye başladı.
Haritayı ABD çiziyor
ABD yönetimi üzerinde büyük etkisi olan, Bill Clinton’a başkanlığı döneminde danışmanlık yapan Robert D. Kaplan 1994 yılında kaleme aldığı bir makalede Türkiye’nin Orta Doğu ile birleştirilmesi gerektiğini ifade etti. 28 Şubat 1994 tarihli Milliyet Gazetesi’nde de olduğu gibi yayınlanan makalede “İstanbul Merkezli Yakındoğu Federasyonu” ve “Türk-Yunan Federasyonu” gibi yeniden Osmanlılaştırıcı savlar öne sürüldü.
Habitat toplantısında dillendirildi
Haziran 1996’da İstanbul’da Habitat-II Toplantısının açılışına başkanlık eden BM Genel Sekreteri Butros Gali, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i kürsüye çağırırken, “Türkiye Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı” diye takdim etmiş, Demirel bu yanlışlığı düzeltmeyip sessiz kalmıştı. Gali ayrıca konuşmasında da “Federe Devlet” deyimini kullanmıştı. Gali’nin, konuşmasının devamında, “Dünya 200 devletli olmaktan 2000 devletli, hatta 5000 devletli bir yapılanmaya gidiyor” demesi de dikkat çekiciydi.
Orta Doğu Osmanlılaştırılacak
Amerikalı Yahudi Yazar Noam Chomsky, Osmanlı hazırlıklarının yıllar öncesinden başladığının işaretlerini verenlerdendi. 90’lı yılların başında Türkçeye tercüme edilen kitabında şöyle önerilerde bulunuyordu: “Orta Doğu‘da ulusallık ve ulusal kimlik yok edilmeli bunun için de Orta Doğu Osmanlılaştırılmalıdır.. Böylece bölgede Batı çıkarlarına karşı çıkacak ulusal güç ve direnç kalmayacak, sistemin çarkları rahatlıkla işleyecektir. ABD için en tehlikeli düşman ve tehdit Bağımsızlık tehdidi. Asla hoş görülemez.”
Yahudiler bu işin arkasında
İsrail yönetimi üzerinde büyük etkisi olan Kudüs Federal Araştırmalar Enstitüsü Başkanı Daniel Elazar da Osmanlı’ya dönüşün ateşli taraftarlarından... BOP’un bu şekilde hayata geçirileceğini düşünen Elazar, 1990’lı yılların sonlarında uluslar arası platformlarda şu görüşleri dile getirdi: Orta Doğu için ulus-devletler değil, etnik-dinsel cemaatlerin doğal örgütlenme biçimleri belirleyici. Bunun için ‘Osmanlı millet sistemi’ mümkün bir model...
İsrail’de sergi açtılar
1999 ortalarında, Türkiye’nin ilk fotoğraf kuruluşlarından olan Abdullah Biraderler’in ve bir asır öncesinin diğer fotoğrafçılarının çektiği Ortadoğu manzaraları Eylül ayında İstanbul’da Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde sergilendi. “Osmanlı İdaresi Altında” ismini taşıyan serginin en ilginç tarafı ise resimlerin İstanbul’a 700. yıl kutlamaları programı çerçevesinde İsrail’den gelmiş olmasıydı. İsrail’in İstanbul’daki kültür ataşesi olan Zali de Toledo’nın hazırlıklarını aylar öncesinden başlattığı sergiye adına uygun bir kuruluş da sponsor olmuştu: Osmanlı Bankası.
Osmanlıca kursu
1999 Temmuz’unda Prof. Dr. Şinasi Tekin, Harvard Üniversitesi’ne bağlı olarak Ayvalık’ın Cunda Adası’nda “Yoğun Osmanlıca Yaz Okulu” açtı. Harvard’ı Türkiye’ye getiren Profesör Tekin, Ayvalık’ın Cunda Adası’nda satın aldığı eski bir Rum evini okula çevirdi ve okulu Amerikan Eğitim Bakanlığı’yla Türkiye’de YÖK’e onaylatıp faaliyete geçirdi.

Eyaletleşmenin köşe taşları
İktidara geldiği 2002‘den bu yana devletin yapısını bozan değişikliklere imza atan AKP, Kalkınma Ajansları, İl Özel İdareleri, Maden, Mahalli İdareler, Petrol, Kamu Yönetimi, İstinaf Mahkemeleri gibi yasalarla, Türkiye’yi AB ve ABD’nin dayattığı eyaletler diğer bir ifade ile BOP’un bir aşaması olarak kabul edilen “Osmanlı modeline” sürüklüyor.
İL ÖZEL İDARELERİ YASASI: Federal sistemin uygulandığı ABD, Kanada, İsviçre, Belçika gibi ülkelerden önnek alınarak hazırlanan yasayla, yerel yönetimler, daha da geniş imkan ve yetkilere kavuşturuldu. Böylece şehir devletcikleri olma yolunda ilk adım atılmış oldu.
MADEN YASASI: 89. Hükümet eliyle değiştirilen yasa ile kamu çıkarlarını bir yana atıp, madenciler, daha doğrusu madenci yabancı şirketler için kolaylaştırıcı düzenlemeler getirdi.
KALKINMA AJANSLARI: Avrupa‘nın, Osmanlı‘ya dayattığı federalizm, AKP tarafından ‘Kalkınma Ajansları‘ adı altında önceki gün resmen uygulamaya konuldu. Türkiye, 26 bölgeye bölündü. Bölgeler sözde yatırımlar için yabancı ülkelerle bile Ankara‘yı pas geçerek direkt temasa geçebilecek. Böylece Ankara‘nın başkentliği sözde kalacak.
İSTİNAF MAHKEMELERİ: Eyalet sistemini yerleştirmek için atılan en önemli adımlardan birisi. Cumhuriyet‘in kuruluşunda şeri mahkemelerle birlikte kaldırılan ve Eyalet sistemine özgü bir yapı olan bölge (istinaf) mahkemeleri kurulmaya devam edilecek.
YABANCIYA TOPRAK SATIŞI: Yine başta tapu kanunu olmak üzere bir dizi yasada değişiklikler yapılarak yabancı özel ve tüzel kişilerin mülk edinmelerinin önü açıldı.
İÇ GÜVENLİK REFORMU: AB‘nin istediği projeye göre Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik, yeni kurulacak ‘İç Güvenlik Müsteşarlığı‘na bağlanacak. Böylece TSK pasifize edilirken, jandarma da sivilleşecek. Sınır güvenliğini sağlama görevi Kara Kuvvetleri Komutanlığı‘ndan alınarak, İçişleri Bakanlığı sorumluluğuna verilecek.



Kamuoyunu hazırlama...
Büyük Ortadoğu Projesi’nin bir unusuru olduğu belirtilen “Yeni Osmanlıcılık” söylemleri bugünün iktidarını oluşturan isimler tarafından sık sık gündeme getirildi. Liderler Osmanlı düzeninin ülkemiz için hayırlı olacağı şeklinde açıklamalarda bulundular.

Gül, 1992’de gündeme getirdi
Abdullah Gül, Refah Partisi milletvekili olduğu 19 Aralık 1992’de Türkiye Gönüllü Kültür Teşekkülleri 3’üncü İstişare Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Osmanlı vurgusu yapmıştı. Gül, şunları söylemişti: “İkinci cumhuriyet, yeni Osmanlıcılık kavramlarının ve bu tartışmaların ortaya gelmesini ben çok sağlıklı olarak görüyorum ve geleceğe çok ümitle bakıyorum.”

Eric Edelman brifing verdirdi
Gittiği bütün ülkeleri karıştıran ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Eric Edelman, 2003 Ekim ayında göreve başlar başlamaz, Yeni Osmanlı birifingi verdirtmişti. 10 gazeteci ve 3 tarihçinin katıldığı brifingi elçilik basın müsteşarı Joseph Hullington ve Kuzey Irak’taki Kürt parlamentosunun fikir babası Nicholas Kass vermişti. ABD’deki Wisconsin Üniversitesi Osmanlı Tarihi Bölüm Başkanı Kemal Karpat’ın da katıldığı toplantıda Irak’ın ve Ortadoğu’nun geleceği tartışılmıştı. Bu brifingin ardından yazılar kaleme alan bazı yazarların Osmanlıya olan özlemlerini dile getirmeleri dikkat çekmişti.

Oval Ofis’te BOP teşekkürü
Başbakan Erdoğan’ın 2005 yılı sonlarında ABD’ye yaptığı ziyaret de Yeni Osmanlı söylemlerinin hız kazanmasına neden olmuştu. Erdoğan ve ABD Başkanı George Bush, Beyaz Saray Oval Ofis’te bir saat ikili bir görüşme yapmıştı. ABD Başkanı Bush, Başbakan Erdoğan‘a, sömürgeleştirme planı olan BOP’a verdiği güçlü destek dolayısıyla teşekkür etmişti. Bush, ‘Türkiye‘nin demokrasisi, Orta Doğu‘daki insanlar için önemli bir örnek. Ben de Erdoğan‘a bu yöndeki liderliği için teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca Başbakan‘a Türkiye‘nin Afganistan‘daki liderlik rolü dolayısıyla da teşekkür ediyorum‘ diye konuşmuştu.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise ziyaretin ardından yaptığı açıklamada Bush’la. BOP’u ele aldıklarını, Kıbrıs, Irak, Afganistan, İsrail ve Filistin konularını da görüştüklerini açıklamıştı.

Büyükanıt övgüyle söz etti
Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt Mayıs 2008’de Osmanlı modeline övgüler yağdırmıştı. Harp Akademileri Komutanlığı’nda düzenlenen sempozyumun açılış konuşmasını yapan dönemin Genelkurmay Başkanı Büyükanıt, bir gazetecinin, “İlk defa konuşmanızda Osmanlı dönemine atıf yaptınız” sözleri üzerine, bunun doğru olduğunu, Osmanlı egemenliği sırasında Orta Doğu’da mezhepler arasında çatışma olmadığını vurgulamıştı. Bir başka gazetecinin, “Türkiye için Osmanlı modelini önerenler var” sözleri üzerine Büyükanıt, “Benim, asla ve asla Türkiye Cumhuriyeti dışında bir model hayalimden geçmez. Ben tarihi bir gerçeği söylüyorum” demişti.

Özbudun inkılaplara karşı
2007 yılında, yeni Anayasa çalışması yapan Prof. Dr. Ergün Özbudun, Büyük Önder Mustafa Kemal tarafından kurulan Türk Cumhuriyeti’nin temel esaslarının değiştirilmesini talep eden bir Anayasa taslağı hazırladı. Cumhuriyetin temelini oluşturan Atatürk ilke ve İnkılaplarının, Anayasa’dan çıkartılmasını istedi. Bu çalışmayla Osmanlı benzeri bir sisteme geçilmesi öngörülüyor. Bunun ardından da AKP’li Zafer Üskül, Atatürk inkılaplarının Anayasadan çıkarılmasını istedi.

Özlemini dile getirmişti
Başbakan Erdoğan geçen yıl Ramazan ayında gazete ve TV kanallarının genel yayın yönetmenlerine Dolmabahçe’de verdiği iftar yemeğinde, Türkiye Cumhuriyeti’ne Osmanlı’nın güçlü, ayakları yere basan dönemlerini hedef göstermişti. Yemeğin ardından yaptığı açıklamada Yeni Osmanlıcılık özlemini dile getiren Erdoğan “Bizim şu anda üniter yapımızı çok güçlü kılmamız lazım. Ama şimdi şöyle bir Osmanlı’ya baktığımız zaman, Osmanlı bu noktada çok rahattı. Çünkü ayakları yere zaten sağlam basmıştı. Ondan sonra pergelin bir ucu her tarafa rahatlıkla dönebiliyordu. Bu noktadaydı. Şimdi bizim Türkiye Cumhuriyetimizi o noktaya getirmemiz lazım” demişti.

Yeniçağ